26 Aralık 2021

Hasat Zamanı

RÖPORTAJ: ESRA BEBEK

harvest kaplankaya

Bu kez Kaplankaya Six Sensesda geçtiğimiz Ekim ayında gerçekleşen dört günlük Harvest etkinliğinden bahsederek söze başlamak istiyorum.

Son dönemin popüler kavramlarından biri haline gelen iyi yaşam temasını bambaşka bir bakış açısıyla yeniden tanımlayan bu dört günlük buluşma; tabiri caiz ise zihnimin sınırlarını aşmama yardımcı olurken; ruh beden ve zihin bütünlüğü sunan pratiklerle kendimi derinden keşfetmeme olanak sundu.

Seçimlerimiz konusunda bizleri farkındalığa davet eden Mitra Manesh, sizi nefese dair büyüleyici bir yolculuğa çıkaran Lisa de Narvaez, sabah saatlerinde bedeni canlandıran hatha pratiği ile Steph Jaksch, yeni nesil antropolog Jason Silva, doğanın gizli reçetelerine dair bilgiler sunan Tricia Eastman, ışığın dansını yansıtan Amber Joy Rava ve ses terapisti Katarina ve Toygun Sözen gibi birçok değerli ismi ve dünyalarını yakından tanıma fırsatı elde ettiğim için çok şanslı hissettim. Söyleşi ve pratiklerin yanı sıra, eşsiz müzik performansları, sağlıklı menü alternatifleri ve özellikle Harvest topluluğunu oluşturan tüm katılımcıların samimiyeti ve açık iletişimi sayesinde kalbim yeniden sevgi ve umut doldu.

5. Edisyonu 11 – 15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek olan bir sonraki Harvest etkinliğini deneyimlemenizi içtenlikle tavsiye ederken; Harvest buluşmalarının yaratıcıları sevgili Burak Öymen ve gezgin ruh Roman Carel ile etkinliğin felsefesine dair yaptığımız samimi söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz. 

harvest kaplankaya

E: İtalyan tasarımcıların mantrası haline gelen fikirlerin objelere dönüştüğü söyleminden yola çıkarsak, ben de tıpkı fikirler gibi hayallerin gerçeklere dönüştüğüne inananlardanım. Bu bakış açısıyla bize Harvest Kaplankaya hayalinizi ve doğum hikayesini anlatır mısınız?

R & B: Harvest; iyi yaşamın sınırlarını, doğanın eşsizliğini ve bu temalarla süregelen ilişkimizi keşfetmek amacıyla Kaplankaya’da samimi bir buluşma fikri olarak ortaya çıktı. 

E: Harvest Kaplankaya topluluğunu tanımlayan ruhu ve ardındaki felsefeyi nasıl tanımlarsınız? Öte yandan bu buluşmalar için Kaplankaya’nın coğrafi olarak efsunlu bir yer olduğunu düşünüyor musunuz?

R & B: Harvest ruhu; özde yaşamlarımızı derinden etkileyen ancak hakkında pek de konuşulmayan konuları derinden keşfetmeyi içinde barındırıyor diyebiliriz. Felsefesi ise, bu konular hakkında var olan tabu veya zihinsel bariyerlerimizi ortadan kaldırmaya odaklanıyor. Örneğin, zihinsel anlamda iyi olma olma halinin bütünsel sağlığımız üzerinde ciddi bir payı vardır fakat bu konu halk arasında pek de sık konuşulmaz. Korkularımız, hassasiyetlerimiz ve güvensizliklerimiz konusunda çoğu zaman çekinir ve bu duyguların üzerini örterek; kendimize ve dış dünyaya potansiyelimizin oldukça kısıtlı bir miktarını sunarız. Harvest’ın hedeflerinden biri de; bu kişisel limitlerin ötesine geçerek, tam anlamıyla iyi olma halinin ne anlama geldiğini araştırmak olduğunu düşünüyorum.

Kaplankaya; Harvest için bir buluşma noktası niteliği taşımanın yanı sıra, farkındalıklı bir yaşama dair anlamlı bir felsefeye de ev sahipliği yapıyor. Kaplankaya’da sizi içine alan uçsuz bucaksız doğa, koruma altındaki kıyı şeridi ve her şeyden öte varoluş hali sanki doğanın ve bizlerin birbiriyle olan bağlantısının altını çizer nitelikte. Kaplankaya sakinleri ise; bu düşünceler okulunun üyeleri olarak, bu niyeti düzenli olarak yaşama taşırlar.

E: Hayatta her şeyin bir varoluş nedeni olduğuna inananlardanım. Bizler, etraftaki ağaçlar ve her şey… Size göre Harvest Kaplankaya buluşmalarının varoluş nedeni ne olabilir?

R & B: Harvest kendimiz, içinde yaşadığımız toplum ve evren için daha iyi bir gelecek yaratmayı temsil ediyor diyebilirim. 4 gün boyunca süregelen etkinliklerin birlikteliği, atölye çalışmaları, söyleşi ve pratikler adeta bir dönüşüm sürecini tetikliyor.

harvest kaplankaya

E: Neşe bulaşıcıdır. Bir Harvest katılımcısı olarak kalben şunu söyleyebilirim ki, etkinliğin süregeldiği 4 gün boyunca sevgi, neşe ve iyilikle çevrili olduğumu hissettim. Bu duyguları yaşatmayı başarabilen bir topluluk ve etkinlik yaratabilmiş olmanızın arkasındaki sırdan bahsedebilir misiniz?

R & B: 2019 yılı Ekim ayında gerçekleştirdiğimiz Harvest Kaplankaya etkinliğinde sahne alan Stanford Üniversitesi Nörobilim uzmanlarından Andrew Huberman’ın aktarmış olduğu gibi; düşünce ve duygularımız beynimizde alışkanlık döngüleri oluştururlar. Negatif düşünceler daha fazla negatifliği çağırırken, pozitif düşünceler daha olumlu düşünceler oluşturur ki; bu pozitifliğin daha çok pozitif motif ürettiği bir desen yaratır. Çoğu zaman olumlu düşünce alışkanlığı yaratmak; negatif düşünceye kapılmaktan daha zor görünebilir; ancak gerçek anlamda buna niyet ettiğimizde birçok şeyi değiştirebiliriz. Pozitif duygu ve düşüncelere örnek olarak verebileceğimiz empati, şükran, alçak gönüllülük, cömertlik gibi haller kendini gerçekleştirme, bolluk ve neşe gibi olumlu titreşimleri de beraberinde getirir.

E: Ünlü yazar Paulo Coelho’nun Okçunun Yolu isimli eserinde yer verdiği gibi evrende her şey döngüseldir. Bu döngüde, hedefinize ulaştığınızda hemen ardında bir diğeri belirir. Sizler bir sonraki hedefinize doğru ilerlerken kimi zaman bir önceki dönemecin öğretilerinden faydalanırsınız. Harvest Kaplankaya’yı bir serüven serisi olarak nitelendirirsek, şimdiye kadar bu güzel buluşmalardan neler öğrendiğinizi bizimle paylaşır mısınız? 

R & B: Bizler Harvest’ın hem küratörleri hem de katılımcılarıyız diyebiliriz. Kendi kişisel gelişimimiz için çok fazla şey alırken, yaşam serüvenimizin bizleri getirdiği bu noktada inanılmaz şanslı olduğumuzu hissediyoruz. Yaşam bir yolculuk ve bu yolculukta Harvest’da tam da olması gereken yerde. Her dönemeçte; öğrenmeye açık kalmayı seçerek, sınırları keskin olmayan, esnek bir yol haritasıyla kolektif merakımızı besleyerek ilerlediğimizi söyleyebiliriz.

harvest kaplankaya

E: Oluşturduğunuz programa baktığımızda entelektüel ve spiritüel anlamda söyleşi ve pratiklerin mükemmel bir dengesini görüyoruz. Temayı ve konuşmacıları belirlerken nelere özen gösteriyorsunuz?

R & B: Bizler Harvest’ı her zaman süregitmekte olan bir seri davet olarak düşünüyor ve bir sonraki buluşmayı, bir öncekinin kaldığı yerden devam edecek şekilde tasarlıyoruz diyebilirim. Özetle, Harvest her bir buluşmada biriktirdiğimiz bilginin bir araya getirildiği bir öğrenim deneyimi adeta.

Tüm pratikler bu dört gün boyunca kendimizi topraklayabilmemize yardımcı olacak şekilde tasarlanıyor. Böylece her birimiz kendimizi yansıtan bilgileri özümseyebildiğimiz kadar fazla özümsemek için içimizde alan açıyoruz.

E: Ve esas soru geliyor. Bize bir sonraki Harvest Kaplankaya buluşmasından biraz bahseder misiniz? Ne zaman ve nasıl bir içerik planlıyorsunuz? Özel bir konuk bekliyor muyuz?

R & B: Harvest Kaplankaya 5. Buluşması 11 – 15 Mayıs 2022 tarihlerinde Kaplankaya’da olacak. Bu kez yine kendimizden yola çıkarak; travmayı radarımıza alıyor, travmanın nedenlerine ve yarattığı etkilere odaklanmayı planlıyoruz. Öte yandan kendimizi travmalardan özgürleştirerek, iyileştirme yollarını keşfe çıkıyor olacağız.

Topluluk olarak; olumlu ilişkiler geliştirme, samimiyet ve açık iletişim kurma yollarını araştırırken; başarıda neşenin ve diğerlerine sunduğumuz faydanın payına bakacağız. Son olarak; global ölçekte birbiriyle uyum, bağ ve harmoni içinde yaşayan bir dünya için geleceği keşfe çıkarak, bugün yapılması gerekenleri tanımlamaya çalışacağız.

E: Son olarak Harvest Kaplankaya projesi ile ilgili  gelecek hayalleriniz neler?

R & B: Bizim için Harvest kendi başına bir rüya. Bu platformu büyütmeye devam ederken, serüvenin bizi nereye götürdüğünü hep birlikte yaşayarak göreceğimize inanıyoruz.

ETİKETLER: HARVEST KAPLANKAYA , BURAK ÖYMEN , ROMAN CAREL