05 Haziran 2021

Röportaj: Parizyen Stilin Yeni Bir Oyuncusu Daha Var

RÖPORTAJ: DİLRUBA KARAKÖSE

Sabina Socol

Sabina Socol by Nathaniel Goldberg

Parizyen bir stil için takip edilmesi gereken isimlerin başında geliyor Sabina Socol. Her ne kadar kendi moda anlayışını hem tercih ettiği parçalarla hem de farklı markalarla ortaklaşa hazırladığı koleksiyonlarla yansıtmış olsa da, artık sıra kendi markasında. Bir kart oyunundan ismini alan Pujka, çabasız ve bir o kadar da zamansız şıklığın anahtarını elinde tutuyor. Bu serüvenin nasıl başladığı ve markanın nasıl bir kimliğe sahip olduğuyla ilgili detayları ise Sabina Socol anlatıyor.

 Sabina Socol

@pujkaparis

Hem tasarımcı hem de influencer olarak zamansızlık sizin için ne anlama geliyor?

Bana göre zamansızlık, stil ve kalite açısından yıllara meydan okuyan şeyler demek. Pujka ile birlikte çıkan her yeni trendi takip etmek gerekmiyor. Mükemmel kalitede, başarılı malzemelerle, Avrupa’da üretilen ve modası geçmeyecek sade parçalar yaratmak istiyorum. Influencer olarak ise sayfamda her zaman yeni kıyafetlere yer vermek gibi bir baskıya asla boyun eğmedim. Aynı tarzları tekrar giydiğimi çok sık görebilirsiniz, çünkü sevdiğim bir şey bulduğumda onu her zaman giymeyi tercih ediyorum. Ben olayları bu şekilde görüyorum ve markamı da böyle inşa ediyorum. Bu yüzden sınırlı stiller ve sınırlı miktarlar mevcut.

Kendi stilinizi üç kelimeyle tanımlayabilir misiniz?

Çok feminen, biraz eğlenceli ve sade olduğunu söyleyebilirim.

Size göre bir kadının gardırobunda mutlaka olması gereken parçalar neler?

Her şeyin iyi bir versiyonu diyebilirim açıkçası. Yani iyi bir blazer, iyi bir gömlek, iyi bir kot pantolon, iyi bir kaşmir kazak… Tek bir iyi parça, birçok vasat parçadan çok daha anlamlıdır.

Gelelim kendi markanız Pujka'yı kurmaya nasıl karar verdiğinize. Bu süreçten bahsedebilir misiniz?

Kendi markamı yaratmak, moda endüstrisinde, yani 10 yıl önce moda dergilerinde stajyer olarak, çalışmaya başladığım zamanlardan beri gerçekten arzumdu. Tam zamanlı içerik yaratıcısı olduğumda ve diğer markalarla birlikte koleksiyon oluşturma fırsatlarına sahip olduğumda bu fikir biraz daha somutlaştı. Yaşadığım deneyimler, bir markayı yönetmenin ve koleksiyon oluşturmanın ne demek olduğunu anlamamı sağladı ve kendi markamı yaratmak istememe daha fazla zemin hazırladı.

O zaman tasarımcı olarak ön plana çıkıp kendi markanızı hayata geçirmek hep hayalinizdi.

Kesinlikle! Moda endüstrisinde çalışmaya başladığımdan beri ve hatta ondan öncesinde bile kesinlikle benim hedefim bu oldu. Ama bunu mümkün olan en iyi koşullarda, harika bir ekip ve sağlam bir iş tecrübesiyle yapmak için bekledim ve sonucundan da mutluyum.

Peki, markanın ismine nasıl karar verdiniz ve ne anlama geliyor?

Pujka aslında yakın arkadaşım tarafından icat edilen ve geçen yaz bana öğrettiği bir kart oyunu. Kısa sürede adeta oyunun müdavimi oldum ve bu yüzden marka için bir isim bulmam gerektiğinde Pujka aklıma geldi. Arkasında ise onu giyen kadınların kıyafetleri ve tarzlarıyla eğlenceli olmasını istemem gibi bir amaç var.

Sabina Socol

Kuruluş aşamasında dikkat ettiğiniz, öncelik verdiğiniz şeyler neler oldu?

Modayı satmanın ve tüketmenin yeni bir yolunu bulmak ilk dikkat ettiğimi şeylerden biriydi. İnanılmaz kaliteli parçaları ve uygun fiyatları olan bir markayı özlediğimi hissettim. Bu yüzden de Pujka ile elde etmek istediğim bir numaralı şey buydu. Düşük marjımız var ve böylelikle çok yüksek olan giysiyi, kalitesine kıyasla mümkün olan en uygun fiyatlarla elde etmeyi başardık. Stil anlamında ise sonsuza kadar yeniden giyip gelecekteki koleksiyonlarda da tekrar yer vermek isteyeceğim, birkaç parçadan oluşan ideal kapsül gardırobumu yaratmak istedim.

Pujka’nın kimliğini nasıl tanımlarsınız?

Pujka parçaları elbette çok feminen. Ayrıca kendisi için giyinmek isteyen, aynada gördüklerinden zevk almak isteyen ve başkalarının ne düşüneceğini umursamayan kadınlar için olduğunu söyleyebilirim. Pujka'nın bir çok vintage referansı da var, bu yüzden moda konusunda bilgili ve iyi bir parçayı nasıl tanıyacağını bilen kadınlara da hitap ediyor. Son olarak, üşengeç hissetmenize rağmen harika görünmek istediğiniz günler için var.

Koleksiyonda ne tür parçalar yer alıyor?

İlk koleksiyon elbise, ipek etek, pamuklu ve kaşmir body, ipek pantolon ve iki ipek hırkadan oluşuyor. Tüm parçalar birlikte giyilebileceği gibi, aynı zamanda kampanya çekimlerinde benim de gösterdiğim şekliyle kendi kıyafetlerinizle de farklı görünümler oluşturmanızı kolaylaştırıyor.

Tasarım sürecinde size neler ilham verdi?

Takıntılı olduğum 90'ların zamansız stillerini içeren, ayrıca çabasız bir şekilde iyi görünmek istediğinizde giymenin çok kolay olacağı parçalar yaratmak istedim. Zamansız şekillere sahip, kadınların kendilerini feminen hissedeceği ve iyi hisler uyandıracak bir koleksiyon da isteklerim arasındaydı. Bir de şöyle bir yanı var. İnsanlar nadiren tek bir markadan giyinirler, bu yüzden koleksiyon hazırlarken bunu göz da önünde bulundurdum.

Markanın sürdürülebilir kimliğinden de bahsetmek istiyorum. Çevre sağlığı söz konusu olduğunda Pujka nelere dikkat ediyor?

Öncelikle Pujka, Avrupa'da sertifikalı ve kaliteli fabrikalarda üretiliyor. İkincisi, sadece 6 ila 7 ürünümüz var ve son derece sınırlı sayılarda. Yani amacımız çok fazla üretim yapmak değil. Ve son olarak koleksiyonun zamansızlığı, onu özünde sürdürülebilir kılıyor çünkü Pujka bir yavaş moda markası ve sonsuza kadar giyilecek parçalara sahip. Pujka için sürdürülebilirlik iddiasında bulunmak istemiyorum, amacım sadece sürdürülebilir seçimler yapmak.

Sabina Socol

Parizyen bir marka olarak Paris'te doğan diğer markalardan farklı bir noktanız olduğunuz düşünüyor musunuz?

Bence burada herkes için bir yer var ve bu, her tasarımcının ve markanın kendi kimliğine ve tarzına sahip olması gerektiği gerçeğini ortaya koyuyor.

Zaman içinde farklı markalarla çalışmanın kendi markanızı oluşturmanıza katkı sağladığını düşünüyor musunuz?

Kesinlikle katkısı olduğunu düşünüyorum. Özellikle de kapsül koleksiyonların... Tasarım sürecinden ve her zaman dahil olduğum tüm iletişim ve imaj sürecinden haberdar olmamı sağladı. Bir anlamda kendi markam için yapmak istediklerimin neler olduğunu fark etmemi sağladı.

Influencer olmak kendi markanız için bir avantaj mı sizce?

Açıkçası bir avantaj çünkü influencer veya ünlü olmayan birinin sahip olamayacağı bir tanıtımla işe başlıyorum. Ancak aynı zamanda, influencer olmanın otomatik bir başarı getirmeyeceğini de söylemem gerek. Ekonomik açıdan bakıldığında da ilginç çünkü pazarlama için para ödemem gerekmeyecek, ancak bu yine de bir garanti değil. Bir marka yaratmak zor ve özveri gerektiren bir iş. Yani influencer olsun ya da olmasın, buna adanmışlık gösterilmezse işe yarayacağını düşünmüyorum.

Son olarak Pujka için geleceğe dair ne gibi planlarınız var?

Her şeyden önce, markaya ilgi duyanların ona ne kadar yürek koyduğumu göreceğini ve Pujka parçalarını gardırobunun temel parçası haline getireceğini umuyorum. Çünkü bunlar sonsuza kadar giyilmesi ve saklanması gereken parçalar. Marka başarılı olursa, gelişimi için sahip olduğum fikirlerin sınırı yok. Ama tabii ki bekleyip görmemiz gerekecek.

ETİKETLER: PUJKA , SABİNA SOCOL , MODA