EN VOGUE
EN VOGUE

05 Mayıs 2022

Elon Musk Aslında Neyin Peşinde?

YAZI: RAVEN SMITH

DERLEYEN: DİLRUBA KARAKÖSE

22-04/29/screenshot-mediavoguecouk-20220429-12_13_16.png

Fotoğraf: Jason Kempin/Getty Images

Dünyanın en zengin adamı Elon Musk, Twitter'ı satın alarak yine gündeme oturmayı başardı. Musk, bu platform için gerçekten akıllara durgunluk vererek toplamda 44 milyar dolar ödedi. Aslında bu tutarla birlikte Elon Musk, Twitter'ı satın almak yerine dünyadaki açlığı ortadan kaldırmaya çalışabilirdi. Peki, Musk hakkında söylenecek ne kaldı? Aslında temel düzeyde, bir elektrikli otomobil şirketinin kurucusu ve ayrıca Mars'ı kolonileştirmeye kararlı biri.

Sanırım pek çoğumuz, sırf paraları yettiği için aşırı derecede eksantrik olan zenginlerin hikayesini seviyoruz. Yemek, barınmak ve güvenlik gibi hayatta kalmanın temelleri hakkında endişelenmeleri gerekmediğinde insanların davranış biçimlerinde ilgi çekici bir şeyler görmek mümkün. Mesela ödenecek faturaları olmadığında ya da yarın işe gitmek için erken kalkmaları gerekmediğinde nasıl hareket ederler? Eylemleri tamamen tehlikesiz hissettiriyor ve bu heyecan verici. En azından maddi olarak kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Varlıklı insanlar istedikleri kadar mahremiyeti karşılayabilirler, ancak Musk kasıtlı ironik bir şekilde herkese açık Twitter komedisinin peşinde gerçek olmayanları taklit etmekten mutlu. Bir şekilde ise o, tekneyi sallayabileceğinin ve asla alabora olamayacağının tamamen farkında görünüyor. Twitter'ı devralması, “Ne istersem yapabilirim.” düşüncesini de pekiştiriyor.

Twitter kullanıcıları ise bu devralmaya bildikleri tek yolla yanıt verdi: Bir avuç eğlenceli paylaşımla… Ama asıl soru şu; Twitter'a ne olacak? Musk'a ait bir uygulama, çok ihtiyaç duyulan bir bahar temizliğine kavuşacak mı? Botlar azalacak mı? Nefret söylemlerine ne olacak? Okuduğum tweetler daha mantıklı olacak mı, fikirler daha nüanslı mı dolaşacak? Twitter fikir sahibi olmayı oyunlaştırdı ve hepimiz bakış açılarımızın ne kadar uzağa ulaşabileceğine dair bir para birimiyle ticaret yapıyoruz. Bu iyi ve kötü olabilir; sanırım hepimiz sevgiyi yaymak isteriz, ancak daha aşırı görüşler bizi sarsarak daha fazla ilgi çeker. Twitter, bir nefret söylemi üreteci, her şeyi ve herhangi bir zayıflığı kurcalayan isimsiz kışkırtıcılardan oluşan bir ağ gibi hissedilebilir. Bu devralmada belki de asıl fark ettiğimiz şey, isteyerek ziyaret ettiğimiz bir uygulamada özerklik eksikliğimiz. Takipçilerimiz ve beğenilerimiz konusunda ne kadar cesaretli olursak olalım, oyunlaştırma yeteneğimiz iyi olsa da, sonuçta burada güçsüzüz. Twitter’da sürekli iletişim halinde olsak da, sahip olma ve çalışma şeklini değiştiremeyiz. Klavyelerin başında oturan insanlar olabiliriz, ama sistem tüm güce sahip ve teknoloji her zaman kazanan tarafta.

ETİKETLER: ELON MUSK , TWİTTER