Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


“John Galliano: Horizons”, The Met Kostüm Enstitüsü’nün 2027 ilkbahar sergisi olarak tasarımcı John Galliano’nun yaratıcı mirasını kapsamlı bir bakışla ele alacak ve kutlayacak.
Bugün duyurulan John Galliano: Horizons (John Galliano: Ufuklar), The Met Kostüm Enstitüsü’nün 2027 ilkbahar sergisi olarak tasarımcı John Galliano’nun yaratıcı mirasını kapsamlı bir bakışla ele alacak ve kutlayacak. Metropolitan Sanat Müzesi’nin tarihinde, bugüne kadar yalnızca iki yaşayan tasarımcıya monografik sergi adandı. Bunlardan ilki, 1983 yılında Diana Vreeland küratörlüğünde düzenlenen Yves Saint Laurent sergisiydi. İkincisi ise 2017’de, Comme des Garçons’un kurucusu Rei Kawakubo’ya odaklanan sergi oldu.
John Galliano, 1984 yılında Central Saint Martins’te hazırladığı mezuniyet koleksiyonu Les Incroyables’dan bu yana modanın en büyük yaratıcılarından biri olarak kabul ediliyor. 18. yüzyıl sonu giyiminden ilham alan ve tasarımcının New Romantic estetiğiyle harmanlanan bu iddialı koleksiyon, dönemin ikonik İngiliz mağazası Browns tarafından bütünüyle satın alınmıştı. The Met Kostüm Enstitüsü’nün Sorumlu Küratörü Andrew Bolton tarafından hazırlanan John Galliano: Horizons sergisi, Metropolitan Sanat Müzesi’nin zengin koleksiyonundan kapsamlı bir seçki sunacak. Sergide, Galliano’nun çıkışını sağlayan Les Incroyables koleksiyonundan parçaların yanı sıra; giysiler, aksesuarlar, eskizler, toile’ler (prova kalıpları), araştırma defterleri ve arşiv materyalleri de yer alacak. Sergi, Galliano’nun Londra’daki genç ve asi tasarımcı yıllarından, sınırlı imkânlarla yarattığı sıra dışı tasarımlara; Givenchy’deki kariyerinin ilk büyük adımından Christian Dior’daki olağanüstü başarısına ve ardından yaşadığı dramatik düşüşe kadar uzanan yaratıcı yolculuğunu gözler önüne serecek. Aynı zamanda, Galliano’nun Maison Margiela’daki dönemi de serginin önemli bölümlerinden birini oluşturacak. Yerine geçen tasarımcı Glenn Martens’in sözleriyle, Galliano burada “bir tasarımcı markasını gerçek anlamda bir modaevine dönüştürdü.” Maison Margiela için hazırladığı son Artisanal koleksiyonu ise büyük yankı uyandırarak dijital çağın en çok konuşulan moda anlarından biri hâline geldi.
Bolton’a göre Horizons, modayı bir ifade biçiminden öte, bir haritalama pratiği olarak ele alıyor. Ancak bu haritalar coğrafi sınırları değil; benzerlikleri, gerilimleri ve dönüşümleri görünür kılıyor. Sergi, bir imgenin nasıl fikre, fikrin nasıl malzemeye, malzemenin ise nasıl duyguya dönüştüğünün izini sürüyor. “Ancak ufuk çizgisi yalnızca önümüzde uzananı değil,” diye devam ediyor Bolton, “aynı zamanda nerede durduğumuzu da gösterir.” Bu nedenle sergi, Galliano’nun moda aracılığıyla dünyayı nasıl yeniden yorumladığını incelerken; tasarımcının davranışlarını, bunların sonuçlarını ve değişen kültürel değerlerin onun çalışmalarına bakışımızı nasıl dönüştürdüğünü de ele alıyor.
Yaratıcı dehasına rağmen, Galliano’nun The Met Kostüm Enstitüsü’nde monografik bir sergiye konu olup olmayacağı uzun yıllar belirsizliğini korudu. Tasarımcı, 2011 yılında Paris’teki bir barda sarf ettiği antisemitik ifadeler nedeniyle gözaltına alınmış, ardından Christian Dior’daki kreatif direktörlük görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. Bu olayın ardından yaratıcı dünyadan uzaklaşan Galliano, bir süre rehabilitasyon sürecinden geçti. Daha sonra Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğüne getirilerek moda dünyasına geri döndü ve hazırladığı koleksiyonlarla itibarını adım adım yeniden inşa etti.
Condé Nast’ın İçerikten Sorumlu Başkanı ve Vogue Global Yayın Direktörü Anna Wintour, “Bu ölçekte bir sergiyi John Galliano’dan daha fazla hak eden kimse yok,” diyor. "Galliano’nun Dior, Givenchy, Maison Margiela, kendi adını taşıyan markası ve diğer modaevlerinde ortaya koyduğu üretim; bilgi birikimi ile yaratıcılığı, karanlık ile aydınlığı, geçmiş, bugün ve geleceği olağanüstü bir biçimde bir araya getiriyor.” Wintour sözlerini şöyle sürdürüyor: “Galliano büyük bir tasarımcı ve kariyeri, hayatı boyunca etkilerini taşıyacağı tek bir olayla tanımlanamaz. Bu sergi, John’un geçmişindeki karanlık sayfalardan kaçınmayacak. Çünkü bunlar da onu şekillendiren hikayenin bir parçası. Sergi, Galliano’nun kariyerinin tüm yolculuğunu kapsayacak ve bu yolculuğun her yönüyle yüzleşecek.”
Sergi, John Galliano için son derece dikkat çekici geçen bir yılın doruk noktası niteliğinde olacak. Ocak ayında, Mouna Al Ayoub koleksiyonuna ait Dior Masterpieces müzayedesi haute couture satışlarında yeni bir rekora imza attı. Galliano’nun 2000 İlkbahar/Yaz Clochards (Evsizler) koleksiyonundan elde boyanmış ipek gece elbisesi 510 bin euroya, aynı sezona ait siyah tafta gece elbisesi ise 420 bin euroya alıcı buldu.
Metropolitan Sanat Müzesi’nin Marina Kellen French Direktörü ve CEO’su Max Hollein, “John Galliano son kırk yıl boyunca modaya derin bir etki bıraktı,” diyor. Ancak görünen o ki bu etki henüz yeni bir döneme giriyor. Eylül ayında Galliano, bu kez “halkın tasarımcısı” olarak moda dünyasının karşısına çıkacak. Tasarımcının, İspanyol hazır giyim devi Zara ile yürüttüğü iki yıllık işbirliğinin ilk koleksiyonu mağazalarda satışa sunulacak. Galliano’nun, markanın arşivlerini “yeniden yazma” (reauthoring) olarak tanımladığı bu proje, Zara’nın tasarım mirasını kendi yaratıcı vizyonuyla yeniden yorumlamayı amaçlıyor.