Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Herkes seçim yapar. Jared Leto’ya göre bu yapılan seçimler bir araya gelince ortaya siz çıkıyorsunuz. Leto ile onun son zamanlarda yaptığı seçimleri konuşmak için Los Angeles’ta buluştuk.
Jared ile binlerce söyleşi yapıldı. O belki işlerini ve müziğini defalarca anlattı ama şimdi yeni çıkacak albümü gizli linkten dinlerken bu yeni albümün parçalarını bir türlü tanımlayamıyorum. Bu dinlediğim müziğin türü tam olarak ne, Jared’ın bu yeni albümü hangi “genre” a giriyor? İnternette dolaşan söyleşi ve yazılarda bir sürü referans var ama hiçbiri yardımcı olmuyor. Jared’a durumu anlatıp bana yardım etmesini istediğimde gülümseyip söze başlıyor, konuyu başka bir tarafından ele alıyor. “Ben herkesin yaratıcı bir becerisi olduğuna inanıyorum. Bin kişiye “gün batımını nasıl çizersiniz” diye sorsan ve herkese o hayal ettikleri gün batımını çizmeleri için aynı malzemeleri verseniz her resim birbirinden farklı olur. Kendini gerçekten dinlediğinde öyle seçimler yaparsın ki o seçimler ortaya senin yansımanı çıkarır. Ve bunun pek de bir tanımı yoktur belki de. Ortada bir hissiyat vardır ama onu bir başlıkla tanımlamak pek de mümkün değildir. Bir seçimler koleksiyonudur hayat çoğu zaman. İşin özeti o seçimlerin tamamıdır. Bakınca benim işim de hayatım da bu prensipten hareketle tanımlanabilir. Yaratıcı seçimlerin sonucunda ortaya farklı işler çıkar. Hangi alanda çalışıyorsan çalış bir insanın yaptığı seçimlere baktığında o kişiyi görüyorsun. Seni heyecanlandıran, sana sevgiyi hissettiren, seni tedirgin eden veya sana her türlü başka duyguyu hissettiren o dürtüler bu seçimlerin de bir parçası. Şimdi müzik yapmak, onun albüm kapağını hazırlamak konserlere hazırlanmak da bu seçimlerin parçası, belki hepsinin bir ismi yok ama hepsi bir araya gelince anlattıkları bir mesele var”. Jared özetle etiketlere takılmayalım diyor.
O sosyal sorumluluk konularında çok hassas, insan hakları veya hayvan hakları fark etmez, nerede bir hak meselesi var Jared orada. Zamanında yaşadığı Haiti’ye depremden sonra yardım için dönmesi bunun örneklerinden biri. Ama müziğiyle de insanlara konuşarak destek oluyor. Şarkı sözlerinin içindeki mesajlarla onu dinleyenleri telkin ediyor, onlara zor günlerinde destek oluyor. “Şarkılar bazen bizi ağlatır, bazen güldürür, bazen hiç gitmediğimiz bir yerlerimize dokunurlar. Bize bir şeyler hissettirirler. Kardeşimle beraber müzik yaparken her seferinde farklı bir şey yapmak istiyoruz, önce kendimiz hissetmek ve de başkalarına yeni bir şeyler hissettirebilmek için. Karanlık şarkılar da var bazen. Hayatta bize daha canlı hissettiren şarkılar da, insanları hayatta fırsatlar olduğuna inandıran parçalar”. O müziğin dünyayı değiştirebileceğine inanıyor. “Müzik insanları değiştirebilir. Beni değiştirebildiyse dünyayı da değiştirebilir. Müzik dünyada birçok farklı durum için kullanıldı. İletişim kurmak, kültürleri birbirine bağlamak, hikaye anlatmak, insanlığın tarihini anlatmak için. Her kültür müziği bir haliyle kullandı ve müzik insana dair önemli referanslardan bir tanesi oldu. Bu onun insanı değiştirme gücünü gözler önüne seriyor”.
Jared’ın kardeşiyle beraber müzik ürettiği grubunun adı 30 seconds to Mars ve Jared gruplarının ismini çok önemsiyor. 30 saniyede Mars’a ulaşmak onlar için önemli bir metafor. Jared konuya açıklık getirmek istediğini iletiyor: “ Hayat çok hızlı bir şekilde akabiliyor bazen. Hayallerini engelleyen zamanlar geçirmemeli insan, biz de işlerimizle bunu desteklemek istiyoruz, kimse zamanın hızı yüzünden gitmek istediği yerden geri kalmasın ve biz de onlara müziğimizle destek olabilelim”. Mars onun rotalarından biri ama Yosemite Ulusal Parkı veya Akdeniz kıyıları onun kişisel olarak gitmekten çok hoşlandığı yerler.
Jared: “Harika bir ekibiniz var ve Los Angeles’daki harika bir çekimdi, kaçırdın” diyerek başlıyor moda ve müzik arasındaki kendisine göre olan ilişkiyi anlatmaya. Moda çekimi ve moda belli bir estetiği hayata geçirmekle alakalıyken müzik benim için çok mahrem bir deneyim. Müzik üretirken başkaları ile çalışsan bile bu çok kişisel bir yer. Bir şarkı yazdığından onun sonsuza kadar bu dünyada kalacağını biliyorsun ve onun insanlara dokunacak olması fikri çok büyüleyici. Diğer yandan moda veya müzik fark etmez herhangi bir biçimdeki bir yaratıcı hareket bir problemi çözmek gibi. Karşında bir tuval var diyelim sen orada yeni bir gerçeklik yaratarak hayata dair bir problem çözüyorsun” Jared’a bu yaratıcı sürecin içinde onu en çok neyin beslediğini soruyorum. Onun kreatif tarafını besleyen referanslarını. “İlk kural bu konuda bir kuralın olmaması. Mutluyken de yazabilirsin bir şarkıyı, çok mutsuzken de. Benim için kreatif süreç hızlı başlıyor ve arkasında gelen süreç zaman alıyor. Diyelim bir şarkıyı yazmaktansa şarkı yazıldıktan sonra onun detaylarının çalışılması daha çok zamanımı alıyor. Bir işi bitirirken ilgilendiğin bütün detaylar çok önemli”. Zaman onun destekçisi. Peki zamanın kısıtlı veya limitli olduğu bir senaryoda ne yapardı? Jared’a soruyorum. “Diyelim hayattaki son albümünü yapıyorsun sadece o kadar zamanın var, ne yapardın?” “Kardeşim ve ben önce bir sürü kayıt yapardık, ben bir sürü enstrüman çalardım. Yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalışırdım. Ne zaman sonun geldiğini hiçbir zaman bilemiyorsun hayatta. Belki de son şimdidir”. Bu son her an gelirken her günü en iyi şekilde yaşamak gerektiğine inanıyor. “Benim için harika bir günün tanımı yaratıcı olduğum, sağlıklı yediğim, çevremdeki insanlarla ilgilendiğim bütün o klişe şeyler, meditasyon yapıp gerçekten nefes aldığım zamanlar en güzel günün habercisi. İyi bir sohbet veya iyi bir yemek, aklınıza gelebilecek bütün basit şeyler”. O sadeliğin en büyük ilham kaynaklarından biri olduğuna inanıyor. Ekliyor: Eğer hayatımın sonuna kadar tek bir müzik dinleyecek olsam çok basit bir şey seçerdim. Bir rüzgarın sesi mesela”. Farklı türlerin bir araya girdiği ama insana çok sade hissettiren parçalardan oluşan, Jared Leto’nun yeni albümü ‘It’s The End Of The World But It’s A Beautiful Day’ dinleyicilerle buluştu. Bu albüm her şeyden önce Jared’ın hayatta yaptığı seçimlerin bir sonucu.