28 Nisan 2020

Uzaktan Çalışma Günlükleri: ''İş Gittiğiniz Yer Değil, Yaptığınız Şeydir''

YAZI: CAN REMZİ ERGEN

"İş gittiğiniz yer değil, yaptığınız iştir." Bu sözü 2014 yılında Scott McCool söylemiş. Bazı işleri yapmak için belirli yerlerde olmak gerekir, o durumları tenzih ediyoruz. Konumuz başka; illa orada olmasanız da yapabileceğiniz işler. Geride bıraktığımız bir ayı aşkın sürede bazı insanlar yıllardır ofislerinde yaptıkları işlerini evlerinden yapmak zorunda kaldılar. Bazı işler aksasa da bir kısmı tahmin edilebileceğinden farklı olarak çok verimli bir şekilde sürdürülebildi. Konu hakkında bir sürü araştırma yapılıyor ve bu deneyimi yaşadıktan sonra ofise geri dönmek istemediğini söyleyen birçok insan var. Peki ama neden? 


vogue

İllüstrasyon: Beril Ateş

Öncelikle işlerini fiziksel olarak ofise gitmeden de yapabildiklerini ve hatta kendi kurdukları düzende daha verimli çalıştığını söyleyen büyük bir kesim var. Bazıları karbon ayak izini azaltmak için bunun daha iyi bir yol olduğunu söylüyor. Konu hakkındaki tezler çok ama bir de rutinin yaratıcılığı baltaladığını ve bu yüzden esnek bir mekanın işe katkı yapacağını savunanlar çoğunlukta. Bu süreç özellikle kurumsalda şu ana kadar bir mit olan ‘uzaktan çalışma’ konusuna da yeni bir yaklaşım getirdi. Eskiden bazıları için bir ütopya olan bu kavram şimdilerde deneyimlendi ve test edildi. Güven ilişkisi masaya yatırıldı. ‘Denetleyemezsen bilemezsin, bilmezsen yönetemezsin’ anlayışı yeni bir çerçeve kazanmaya başladı, işi yapma ve sonucunu değerlendirme konusunda yeni ölçme/değerlendirme biçimleriyle hareket etmek için adımlar atılmaya başlandı.

İki gün önce hava 18 dereceyken çalışma masamı bahçenin ortasına koydum, dün bütün gün yatağımın içinden çalıştım, bugün ise benim gibi 1 aydır adımını evden dışarıya atmamış yan komşumun(bir yandan da iş arkadaşım) garajında aramızdaki mesafeyi koruyarak çalışacağız. Şu sıralar üzerinde çalıştığım konular özelinde bilgisayarım, not defterim, bir kalem ve de sıkı bir internet bağlantısı bütün işimi görüyor. Wifi beni işime, dünyaya, insanlara bağlıyor.

Tabii eğer öncesinde bir ofis deneyiminiz varsa ve çalışma arkadaşlarınız işinizin bir parçasıysa dikat etmeniz gereken bazı noktalar olabilir. Zira iş düzeniniz ve kurum kültürü konuşulmayan ama içten içe bilinen kurallar ve yapış biçimleri içeriyordur. Belli bir iletişim biçimi şu zamana kadar bir alışkanlık ve düzen haline gelmiştir. Dolayısıyla eğer bu mekan bağımsız çalışma düzeni sizin için yeniyse bazı gizli anlaşmaları gözden geçirmeniz ve yeni kuralları inşa etmeniz de gerekebilir. Mesela yeni kodlarınız ne olacak? Acil işler için mail ile birlikte bir de telefonla mı arayacaksınız o işi beraber yapmanız gereken kişiyi. Ya da her şeyin daha çok belgelenmesi gerektiğinden her şey mail üzerinden mi yapılmalı? Bu süreci verimli geçirmek kadar iş ilişkilerine zarar vermeden götürmek de önemli, o yüzden sorunları konuşmak her zaman iyi bir yöntem. Beraber çalıştığınız veya eğer varsa raporlama yaptığınız kişilerle sizin ve onların beklentilerinizi konuşun. Profesyonel biçimde iş ilişkilerini yönetmekten öte bir de işe ve iş arkadaşlarımıza sosyal yaklaşımımız var. Bu yeni düzenin bu noktalarda da size iyi gelen yollarını bulun. Genelde fiziksel olarak bir yere gitmek yanında bazı olanakları ve olanaksızlıkları da getiriyor(ofis düzeninden geliyorsanız): Konsantrasyonunuzu kaybettiğinizde nefes almak için bir iş arkadaşınızla 5 dakika sohbet edebilmek veya yine fiziksel olarak ofiste olduğunuz için durduğunuz yerde kısa bir meditasyon için 10 dakika yoga ve Savaşçı - 2 pozu yapamamak. 

vogue

İllüstrasyon: Beril Ateş

Diğer yandan iş gittiğiniz yer değil yaptığınız şeyse, bunu yapmaya olanak sağlayan araçlar da önemli. Basit gibi gözükse de bugün dünyanın her yerinde farklı internet ağları kullanmak zorunda kalan insanlar daha güçlü bir iletişim ağına olan ihtiyacı dile getiriyorlar. Geçtiğimiz gün Instagram’da takip ettiğim 26 kişi aynı anda canlı yayın yapıyordu. Sorunlara hemen cevap vermesi ve proaktif bir şekilde çözüm üretmesiyle bilinen Instagram’da bile teknik sorunların yaşanması, canlı yayınların kesintiye uğraması şaşkınlık yaratmıyor zira alışkanlıkların değiştiği gibi altyapıların da başka türlü kullanma biçimlerine cevap verebilmesi için zamana ihtiyacı var. Dolayısıyla işinizi nereden yapacaksanız sağlıklı bir bağlantıyı hep kontrol eder olmanız iyi olabilir, yedekli gidebilir, toplantılara biraz erken bağlanabilirsiniz.

vogueİllüstrasyon: Beril Ateş

İçinden geçtiğimiz zaman olağanüstü bir süreç ve durum hep böyle sürmeyecek. İşler şimdiden bir klişe haline gelmiş ‘yeni normal’ kavramına geri dönecek veya bu yeni kavram ile tanışacak diyelim. Görünür ve görünmez değişiklikler yaşanacak ancak Koronavirüs bizi terk ettiğinde bütün plazaların kapısına bir anda kilit vurulmayacaktır, sistem bazılarını aynı şekilde yeniden ofislerine davet edecek. Her şey aynı olacak mı? Ne kadar ve ne şekilde, cevap her tekil kişi ve durum için değişecek sanırım ve ‘orada’ olmadan da işi yapmayı deneyimlemiş insanlar işlerine illa ki daha farklı yaklaşacak. Çünkü artık yeni yollar yaratmak konusunda bir deneyime sahipler.

ETİKETLER: HOME-OFFİCE , UZAKTANÇALIŞMAGÜNLÜKLERİ , UZAKTAN ÇALIŞMA , KORONAVİRÜS