Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


1–11 Mart’ta Gülhane Sarnıcı’nda gerçekleşen Kolektif “Yol” sergisi, Mina’nın Çocukları projesi kapsamında hayata geçirilen “Kor” enstalasyonu ile bireysel yolculukla kolektif bilinci buluşturuyor.
1 – 11 Mart tarihleri arasında Gülhane Sarnıcı’nda gerçekleşecek Kolektif “Yol” sergisi, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) İstanbul Şubesi bünyesindeki Mina’nın Çocukları Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında sanatseverlerle buluşuyor.
Bu yılki sergi, dernek bünyesinde yetişen mimarlık mezunu genç sanatçının mekâna özgü enstalasyonunu odağına alıyor. Genç sanatçı, mekânla kurduğu kavramsal ilişki üzerinden bireysel deneyimini ve katmanlarını görünür kılıyor.
Sergide yer alan mekânsal enstalasyon “Kor”, bireyin kendi benlik arayışındaki sonsuz alternatif yolların kolektif bilinçle nasıl iç içe geçtiğini araştırıyor. Mina’nın Çocukları Projesi ile kurulan güçlü bağ, çalışmanın kavramsal temelini oluşturuyor.
Genç sanatçının, Mina’nın Çocukları Projesi’ne yapılan bağışlar ve oluşturulan fonlar aracılığıyla sağlanan seyahat bursu kapsamında gerçekleştirdiği uzun yolculuk; farklı coğrafyalarda edinilen tanıklıklar, karşılaşmalar ve kurulan bağlar üzerinden enstalasyonun ritmik, soyut anlatısını besliyor. Bu üretim süreci, bireyin yalnızca kendi yolunu değil; kolektiften aldığı güçle yeniden kurduğu varoluş alanını da görünür kılıyor.
Mimarlık disiplininden gelen bakış açısı, mekânı yalnızca bir sergileme alanı değil; deneyimlenen, dolaşılan ve düşünsel olarak katman katman açılan bir yapı olarak ele alıyor. “Kor”, izleyiciyi edilgen bir gözlemci olmaktan çıkararak, kolektif bir yolun parçası olmaya davet ediyor.
Yüzyıllar boyunca yaşamın kaynağı suyu biriktiren Gülhane Sarnıcı, birleşen yolları bir karşılığı olarak serginin anlatısını güçlendiriyor. Kamusal alanda gerçekleşen sergi, sanatın erişilebilirliğini ve kentle kurduğu doğrudan teması tarihi yarımadada ön plana çıkarıyor.
Kolektif “Yol”, kapalı bir galeri bağlamı yerine, kent yaşamının içinde yer alan kamusal bir mekânda izleyiciyle buluşarak; sanatın kolektif deneyim üretme kapasitesini yeniden hatırlatıyor.