25 Eylül 2016

Moda Dünyasında Cool Bir Derviş: Les Benjamins

RÖPORTAJ: İNAN KIRDEMİR

Hikayelerin evrendeki birleştirici gücü ve etkisi tartışılmaz. Üstelik anlatılan hikayeler geçmişten tanıdık izler ve tatlar barındıyorsa. Bir hikayenin sınırları aşıp, çoğalması için samimiyetten ve gerçeklikten başka bir formül yok. Sürekli bir yolculuk halinde olan moda dünyasının da hikayelerden iştahla beslendiği bir dönemdeyiz. Kalabalıkların içinden sıyrılıp kendi öz sesinizi duyurabilmek için fark yaratmak gerekiyor. Yıllardır soylu maceralarını dinlediğimiz köklü markaların arasında "Ben de varım!" diyebilmek gerçekten zor. Hikayesini Türkiye'de yazıp dünyaya anlatmayı başaran Les Benjamins'in kreatif direktörü ve kurucusu Bünyamin Aydın zoru başaran tasarımcılardan. O, 2011 yılında kurduğu Les Benjamins ile markasının otantik ve özgün hikayesini global bir platforma taşıdı. Bugün Paris'ten New York'a, Los Angeles'tan Milano'ya birçok şehirde Les Benjamins ile karşılaşmak mümkün. 

16-09/25/15-1474791542.jpgLes Benjamins Sonbahar/Kış 2016

Bünyamin Aydın ile geçtiğimiz günlerde Sonbahar/Kış 2016 koleksiyonunu tanıttığı İstanbul'daki mağazasında bir araya geldik. Les Benjamins'in Galata'da, Serdar-ı Ekrem Sokak’ta bulunan mağazası, markanın felsefesini de kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Sokaklarından tarih fışkıran bir semtte, kendi ruhunu, vizyonunu ve dokusunu özgürce işleyen Bünyamin Aydın, bu mekanda hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyor. O parıltısı, ışığı ve ihtişamı yüksek bir dünyada, tasarımlarıyla olduğu kadar vermek istediği mesajla da parlamak isteyenlerden. Sonbahar/Kış 2016 koleksiyonuna ilham veren doğu-batı sentezininin çarpıcı ve gerçek hikayesini bir de yaratıcısının ağzından dinleyin.

 Les Benjamins Bünyamin AydınBünyamin Aydın

Hala bilmeyenler için Les Benjamins isminin nereden geldiğini anlatır mısın?

Les Benjamins’i İsviçre’de geçirdiğim lise yıllarıma borçluyum. Her şey Bünyamin’i doğru telaffuz etmekte zorlanan yabancı arkadaşlarımın bana 'Benjamin' demesiyle başladı. Ben de markamı kurarken, kendi adımın Fransız versiyonunu, Les Benjamins’i seçtim.

Batı fırçasıyla boyanmış bir tabloya, doğunun renkleri, motifleri ve tarihiyle dokunuyorsun ve ortaya muazzam bir iş çıkıyor. Nasıl hissediyorsun?

Öz kimliğimin ve belleğimin kodlarında hem batı, hem de doğu var. 12 yıl Almanya’da, 4 yıl İsviçre’de yaşadım. Şimdi ise İstanbul’dayım. Tasarımlarıma nereden geldiğimi ve nereye gitmek istediğimi yansıtabilmek son derece kıymetli bir özgürlük.

Les BenjaminsLes Benjamins Sonbahar/Kış 2016

Les Benjamins’in tasarım sesi hem tanıdık, hem yabancı, hem gerçekçi, hem isyankar. Bazen fısıldıyor, bazen ise çığlık atmayı tercih ediyor. Global ve dijital bir dünyada, yüksek modayla buluşan bir sokak giyim markası olarak fısıldamak mı daha etkili, yoksa çığlık atmak mı?

Fısıldayarak da akılda kalabilirsin, çığlık atarak da. Romantik bir hikaye de anlatabilirsin, isyankar bir hikaye de. Bence aslolan sahicilik ve kendin olabilmek. Sesini nasıl duyurduğundan ziyade, kimin sesini duyurmak istediğin önemli.

Moda dünyasında bir derviş gibisin. Konya’da biriktirdiğin hikayelerle yola çıkıp soluğu Paris’te alabiliyorsun. Paris Moda Haftası kapsamında sunduğun Sonbahar/Kış 2016 koleksiyonundaki tasavvuf etkisi dün gibi aklımızda. 

Dünyanın aşka ve sevgiye ihtiyacı var. Bütün olumsuzluklara rağmen, insanlara güzel bir mesaj vermeyi amaçlıyorum. İsviçre’deki okulumda, sınıfta neredeyse her milleten ve her kültürden öğrenci vardı. Asıl zenginlik ve üzerinde durmamız gereken mesele bu bence.

Grace JonesLes Benjamins Sonbahar/Kış 2016

Bir Osmanlı askeriyle Grace Jones’u aynı koleksiyonda buluşturmanın formülü de bahsettiğin çokkültürlülüğün sonucu olsa gerek…

Belki biraz klişe tınlayacak ama ben bir dünya vatandaşıyım. Öz fotoğra baktığımız zaman bir Osmanlı askeri de, Grace Jones da bu dünyaya ait. Ben kahramanlarımı, ilham perilerimi seçerken, beni heyecanlandırmalarına çok dikkat ediyorum. Tahmin edemeyeceğimiz kadar çok kahraman, ilham perisi var. Bu noktada farklılık yaratmak, hikayenin tezatlığı, şaşırtıcılığı ve gerçekliğiyle doğrudan orantılı.

Grace JonesLes Benjamins Sonbahar/Kış 2016

Les Benjamins kadınını, yaratıcısı olarak nasıl tarif edersin?

Les Benjamins kadınının ruhunda bir savaşçı yatıyor. O son derece özgüvenli ama kimseye bir şey kanıtlamak zorunda olmadığının da farkında. Feminenliğinin ise belirli bir tanımı, şablonu ve tarifi yok. Les Benjamins kadınının seksapeli sadece kendine göre.

Peki, markanın geleceğı hakkında ne düşünüyorsun? Les Benjamins'i modanın özgün ve özgür sahnesinde izlemeye devam edecek miyiz?

Bugünkü kadar bağımsız kalacağımdan emin olabilirsin. Gelecekte de farklı kültürleri bir araya getiren, güçlü ve anlamlı tasarım dilimi konuşmaya devam edeceğim. 

 

ETİKETLER: LES BENJAMİNS , BÜNYAMİN AYDIN , 2016SONBAHARKIŞ