LIVING
LIVING

19 Ağustos 2021

Renk Terapisi

YAZI: ESRA BEBEK

 

Adam Kuehl / Vogue LivingAdam Kuehl / Vogue Living

Sanki yaşamda her zamankinden daha çok renge ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Son iki yıldır küresel salgın, iklim krizi ve beraberinde getirdiği yepyeni yaşam alışkanlıkları bir çoğumuzun yüzünü doğaya çevirmesine neden oluyor. Doğaya baktıkça daha çok özümüzle bağlantı kuruyor, seyrederken renklerin büyüsüne kapılıyor ve bize ne fısıldadıklarını dinliyoruz aslında.

Renk formuna bürünen ışığın bedenimizde yarattığı değişiklikleri fark etmeye başlıyoruz belki de… Eski zamanlarda şifacıların ve ayurveda pratiğini uygulayanların uzun süredir bildiği gibi, renklerin, bizlerin fiziksel, duygusal ve ruhsal sağlığını ne kadar etkilediğini hissediyoruz.

Özellikle son yıllarda renklerin, bireylerin o anki ruh hali ve günlük modunu etkilediği tezinden yola çıkan dekorasyon projelerinde mimarların, arzu edilen etkiyi yaratmak için renkleri nasıl kullandıklarını incelediğimizde ortak bir dil keşfediyoruz.

Bugün renk terapisi olarak da bilinen kromoterapi, bedensel titreşimlerimizin bizlere sağlık ve harmoni sunan frekanslara uyarlanmasına verilen bilimsel isim olarak biliniyor. Akupunktur gibi birçok eskiye dayalı şifa pratiğinde kullanılan renk terapisi yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişe sahip. Özetle kromoterapiye göre günlük hayatta karşımıza çıkan her renk zihnimize bir uyarı göndererek hormonal sistemi harekete geçiriyor; bazı renkler bu sistem vasıtasıyla bizleri daha aktif kılarken, bazıları ise sakinleştirici bir etki yaratıyor.

Bu nedenle yaşam alanımızda kullandığımız renkleri seçerken o alanda yaratmak istediğimiz duyguya odaklanmalı, evde, ofiste veya bahçemizde kullandığımız mobilya veya dekoratif obje seçimlerinde sıcak ve soğuk renk dengesini kurgularken bizde yarattığı etkileri dinliyor olmalıyız.

Renklerin dünyasında var olan bu sözsüz iletişime daha yakından bakmak isteyenler için, iyi yaşam paletimize yansıyan renkleri ve etkilerini aşağıda sıraladık;

 

Kırmızı

Güç ve cesaretin sembolü haline gelen renk kırmızı, aynı zamanda yüksek enerji ve aşkın da bir ifade biçimi olarak bilinir. Evlerde, yemek odasında kullanıldığında iştah açıcı bir etki yarattığını söyleyebiliriz. Kırmızı yer aldığı alanlarda sıcak bir etki yaratırken, yoğun kullanımı fazla uyarıcı bir etki bırakabilir. Bu nedenle bugünün iç mimarları çoğunlukla kırmızı rengi oldukça ufak dozlarda, kimi zaman bir yüksek iskemlede kimi zaman da güçlü bir objede kullanarak üzerinde çalıştıkları mekanda canlılık hissi yaratmayı tercih etmekteler.

 

Mavi

Tüm kültürlerde tartışmasız en favori renklerden biri olan mavi, gökyüzü, okyanuslar ve denizler vasıtasıyla bıraktığı etki sayesinde dinginlik ve güveni temsil etmekte.

Sofistike duruşu ile bulunduğu alanlara uyum sağlayan soğuk mavi tonları şehir yaşamının vazgeçilmezlerinden. Mavi, doğru dozda sıcak renklerle kombinlendiğinde, yaşam alanlarımızda taze ve çağdaş bir etki bırakacaktır.

Oturma odalarında sıklıkla tercih edilen mavi tonları, beyaz renk ile birlikte kullanıldığında bizlere Yunan adalarında hissettiğimiz dinlendirici ve elegan etkiyi sunacaktır.

 

Sarı

Yaratıcılık, canlılık ve neşeyi çağrıştıran sarı renk adeta genç enerjinin güçlü bir sembolü gibidir. Kullanıldığı mekanlarda tıpkı kırmızı renk gibi domine eden bir etki yaratmaması açısından titizlikle uygulanması gereken renklerden biridir. Özellikle ajanslar, sanat atölyeleri veya buna benzer yaratıcı çalışma alanlarında tercih edilen sarı, kimi zaman masa üzerinde kullanılan bir çiçekte, kimi zaman mini bir puf formunda alanın enerjisini yükseltecek güce sahiptir.

 

Yeşil

Ve geldik toprak ananın kucakladığı en derin renk; yeşile…

Gözlerimizi dinlendirirken, eş zamanlı olarak bizlere harmoni ve dengeyi anımsatan yeşil, yaşam alanımızda kendimizle kalmayı seçtiğimiz köşelerde kullanılmak için oldukça uygun bir renk. Birçok kültürde parayı da sembolize eden yeşil, varlık içinde bir yaşam için bilinçaltı mesajlar sunarken, iyi yaşamın her boyutunda vazgeçilmezimiz olmaya aday. Özellikle bahçe ve teras gibi dış mekanlarda birbiriyle eşleşen yeşil katmanlara yer açmak, dingin ve öz şefkat sunan bir atmosfer yaratıyor.

 

Turuncu

İnsanda evdeymiş hissi yaratan renklerden biri olan turuncu, toprak anayı çağrıştıran tonlarıyla hasat sezonunun olmazsa olmazlarından.

Ev dekorasyonunda ilk akla gelen renklerden biri olmamakla birlikte, doğru miktarda kullanıldığı alanlarda samimi bir duygu uyandırdığını sanırım hiçbirimiz inkar edemeyiz. Özellikle sonbahar mevsiminde, oturma odasında yer vereceğimiz balkabağı rengi bir koltuk şalı soğuk tonlarda bir kanepenin üzerinde yer aldığında daha sıcak bir atmosfer yaratırken, yemek masasının etrafına yerleştirilmiş iskemlelerinin sırtında kullanılan bir turuncu tonu salona ilk girdiğiniz anda sizi kendine çekebilir.

İlgili Başlıklar