Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
1 Temmuz’da Versace’de kreatif direktörlük görevine başlayan Pieter Mulier’nin, modaevindeki ilk koleksiyonunu önümüzdeki yıl tanıtması bekleniyor. Ancak Versace, bu geçiş dönemini yeni Sonbahar/Kış kampanyası Versace Obsessed, Chapter II’yu yayınlayarak değerlendiriyor. Kampanya, Versace’nin köklü mirasını yeni nesille kurduğu ilişki üzerinden filtresiz bir yaklaşımla ele alıyor. Yönetmenliğini Ferdinando Verderi’nin ve fotoğraf çekimlerini Steven Meisel’in yaptığı Obsessed, Chapter II’da Saar Mansvelt Beck, Alaina Rae, Elodie Guipaud, Bai Ruien ve Wiley Rhoads markanın ikonik tasarımlarını taşıyor. Bu modellerin etrafındaysa Versace’nin arşiv Vogue kapaklarından, Gianni Versace döneminden fotoğraflara, marka mirasını temsil eden birçok obje yer alıyor.
Modaevinin lüksü ve ihtişamı sofistike bir çizgiye taşıyan iddialı tasarımları, marka dili ve yarattığı kültür gözler önüne seriliyor. Özellikle markanın bir imzası haline gelmiş Medusa ve Greca motifleri, altın detayları ve siyah rengin gücü odağa yerleşiyor. Kampanya modaevinin mirasına, Gianni Versace ve Donatella Versace’nin inşa ettiği evrene bir saygı duruşu niteliğinde olsa da 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonu parçaları da dikkat çekiyor.

Fotoğraf: Ferragamo
Ferragamo yeni 2026 Sonbahar kampanyasında ayakkabıları; çağdaş sanatı ve modayı bir araya getirdiği yenilikçi bir alanda öne çıkarıyor. Anok Yai ve Vittoria Ceretti’nin yanı sıra Thibaud Charon, Jingyu Huang ve Ning Chang’ın da yer aldığı çekimlerde, markanın ayakkabılara duyduğu uzun süreli tutkuya odaklanılıyor. Kampanyanın ana görselinde Anok Yai’nin oturduğu ayakkabılardan oluşan koltuk, aslında Willie Cole’un 1994 tarihli Made in Philippines IV adlı heykeli. Hollanda’daki Voorlinden Müzesi’nde sergilenen eser, 3 bin kadın ayakkabısından oluşuyor ve kampanyanın sürreal atmosferini güçlendiriyor.
Kreatif direktör Maximilian Davis, heykelin kullanımını “Sandalye oldukça sürreal ama aynı zamanda doğru bir etkiye sahip. Son koleksiyonlarımda Sürrealizm ve Dadaizm’e göndermeler yaptığım için bu işbirliği doğru hissettirdi” sözleriyle açıklıyor. Gerçekten de tasarımcının Ferragamo’da çalıştığı parçalar, arşiv tasarımlarından ilham alırken çok daha keskin ve grafik çizgilerle yeniden yorumlanıyor. Kampanyada da Opanka ve Varina modellerinin yorumlanmış versiyonları dikkat çekiyor. Ayakkabıların yanı sıra çantalar da değiştirilmiş oranlarıyla işlevselliği rafine bir noktaya taşıyor.

Fotoğraf: Alexander McQueen
Glen Luchford’un çekimlerini yaptığı yeni McQueen 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyası, karanlık, derinlik ve arzunun gücünden besleniyor. Karakterlerin duruşları yalnızca sezon parçalarını taşımıyor, aynı zamanda ışık, ses ve yaratılan karanlık havayla içsel çatışmaları da temsil ediyor. Karen Elson, McQueen ile uzun yıllardır sürdürdüğü bağı kampanyaya taşırken, Xiao Wen Ju modaevinin geçmişi ve bugünü arasında bir köprü kuruyor. Öte yandan Paloma Elsesser markanın heykelsi siluetlerini taşırken, Jacqui Hooper filmin psikolojik gerilimini güçlendiren bir yerde konumlanıyor.
Film noir tarzındaki sahneler arasındaki geçişler, karanlık ve güzellik hissini derinleştirirken kampanyanın geneline duygusal bir yoğunluk hakim. Kreatif direktör Seán McGirr, koleksiyonun Todd Haynes’in klasikleşmiş filmi Safe’ten ilham aldığını söylüyor. Bu ilham, koleksiyon parçalarından kısa film havası taşıyan çekimlere de taşınıyor. Sahnelerde ince terziliğe, materyallerin detaylarına ve işlemelerin inceliklerine de odaklanılıyor. İnce terzilikle oluşturulan akışkan elbiselerin keskin kontrastı, ipek şifondan yaratılan heykelsi siluetlerde gözlemleniyor.

Fotoğraf: @dilarafindikoglu
Londra merkezli Türk tasarımcı Dilara Fındıkoğlu daha önceden de gelinlik tasarımları yaratmış olmasına rağmen ilk defa bir bridal koleksiyonu tanıtıyor. Dilara Brides adlı sekiz parçalık kapsül koleksiyondaki parçalar, Fındıkoğlu’nun tasarım dilini yansıtan gotik ruhu ve iddialı çizgileri taşıyor. Renkler alışıldık optik beyazdansa farklı fildişi ve şampanya tonlarından oluşuyor ve tasarımcı bu tercihinin, renklerin biraz kirli ve eskimiş görünmesini sevmesinden kaynaklandığını aktarıyor. Genel olarak koleksiyon, klasik gelin tabularını yıkıyor ve kadınların kendilerini en güzel hissettikleri hal ne ise -gösterişli, romantik veya seksi-, tam olarak o şekilde hissettirecek bir tasarım içinde evlenmesi gerektiği fikrine dayanıyor.
Kapsül koleksiyonunun Fındıkoğlu için taşıdığı duygusal yan da çok güçlü. Tasarımcı, yedi yaşındayken ablasının evlenmesne şahit oluyor ve bu onda derin bir iz bırakıyor. Ablasının gelinliğine benzeyen, açık pembe tonlarında bir elbisenin de kendisi için hazırlandığını hatırlıyor. Bu elbiseye gönderme yapan bebek pembesi bir tasarım da koleksiyon parçaları arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Fındıkoğlu kendisini “umutsuz bir romantik” olarak tanımlarken, koleksiyon parçalarının kendi evlilik kutlamalarında da giymek isteyeceği parçalar olduğunu aktarıyor.

Fotoğraf: Jimmy Choo
Jimmy Choo’nun 2026 Sonbahar kampanyası, modaevinin 30. yıldönümünü kutladığı esnada tanıtılıyor. Şık giyinmenin hissettirdikleri ve yarattığı haz, Africa Garcia’nın başrolünde olduğu kampanyayla taçlandırılıyor. Milano’daki Palazzo Gallarati Scotti’de gerçekleştirilen çekimlerde, Barok ihtişamını sunan alanlardan daha sade ve modern odalara geçiş yapılırken mekan, kreatif direktör Sandra Choi’nin stüdyosunun hayali bir versiyonu olarak kurgulanıyor.
Koleksiyon, markanın en güçlü yanı olan ayakkabılar etrafında şekilleniyor. Choi’nin genç, özgüvenli, kullanışlı ve dönüştürücü olarak tanımladığı botlar, CALY OTK ve BIKER KB modellerinin yeni formlarıyla öne çıkıyor. CALY OTK, bacağı belirginleştiren zarif bir diz üstü boyda sunulurken BIKER KB, kare tokalar ve hafif deri kullanımıyla güncelleniyor. Çantalar tarafındaysa farklı dokuların kullanımıyla yaratıcılığa ayrılan alanın genişlediği görülüyor. CINCH modelleri desenli deri ve kristallerle kaplı dokularla sunulurken CLINCH S üzerinde görülen Y2K referansları, markanın imza çantasına yeni bir yüzey kazandırıyor.

Fotoğraf: Victoria & Albert Museum
Victoria & Albert Müzesi’nin The Burberry Trench: Crafting an Icon başlıklı yeni sergisi, Burberry trençkotunun, dış giyim ve askeri kıyafet tasarımıyla başlayan tarihinden çağdaş İngiliz modasına uzanan yolculuğunu ele alıyor. Sergi, 21 Eylül 2026 Pazartesi günü, Burberry’nin 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonunu Londra Moda Haftası kapsamında sunacağı tarihte açılacak. V&A South Kensington’ın Prince Consort Gallery bölümünde gerçekleştirilecek olan sergi, 3 Ocak 2027’ye kadar devam edecek,
Trençkotun tasarım özelliklerine ek olarak parçanın; kraliyet ailesi üyeleri, Hollywood yıldızları ve moda dünyasının ikonik isimleri tarafından tercih edilmesiyle oluşan kültür de incelenecek. Burberry arşivinden parçalar, V&A koleksiyonundan nadir materyaller, tarihî tasarımlar ve çağdaş yorumlarla zenginleşen seçki, üç bölümden oluşacak. Invention bölümünde Thomas Burberry’nin 1879’da pamuklu gabardini geliştirmesiyle başlayan kökenlere inilirken, Craft bölümünde trençkotun üretim aşamalarına ve malzeme kullanımına odaklanılacak. Son olarak Creativity bölümüyse modaevinin son otuz yılından 19 defile görünümü sunulacak.
Dior, Çin’in aşk festivali Qixi için hazırladığı özel koleksiyonunu tanıtıyor. Festivalin aşk, yeniden kavuşma ve hediyeleşme temaları, parçalar üzerinden kutlanıyor. Fırfırlı elbiseler, J’Adior Pump modelleri, inci küpeler, ipek bluz ve etekler ile Book Tote gibi modaevinin klasik modelleri, Qixi koleksiyonunda kırmızı, beyaz ve toz pembe tonlarında yeniden yorumlanarak, sevginin ve kutlamanın romantik yüzünü oluşturuyor. Yalnızca hazır giyim ve aksesuar alanlarında değil, Dior Maison kısmında da fincanlardan defterlere birçok parça kuşlar, bitkiler ve kalplerle süsleniyor.