12 Ocak 2021

Röportaj: Hızlı Modaya Değil Özgünlüğe Bağlı

RÖPORTAJ: DİLRUBA KARAKÖSE

Hanthis

Hızlı tüketimin çılgınlık boyutuna geldiği günümüzde Hanthis’in kurucusu Hande Taşer, özgün ve yaratıcı parçalara sahip olunmasını gerektiğini savunanlardan. Markasını tam da bu şekilde konumlandırmayı tercih ediyor zaten. Kendi çizdiği desenlerle hayat verdiği parçaları, sınırlı sayıda ve tükendiği zaman yerine farklı modeller dahil oluyor. Şimdi ise markayla tanışma zamanı!

Biraz kendinizden ve markayı kurmaya nasıl karar verdiğinizden bahsedebilir misiniz?

Kendimden kısaca bahsedersem hayatı boyunca çizim yapmış, güzel sanatlar lisesinden çıkınca Mimar Sinan’da Tekstil ve Moda Tasarım okuma şansı elde etmiş biriyim. Marka kurmam aslında bir karar değil de her zaman hayalimdi. O yüzden fırsatım varken hemen hayalimi gerçekleştirmek istedim.

Moda her zaman hayatınızın merkezindeydi o zaman?

Moda merkezinde demek doğru olmaz belki ama renkler ve desenler merkezindeydi diyebilirim. Modaya göre değil de kendi zevkime göre giyinen biriyim zaten.

Hanthis tasarımlarında bolca desen ve renk görmek mümkün. Bu bir nevi iç dünyanızın yansıması mı?

İç dünyamın yansıması sanırım çünkü görmek istediğim şeyleri yapıyorum. Ne giymek isterdim, hayal edip bulamadığım ne var diye düşünüp çizimlerimi yapıyorum.

Tasarımlarınızın zamansız olması mı yoksa trendlere uyum sağlaması mı sizin için önemli?

Hanthis tamamen zamansız ve dolapta olmasından mutlu olacağınız parçaları yapmayı hedefliyor. Ben çok alışveriş yapan biri değilim mesela ama aldığımda ikonik bir parça almayı tercih ederim. Bu şekilde hem dolap sıkıcı hale gelmiyor hem de ömür boyu benimle olacak parçalarım oluyor. Hanthis de bu düşünceyle hayata geçti zaten.

Hanthis

Kendi desenlerinizi oluştururken acaba aşırıya kaçtım mı gibi bir endişeniz oldu mu hiç?

Oluyor tabii. Giyim konusunda da biraz daha özgürüm O yüzden kendim çok beğendim ama insanlara fazla mı gelecek acaba diye düşündüğüm zamanlar oldu. Ama şu an görüyorum ki benimle aynı zevkte olan pek çok insan var. 

Tasarım süreciniz nasıl ilerliyor peki?

Dediğim gibi genelde kendim giymek isteyip bulamadığım şeyleri tasarlıyorum. Bu yüzden ilk aşamada her zaman önce baskı desenini yapıyorum sonra ona uygun parçayı hazırlıyorum. Kıyafet tasarım markası değil de baskı tasarım markası olarak adlandırıyorum Hanthis’i.

Hanthis dünyasını üç kelimeyle nasıl tanımlarsınız?

Renkli, özgür ve zamansız…

Renkli giyinmek isteyen ancak nasıl ilerlemesi gerektiğini bilmeyenler için neler önerirsiniz?

Kıyafet uyumu diye bir şey olduğuna inanmıyorum pek. Ne giymek istersem onu giydiğim zaman enerjim iyi oluyor ve insanlar da onu güzel algılıyor. Söz konusu renkli giyinmek olduğunda birkaç ufak püf noktası var elbette. Onlardan biri de renklerin değil de renk canlılıklarının uyması. Pastele pastel gibi… Buna dikkat ediyorum.

Yeni bir marka olarak gelecek planlarınız arasında neler var? Markayı ilerde nasıl konumlandırmayı planlıyorsunuz?

Hanthis’in çok fazla parçası olan değil de her parçası ayrı ayrı detaylandırışmış bir marka olmasını istiyorum. Hızlı giyim markası hiçbir zaman olmayacak. Biten parçaları yeniden satışa koymaktan ziyade bambaşka bir tasarım yapmayı tercih ediyorum. Her parça sahibine özgü sınırlı sayıda oluyor, çok satan parçalarımı yeniden yapmak yerine, daha canlı ve dinamik ilerlemeyi hedefliyorum.

 

ETİKETLER: HANTHİS , MODA