Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Fantastikten psikolojik gerilime, edebiyat uyarlamalarından süper kahraman noir’larına… 2026’da izleyebileceğiniz yabancı yapımları ve Türk dizilerini keşfedin.
2026 diziler açısından daha derin hikayelerin yılı olmaya aday. Fantastik evrenler bu kez karakterlerin iç çatışmalarıyla genişliyor, edebiyat uyarlamaları romantizmi yeniden tanımlıyor, suç anlatıları ise görkemli twist’ler yerine psikolojik ağırlığı tercih ediyor. Kimi diziler alıştığımız evrenlere yeni bir kapı aralarken, kimileri tekinsiz atmosferi ve karakter odaklı anlatımıyla izleyiciyi içine çekiyor.
Game of Thrones’un büyük savaşlarının ve ejderhalarının çok öncesinde geçen bu hikaye, Westeros’un daha sade ama bir o kadar kırılgan bir dönemine odaklanıyor. Ser Duncan the Tall (Dunk) ve genç yaveri Egg’in yolculuğu üzerinden ilerleyen dizi, kahramanlık fikrini sorgulayan bir anlatı kuruyor. İktidar oyunlarından çok vicdan, sadakat ve “iyi biri olmanın bedeli” üzerine düşünen bir Westeros portresi çiziyor. Büyük laflar etmeyen ama uzun süre akılda kalacak türden bir dizi.
Jane Austen’ın defalarca uyarlanan klasiği, bu kez daha incelikli bir tempoyla ekrana geliyor. Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy arasındaki gerilim, sadece romantik bir çekim değil; sınıf, statü ve bireysel özgürlük tartışmalarının da taşıyıcısı. Yeni uyarlama, dönemin estetiğini korurken kadınların arzularını ve öfkesini daha görünür kılıyor. Kısacası nostaljik ama bugüne göz kırpan bir Austen yorumu.
Patricia Cornwell’in efsanevi karakteri Kay Scarpetta, adli tıp laboratuvarındaki bir uzmandan çok daha fazlasını temsil ediyor. Dizi, adli soruşturmaları merkezine alırken Scarpetta’nın zihinsel yükünü, yalnızlığını ve mesleğinin bedelini de görünür kılıyor. Soğukkanlı bir suç anlatısı bekleyenleri tatmin ederken, karakter derinliğiyle de öne çıkıyor. CSI temposundan çok, psikolojik gerilime yakın duran bir çizgide.
Rooster erkeklik, güç ve şiddet döngüsünü merkeze alan sert bir drama. Modern bir western hissi taşıyan dizi, aile içi çatışmalar ve bastırılmış öfke üzerinden ilerliyor. Karakterler çoğu zaman doğruyu yapmaktan çok hayatta kalmaya çalışıyor; bu da diziyi rahatsız edici ama dürüst kılıyor. Sessiz anların, bakışların ve yarım kalan cümlelerin bol olduğu bir anlatı.
DC evreninin en “yetişkin” işlerinden biri olmaya aday. Lanterns, süper güçlerden çok soruşturma ve ahlaki ikilemler üzerine kurulu bir hikaye anlatıyor. Kozmik ölçekte bir polisiye izlerken, karakterlerin kişisel karanlık yönlerine de yakından bakıyoruz. Süper kahraman yorgunluğu yaşayanlar için bile cazip olabilecek kadar kontrollü ve atmosferik.
1930’ların Amerika’sında geçen bu alternatif Spider-Man hikayesi, klasik süper kahraman anlatısını tamamen tersyüz ediyor. Siyah-beyaz estetik, sisli sokaklar ve yozlaşmış bir şehir… Peter Parker burada bir kurtarıcıdan çok, kendi ahlakıyla boğuşan bir dedektif gibi. Noir sinemayı sevenler için, stil ve atmosfer açısından oldukça güçlü bir iş.
Bir arkadaşlık hikayesi gibi başlayıp yavaş yavaş psikolojik bir gerilime dönüşen Imperfect Women, kadınlar arasındaki bağların ne kadar kırılgan olabileceğini sorguluyor. Suç, suçluluk ve bastırılmış öfke temaları ince ince işleniyor. Büyük twist’lerden çok, küçük çatlakların büyümesini izlediğimiz bir dizi. Sessiz, rahatsız edici ve oldukça gerçek.

Orhan Pamuk’un dünyaca ünlü romanından uyarlanan dizi, 1970’lerden itibaren İstanbul’un sınıfsal ve duygusal haritasını çıkarıyor. Kemal ile Füsun’un takıntılı aşkı, hafıza ve zaman kavramlarıyla iç içe ilerliyor. Selahattin Paşalı, Eylül Lize Kandemir, Oya Unustası ve Tilbe Saran’ın yer aldığı dizi, 13 Şubat itibarıyla yayında.

Bir borç meselesiyle başlayan karşılaşma, iki yabancıyı ahlak, güç ve aşk üzerine yeniden düşünmeye zorlar. Tefeci bir ailenin tahsilatçısı Kemal ile senaryo yazarı Afife’nin hikayesi, alışıldık romantik anlatıların dışına çıkıyor. İbrahim Çelikkol, Emine Meyrem ve Yasemin Kay Allen kadroda.

İlk sezonuyla Türkiye’de sınıf, inanç ve kimlik tartışmalarını derinleştiren dizi, ikinci sezonda karakterlerin iç dünyalarına daha da yaklaşıyor. Sessiz çatışmalar, söylenmeyen cümleler ve tanıdık kırılmalar geri dönüyor.

Hayatını derinden sarsan bir ilişkinin ardından Leyla, geçmişiyle boğuşurken beklenmedik bir yakınlıkla karşılaşır. Bu kez aşkı da hayatı da kendi kurallarıyla yaşamaya kararlıdır. Dizi, modern ilişkilerin duygusal yükünü samimi bir yerden anlatmaya devam ediyor.

Gizemli bir vaka, dağılmış olan Mezarlık ekibini yeniden bir araya getiriyor. Önem’in beklenmedik dönüşüyle soruşturma, ekip için kişisel ve sarsıcı bir sürece evriliyor. Polisiye dozunu yükselten, karanlık bir sezon.
Gizemli bir hazine haritası ortaya çıktığında Asım Noyan ve ekibi, bu kez uluslararası rakiplerin de dahil olduğu tehlikeli bir yarışın içine sürüklenir. Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ, Demet Akbağ, Ezgi Mola ve Uraz Kaygılaroğlu’nun yer aldığı dizi, yılın en eğlenceli yapımlarından biri olmaya aday.
Doğum sonrası ara verdiği ressamlığa dönmek isteyen Funda’nın hayatına giren bakıcı Nazlı, görünenden çok daha fazlasını saklamaktadır. Elçin Sangu, Ozan Dolunay ve Melis Sezen’in başrollerinde olduğu dizi, tutku, sadakat ve kimlik üzerine gerilimli bir oyun kuruyor.
Bir kasabada işlenen bir genç kız cinayeti, yıllar sonra geri dönen ünlü bir gazeteciyi geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Suç kadar, hafıza ve bastırılmış sırlar da hikayenin merkezinde.

Ayvalık’a dönen Ada'nın yaptığı bu yeni bir başlangıç, geçmişten gelen bir temasla yön değiştirir. Sevgi aile kurma hayalini, Leyla ise ilişkisini sorgulamaya cesaret eder. Dizi, iyileşme ve bağ kurma temasını bu sezon daha derin bir yerden ele alıyor.