04 Mayıs 2022

Mix-and-Match Kültürü

YAZI: ZEYNEP YENİÇERİ

Giysilerde kullanılan materyallerin, renklerin ve desenlerin anlamları, verdiği mesajlar vardır. Biz farkında olsak da olmasak da, giydiğimiz giysilerle onların bu mesajını yansıtırız. Örneğin deri, hem sağlam yapısı hem de zorlu üretim sürecinden dolayı gücün ve otoritenin sembolü olarak görülürken çok daha kırılgan olan dantel, ince işçiliği sebebiyle narinliği ve zarifliği temsil eder. Vintage bir etkisi de olan dantel kumaş, aynı zamanda romantik ve nostaljik bir görünüme sahip. 

Yaniv

Fotoğraf: Yaniv Edry

Kullanıldığı yere göre anlamı değişebilen materyaller, tasarımcının ve giyenin kullanımıyla tekrar yorumlanıyor. Örneğin bol kesim, uzun bir deri eteğin zamansız zarafeti tartışılamazken, aynı kumaş, siyah kısa elbisede kullanıldığında seksi bir hâle bürünüyor. Benzer olarak dantelin gömlek yakalarına işlendiğinde yarattığı duruşla, iç giyimdeki duruşu oldukça farklı. 

Biz birçok farklı özelliğe ve bakış açısına sahipken, giysilerimiz neden tekdüze olsun? Materyalleri ve desenleri bir arada kullanınca, giysiler de anlamına yeni bir boyut katıyor. Peki, bu materyaller beraber kullanılınca anlamları ne oluyor? Giysilerin birden fazla karakteri ve özelliği anlatabileceğini fark eden tasarımcılar, farklı materyalleri bir arada kullanmaya başlayarak giysilerinin verdiği mesajları genişletti. Örneğin; 2022 Sonbahar/Kış koleksiyonunda deriyle danteli beraber kullanan Dion Lee’nin tasarımı güç, özgüven ve cüretkarlık haykırıyor. Bir başka yandan tüvit, deri ve dantel kumaşları dolgu malzemeleriyle bir arada kullanan Balmain tasarımları hem güçlü, hem de narin olabilenler için yaratılmış. Bunu kendi Twitter hesaplarında, narin detayları güçlü sembollerle birleştirerek yarattıkları tasarımların asıl hedefinin transparanlığın, kırılganlığın ve dayanışmanın özgürleştirici gücünü hatırlatmak olduğunu anlatıyor Balmain ekibi. Women’s Wear Daily’deki (WWD) yazısında Miles Socha, yakın zamanda Balmain’deki onuncu yılını kutlayan tasarımcı Olivier Rousteing’in zırh ve kalkan gibi detay kullanımının, yıllardır tasarımlarıyla yarattığı güçlü kadın imgesiyle uyumlu olduğu yorumunu yapıyor. 

Yaniv

2022 İlkbahar/Yaz sezonunun yükselen trendlerinden olan dantel işleme, en olağan kıyafeti bile dikkat çekici hâle getiriyor ve ona nostaljik bir hava katıyor. Trend araştırma platformu WGSN’in verilerine göre Jil Sander’den Self Portrait’e birçok markanın koleksiyonunda sıklıkla rastladığımız bu detay sosyal medyada geçtiğimiz yıldan bu yana yüzde 28 daha fazla aranmış.

Peki ya desenlerin beraber kullanımı? Desenleri beraber kullanmak yıllardır bir tabu olsa da, bu da son zamanlarda kırılmaya başladı. Danimarkalı popüler markalardan Stine Goya, bu sene yaz sezonunda tam olarak dört farklı deseni aynı kombinde kullanarak farklı desenleri bir arada kullanmanın limitleri olmadığını gösteriyor. Gerek Sonbahar/Kış koleksiyonunda dört farklı deseni aynı görünümde kullanan son yılların popüler tasarımcılarından Marine Serre’in koleksiyonu olsun, gerekse çiçekli desenlerle batiği 2022 Resort koleksiyonunda harmanlayan MSGM’inki, bu kombinler farklı desenlerin bir arada kullanımının yaratıcılıkla harika sonuçlar çıkarabileceğine kanıt niteliğinde. Ekosenin ciddiyeti ve güçlü duruşu çiçek desenlerinin romantikliği veya batik desenin doğallığıyla buluştuğunda, giysilerimize farklı boyutlar katarak onları daha da anlamlı kılıyor.

Yazar Taylor Harris’in The Wall Street Journal’daki bir yazısında anlattığı gibi; “Tek bir kıyafetle yetinmek zor. Hepsini giymek istiyoruz. Bunun sonucunda tuhaf, mantığa aykırı bir stil -veya ustaca uyumsuzluk-, işe yaradığında ise ‘kaotik iyi’nin stil bakımından eşdeğeri olarak tanımlanan bir görünüm ortaya çıkıyor.” Y2K, yani 2000’li yılların başlarındaki ‘Her şey, her şeyle kullanılabilir’ algısı, desenlerin beraber kullanımının da önünü açtı. Bu trendlerin ortaya çıkışı, son zamanlarda çıkan neredeyse her trend gibi Z kuşağının bir etkisi. Maksimalist trendi gerek TikTok’taki gerek Instagram’daki stilleriyle yükselten Z kuşağı, farklı materyal ve desenleri bir arada kullanmaktan çekinmiyor. Sürdürülebilirlik konusundaki aktivizmlerini giyim tercihlerinde de gösteren Z kuşağı, patchwork yani yama trendini de yükseltenlerden. 

Yaniv

Balmain 2022 İlkbahar/Yaz

Londra menşeli denim ileri dönüşüm markası Fanfare’in kurucusu Esther Knight’ın da belirttiği gibi; “Patchwork trendi yüzyıllardır var olan bir trend. Bugünkü popülerliğinin sebebi ise basit bir giysinin bile farklı renk ve desen kombinleriyle dikkat çekici hâle gelebilmesi - tam da tüketicilerin istediği gibi.” Aslında 5 bin yıldır var olan yama trendinin, Antik Mısır’dan Çin’e kadar birçok yerde kullanıldığı biliniyor. Genellikle tasarruf etmek için eski kumaşları birleştirerek giysi yaratmak için ortaya çıkan bu yöntem, Z kuşağı sayesinde sürdürülebilirlik çatısı altına giriyor ve anlamı değişiyor. Özellikle pandemi döneminde ortaya çıkan DIY, yani Kendin Yap trendiyle popülerleşen yama yöntemi, sosyal medya akışlarımızda kendini sıkça göstermeye başlıyor. WGSN’in bu sezon için öngördüğü “Özgürlük Peşinde” trendinin içinde büyük bir role sahip olan yama yöntemi, karşımıza en çok ceketlerde ve pantolonlarda çıkıyor. Bottega Veneta’nın yeni kreatif direktörü Matthieu Blazy patchwork trendini, Milano’da tanıttığı Sonbahar/Kış koleksiyonunda desenli elbiseleriyle ve ceketleriyle yorumluyor.

Yama trendini eski parçaları değerlendirmekten çıkarıp lüks bir arzu nesnesine dönüştürmenin diğer püf noktası da tasarımı. Yama trendiyle normalde bir kere kullanılıp atılacak parçalardan etkileyici tasarımlar yaratılabileceğini söyleyen Knight, tüketicilerin eşsiz parçalarla kendini ifade edebilmeyi ne kadar sevdiğini anlatıyor. 

Gerek materyalleri, gerek desenleri beraber kullanmak son yıllarda modada klişelerin yıkımıyla ortaya çıkan trendlerden. Kendini ifade edebilmenin haylice önemli olduğu, bireylerin tek boyutlu değil bütün yönleriyle tanınıp kabul edildiği günümüzde, giysilerimizin de tek boyutlu olması beklenemez zaten. Klişelere kulak asmadan cesurca materyallere ve desenlere mix-and-match tekniğiyle yeni anlamlar katan günümüz tasarımcıları ve tüketicileri, stil tabularını yaratıcılıklarıyla yıkıyor. Minimalizmin yıllardır oturduğu tahtta, maksimalizm de bir yer istiyor. Dantel deriyle buluşuyor, ekose puantiyeyle. Öyleyse geriye tek bir soru kalıyor: Farklı desenleri, materyalleri karıştırmak mı, karıştırmamak mı? 

ETİKETLER: TREND , STİL , STİL REHBERİ