Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Emily in Paris dizisinin başrolünde yer alan Lily Collins, Audrey Hepburn olmaya hazır
Netflix’te yayınlanan Emily in Paris dizisiyle akıllara kazınan Lily Collins, Hollywood’un en ikonik figürlerinden Audrey Hepburn’ü canlandırmaya hazırlanıyor. Film, Hepburn’ün 1961 yapımı kült klasiği Breakfast at Tiffany’s’in perde arkasını ve yapım sürecindeki dramatik kırılma anlarını odağına alacak.
Projenin henüz adı açıklanmadı. Film, gazeteci ve yazar Sam Wasson’ın çok satan kitabı Fifth Avenue, 5 A.M.’den uyarlanıyor.
Film, Collins’in kurucu ortaklarından olduğu Case Study Films tarafından geliştiriliyor. Projede ayrıca Imagine Entertainment ve yapımcı Scott LaStaiti yer alıyor. Imagine adına yapımcılığı Brian Grazer üstlenirken, şirketin kurucularından Ron Howard da projeye destek veren isimler arasında bulunuyor. Yürütücü yapımcılar arasında Marc Gilbar, Joyce Choi, Sam Wasson, Brandon Millan ve Michael Shamberg de yer alıyor.
Uyarlama senaryosu, Apple TV+ için çekilen ve eleştirmenlerden övgü alan Peabody ödüllü Dickinson’ın yaratıcısı Alena Smith imzası taşıyor. Kendisi ayrıca FX’in yakında yayınlanacak mini dizisi Cry Wolf’ta yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yönetmen ise henüz açıklanmadı.
Film yalnızca Audrey Hepburn’ün hayatını anlatan klasik bir biyografi olmayacak. Odağında, Breakfast at Tiffany’s’in sancılı ve tartışmalı yapım süreci yer alıyor. Breakfast at Tiffany’s romanının yazarı Truman Capote’un, film uyarlamasında Holly Golightly rolü için ısrarla Marilyn Monroe’yu istemesi, ancak filmi çekecek olan Paramount Pictures’ın bu tercihe karşı çıkarak Hepburn’ü seçmesi, dönemin en büyük gerilimlerinden biri olarak ele alınacak. Capote’un bu karara açıkça karşı çıkması ve Hepburn’ün seçiminin yanlış olduğunu savunması da hikayenin dramatik unsurları arasında.
Bunun yanı sıra, filmin Amerika’daki kadın imajını, cinsellik algısını ve moda dünyasını nasıl dönüştürdüğü de anlatının önemli bir parçası olacak. Holly Golightly'nin toplumda yarattığı etki, bu karakterin dönemin muhafazakar bakış açısıyla çatışması ve Paramount Pictures’ın onu daha masum göstermek için yürüttüğü halkla ilişkiler stratejileri de işlenecek. Ayrıca Beşinci Cadde’deki Tiffany & Co. mağazası önünde çekilen ikonik açılış sahnesi sırasında yaşanan teknik aksaklıklar ve neredeyse ölümle sonuçlanacak set kazası gibi perde arkası detaylara da yer verilecek.

Fotoğraf: Alamy Stock Photo
Şu an için yalnızca Lily Collins’in Audrey Hepburn rolünde yer alacağı kesinleşti. Filmde yazar Truman Capote, yönetmen Blake Edwards ve efsanevi kostüm tasarımcısı Edith Head gibi kilit isimlerin de karakter olarak yer alacağı belirtiliyor. Ancak bu rolleri hangi oyuncuların üstleneceği henüz açıklanmadı.
Proje şu anda geliştirme aşamasında bulunuyor. Çekim takvimi ve vizyon tarihi henüz duyurulmadı. Yönetmenin ve diğer oyuncuların açıklanmasının ardından prodüksiyon sürecine girilmesi bekleniyor.
Breakfast at Tiffany’s, beş Oscar adaylığı elde etmiş; En İyi Müzik ve En İyi Şarkı ödüllerini kazanmış ve 2012’de ABD Ulusal Film Arşivi’ne alınmış bir klasik. Audrey Hepburn daha önce 2000 yapımı The Audrey Hepburn Story’de Jennifer Love Hewitt tarafından canlandırılmıştı. Ancak bu yeni proje, doğrudan filmin yapım sürecine ve Hollywood’un Altın Çağı’ndaki güç dengelerine odaklanması bakımından farklı bir yerde duruyor.
Collins hâlihazırda Netflix’in küresel hit’i Emily in Paris ile geniş bir izleyici kitlesine ulaşıyor. Moda ile güçlü bağı olan bir karakterden, sinema tarihinin en büyük stil ikonlarından birine geçiş yapması, kariyerinde yeni bir dönüm noktası olabilir. Bu film, yalnızca bir yıldızın portresi değil; Hollywood’un stüdyo sistemi, şöhret kültürü ve kadın temsili üzerine de güçlü bir anlatı vadediyor.


