Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Özgüven eksikliği kariyerinizi nasıl etkiliyor? Kendi becerilerinizden şüphe etmenin kariyer yolculuğunuzdaki etkilerini ve özgüveni güçlendirmenin yollarını keşfedin.
Yeterince deneyimli, yetkin ve başarılı olduğunuz halde yeni bir pozisyona başvuracağınızda, terfi ihtimaliyle karşılaştığınızda ya da önemli bir toplantıda söz almanız gerektiğinde içinizden “Acaba hazır mıyım?” diye geçiriyor musunuz? Kariyerin önündeki en büyük engel yetenek ya da deneyim eksikliği değil, kişinin kendi kapasitesinden şüphe etmesi olabilir.
Özgüven eksikliği olarak tanımlanan bu durum, sahip olduğumuz becerilerle onları nasıl değerlendirdiğimiz arasındaki farkı ifade ediyor. Bir işi başarıyla tamamlayabilecek deneyime sahipken daha fazla hazırlık yapmanız gerektiğini düşünüyor, bir fırsata başvurmak için tüm kriterleri karşılamayı bekliyor veya başkalarının sizden daha yetkin olduğunu varsayıyor olabilirsiniz. Özgüvenli olmak, doğuştan sahip olunan ya da hiç sahip olamayacağınız bir özellik değil; deneyimle ve pratikle geliştirilebilen bir beceri.
Özgüven eksikliği çoğu zaman mükemmeliyetçilikle birlikte ilerliyor. Bir fırsatı değerlendirmeden önce yüzde 100 hazır olmayı beklemek, harekete geçmeyi sürekli ertelemeye neden olabilir. Yeni bir pozisyon, sunum ya da proje için her şeyi önceden bilmek gerekmiyor. Kendinize “Bunu kusursuz yapmak zorunda mıyım, yoksa şu anda yeterince iyi bir noktada mıyım?” diye sormak, beklentiyi yeniden çerçevelemenize yardımcı olabilir.
Kendinizle ilgili varsayımlar, zaman içinde gerçeklerden daha ikna edici hale gelebilir. “Bu pozisyon için yeterince deneyimli değilim” veya “Benden daha iyi adaylar vardır” gibi düşünceler belirdiğinde, bunları somut verilerle karşılaştırmayı deneyin. Daha önce benzer bir sorumluluğu üstlendiniz mi? Zor bir görevin üstesinden geldiniz mi? Aldığınız olumlu geri bildirimler neler söylüyor? Özgüveni güçlendiren şey, her şüpheyi susturmak değil; şüpheyle gerçek arasındaki farkı görebilmek.
Özgüven her zaman harekete geçmeden önce gelmeyebilir. Bir adım attıktan sonra da oluşabilir. Başvurmayı düşündüğünüz bir pozisyona başvurmak, fikrinizi bir toplantıda paylaşmak veya sizi zorlayan bir projeye gönüllü olmak, yalnızca kariyeriniz açısından değil, kendi kapasitenize duyduğunuz güven açısından da bir deneyim yaratabilir. Sonucun ne olacağından çok, o süreçte kendiniz hakkında ne öğrendiğinize odaklanmak baskıyı azaltabilir.
Kariyer yolculuğunda dışarıdan gelen geri bildirimler, kendi güçlü yanlarımızı görmemize yardımcı olabilir. Size güvenen, gelişiminizi destekleyen ve gerektiğinde güçlü olduğunuz noktaları hatırlatan insanlarla kurduğunuz ilişkiler, kendinizle ilgili algınızı da etkileyebilir. İhtiyaç duyduğunuz şey daha fazla kanıt değil, zaten sahip olduğunuz becerileri size hatırlatacak bir bakış açısı olabilir.
Kariyerinizde bir sonraki adımı atmak için her şeyden önce kendinizi tamamen hazır hissetmeniz gerekmiyor. Şüphe duymak, yetersiz olduğunuz anlamına gelmediği gibi, özgüvenli olmak da hiç şüphe duymamak anlamına gelmiyor. Şüpheye rağmen sahip olduğunuz deneyim ve becerileri görebilmek ve bunların sizi nereye götürebileceğini denemeye izin vermek kariyerinizde yeni bir alan açabilir.

