14 Haziran 2020

Yeni Zaman Zenginleri

YAZI: ESRA BEBEK

20-06/14/vogue_turkey_jmr_15_rgb-1592117711.jpg

Fotoğraf: Joachim Mueller Ruchholtz, Moda editörü: Ece Öğütoğulları

İngilizce “affluent” kelimesinin Türkçe karşılığı olan varlıklı sözcüğünü Google üzerinde arattığımda, karşıma ünlü Walt Disney karakteri Donald amcanın dolar çuvallarından, altın kaplı hamburgerlere uzanan oldukça ironik görseller çıktı. Psikologlar ise son yıllarda, varlıklı olma haline gelenekselin ötesinde yepyeni bir tarif getiriyorlar. Kısaca, “zaman zenginliği” olarak bilinen bu kavram, keyif aldığımız bir deneyime, hayatımızda daha fazla zaman ayırma lüksüne sahip olmak demek. Bu kimileri için rüzgarlı bir günde kite-sörf yapmak anlamına gelirken, kimileri için meditasyon yaparak geçirilen bir gün batımına karşılık gelebilir. Sizce de bu saydıklarım tıka basa doldurulmuş dijital ajandalar arasına sıkışmış günümüz insanları için oldukça büyük birer lüks değil mi?

Öte yandan Whillans ET. AL.’un 2016 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, insanların %69’u öncelik listelerinde parayı zamana göre daha yukarıda tutmasına karşın, zamana paradan daha fazla önem veren azınlığın, mutluluk seviyelerinin diğerlerine oranla çok daha yukarılarda seyrettiğini görüyoruz. Son zamanlarda dünya çapında yapılan mutluluk araştırmalarında ise; ilk sıraları en zengin ülkeler yerine, bireyler arasındaki dayanışmanın en yüksek olduğu ülkelerin aldığını ve güven olgusunun sıklıkla altının çizildiğini duyuyoruz. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz bu süreçte, gözle görülemeyen bir virüsün, dev ekonomilere meydan okuyuşuna tanıklık ederken, dayanışmanın, güven inşa ederek iyiliği ve umudu büyütmenin psikolojik sermayemize ne büyük katkıda bulunduğunu deneyimliyoruz.

Öyleyse bildiğimiz paradigmaları alt üst eden bu ezber bozan çağda iki yepyeni zenginlik anlayışından bahsetmeye başlayabiliriz; zaman zenginliği ve psikolojik sermaye. Ünlü yazar Albert Camus’un o meşhur cümlesi aklıma geliyor ve tıpkı tarif ettiği gibi benim de içimde kışın ortasında yenilemez bir yaz buluyor ve soruyorum: Peki bizler birer zaman zengini olmaya ve psikolojik sermayemize pozitif katkıda bulunmaya nereden başlayabiliriz?

  1. İşe ilk önce sizi iyi olma haline en çok yaklaştıran, yaparken en çok keyif aldığınız aktiviteleri listeleyerek başlayın. Bunu bir tür zaman haritası gibi düşünerek sevdiğiniz hobilerinizi, zevk aldığınız kişisel gelişim deneyimlerini veya aile bireyleriyle geçirilen keyifli zamanları en üst sıralara yerleştirebilirsiniz. 
  2. Diğer taraftan zorlu zamanlarda hissettiğiniz endişe, korku gibi bazı duyguların normal olduğunu göz önünde bulundurarak, kaygılarınız üzerine yeni düşünceler üretmeden sadece zihninizden gelip geçmelerine izin vermeyi deneyin. Kontrol edemeyeceğiniz, kaygı yaratan durumlar hakkında sosyal medyada yer alan abartılmış haberleri izlemeye ayıracağınız zamanı, gerçekten size iyi gelen bir aktiviteyle değerlendirebilirsiniz. Kimileri için bu bir yoga pratiği iken kimileri için sağlıklı bir atıştırmalık hazırlamak olabilir.
  3. Sosyal yardım kuruluşlarından birinde gönüllü görev almayı seçmek de umudu ve dayanışmayı büyütmek, içinizdeki en iyiyi harekete geçirmek anlamında mutlu eden seçeneklerden bir diğeri. Instagram üzerinden ulaşabileceğiniz @iyilikhareketim isimli topluluk ise, imza attığı projelerle favorilerinizden olmaya aday.
  4. Ve son olarak, sizi olumlu etkilemediğini düşündüğünüz aktivitelere “Hayır” demeyi rutininize katmak, psikolojik sermayenize yapacağımız en pozitif katkılardan biri olacaktır..

Zaman, sizin. Onu nasıl kullandığınızsa sadece bir seçim meselesi.

İlgili Başlıklar