Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Squishy’ler, TikTok’un yeni internet trendi olmanın ötesine geçerek kaygı çağının küçük rahatlama objelerine dönüşüyor. Yumuşak dokular, tekrar eden hareketler ve sevimlilik estetiği, dijital yorgunluk yaşayan kullanıcılar için kısa süreli bir sakinlik alanı yaratıyor.
Bir dönem çalışma masalarının vazgeçilmez objeleri stres toplarıydı. Ardından fidget spinner’lar geldi. Şimdi ise TikTok’un yeni obsesyonu squishy’ler. Parlak, yumuşak, sıkıldığında form değiştiren bu küçük oyuncaklar son aylarda sosyal medyanın en hızlı büyüyen rahatlama objelerinden birine dönüştü. Özellikle sparkly frenchie squishy gibi aramaların yükselmesi ve rarest squishy dumpling gibi koleksiyon odaklı içeriklerin milyonlarca izlenmeye ulaşması, bu trendin çocuk oyuncağı pazarının çok ötesine geçtiğini gösteriyor.
İlk bakışta yalnızca internetin kısa ömürlü trendlerinden biri gibi görünüyor. Ancak squishy kültürünün büyümesi, son yıllarda dijital yorgunlukla birlikte yükselen fiziksel rahatlama ihtiyacına da işaret ediyor.
Günlük hayatın büyük kısmı ekranlar üzerinden ilerliyor. Mesajlar, toplantılar, içerikler, alışveriş, sosyalleşme… Her şey giderek daha dijital hâle gelirken fiziksel deneyimlerin payı azalıyor. Squishy’lerin bu kadar ilgi görmesinin nedenlerinden biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. İnsanlar yalnızca görsel değil, dokunsal bir rahatlama arıyor.
Squishy videolarında en çok izlenen anlar genellikle objenin yavaşça sıkıldığı, şeklinin değiştiği ve eski formuna geri döndüğü kısa sahneler oluyor. Yumuşak yüzeyler, jel dolgular ve slow rebound adı verilen ağır geri dönüş hissi, özellikle rahatlatıcı bulunuyor. TikTok Shop’taki açıklamalarda da ürünlerin stres azaltıcı, kaygı giderici ve duyusal rahatlama sağlayan objeler olarak öne çıkarılması dikkat çekiyor.
Son yıllarda yapılan çalışmalar da fiziksel temasın ve dokunma hissinin sinir sistemi üzerindeki etkisini araştırıyor. Özellikle haptic teknolojiler üzerine çalışan araştırmalar, dokunmanın rahatlama ve güven duygusuyla bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Squishy kültürü yalnızca oyuncaklarla ilgili ilerlemiyor. Aynı zamanda tekrar eden hareketlerin verdiği sakinlik de bağlantılı. Bir objeyi sıkmak, yoğurmak, elin içinde çevirmek ya da dokusunu hissetmek birçok kişi için kısa süreli bir regülasyon alanı yaratıyor. Bu yüzden squishy’ler çoğu zaman masa üstünde duran küçük bir kaçış objesi gibi çalışıyor.
TikTok’ta viral olan squishy videolarının büyük kısmı da ASMR kültürüyle iç içe ilerliyor. Kameraya yakın çekilen parlak yüzeyler, jel sesleri, ezilme ve ağır hareketler izleyicide sakinleştirici bir etki yaratıyor. İnternet kültürü uzun süredir görsel rahatlama içeriklerine yöneliyordu; squishy trendi bu deneyimi fiziksel hâle taşıyor.
Bu ilgi yalnızca çocuklarla sınırlı değil. NeeDoh gibi markaların yetişkin kullanıcılar arasında da hızla yayılması, squishy’lerin bir masa aksesuarına dönüştüğünü gösteriyor. Wall Street Journal’ın aktardığına göre viral hâle gelen NeeDoh oyuncakları o kadar hızlı tükendi ki şirket aylarca dayanması planlanan stoklarını birkaç hafta içinde bitirdi.
Squishy’lerin tasarım dili de trendin büyümesinde önemli rol oynuyor. Minik köpekler, parlak meyveler, pastel tatlılar, dumpling figürleri, yüz ifadeleri taşıyan jel objeler… Bu oyuncaklar bilinçli olarak sevimlilik estetiği etrafında tasarlanıyor.
Son yıllarda internet kültüründe “küçük mutluluklar yaşatan” objelere yönelim dikkat çekiyor. Labubu figürleri, Sonny Angel koleksiyonları, Jellycat peluşları ve squishy’ler aynı duygusal çizgide buluşuyor. İnsanlar büyük deneyimlerden çok, kısa süreli rahatlama veren küçük objelere bağlanıyor.
Bu durum ekonomik ve sosyal stresle de bağlantılı okunuyor. Hayatlarında büyüm değişimler gerekleştirmelerinin zorlaştığı dönemlerde insanlar, kontrol edebildikleri küçük alanlara yöneliyor. Masa üstü objeleri, mini koleksiyonlar, rahatlatıcı oyuncaklar ve kişisel aksesuarlar bu yüzden yalnızca dekorasyon değil; duygusal regülasyon araçları gibi çalışıyor.
Squishy kültürünün ilginç taraflarından biri de koleksiyon dünyasına dönüşmesi. Bazı modellerin rare squishy adıyla aranması ve sınırlı üretim ürünlerin ikinci elde yüksek fiyatlara satılması, trendin oyuncaktan koleksiyon nesnesine kaydığını gösteriyor.
Özellikle TikTok’ta yayılan squishy hunting videoları bu kültürü büyütüyor. İnsanlar belirli renkleri, özel dokuları ya da nadir bulunan modelleri arıyor. Viral hâle gelen bazı ürünler mağazalarda tükeniyor ve yeniden satış piyasasında çok daha yüksek fiyatlara çıkıyor.
Bu durum daha önce Beanie Babies, Funko Pop ya da Sonny Angel figürlerinde görülen koleksiyoncu psikolojisini hatırlatıyor. İnternet kültürü artık yalnızca içerik tüketmiyor; fiziksel objeler üzerinden aidiyet alanları da yaratıyor.
Son yıllarda wellness dünyasında da fiziksel rahatlamaya yönelik ilgi büyüyor. Ağırlıklı battaniyelerden nefes yastıklarına, stres oyuncaklarından duyusal objelere kadar birçok ürün aynı ihtiyaca cevap veriyor: Bedeni sakinleştirerek zihni yavaşlatmak.
Araştırmalar, fiziksel rahatlama veren objelerin kaygı düzeyini azaltabildiğini ve sinir sistemini sakinleştirmeye yardımcı olabildiğini gösteriyor. Özellikle tekrar eden dokunsal deneyimlerin güven hissi yaratabildiği belirtiliyor.
Squishy’lerin bu kadar yayılması da yalnızca bir TikTok trendi gibi görünmüyor. Sürekli online olmanın yarattığı zihinsel gürültü içinde insanlar yeniden fiziksel, yavaş ve hissedilebilir deneyimlere yöneliyor. Küçük bir objeyi elde sıkmanın yarattığı sakinlik, dijital çağın yeni ritüellerinden birine dönüşüyor.