Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Geçmişi inkar etmeden bugünü sahiplenen mücevher dili... Boşanma yüzüklerinde yeni tasarım trendlerini inceliyoruz.
Aşk hayatındaki dönüm noktalarını işaretlemek için yüzyıllardır mücevhere başvuruluyor. Nişan yüzükleri, alyanslar, yıldönümlerinde verilen sonsuzluk yüzükleri ya da doğum sonrası annelere armağan edilen özel mücevherler… Hepsi bir duygunun, bir evrenin simgesi. Ancak ilişkiler kadar bu sembollerin anlamı da zamanla değişiyor.
Bugün evliliklerin neredeyse yarısının boşanmayla sonuçlandığı bir dünyada, özellikle nişan yüzüğünün kaderi daha fazla sorgulanıyor. Artık eldeki seçenekler sadece yüzüğü saklamak, farklı bir parmakta takmak, çocuklara bırakmak ya da satmak değil. Son dönemde yükselen yeni bir yaklaşım var: Yüzüğü dönüştürmek. Ve bu dönüşüm, ayrılığı bir kayıp değil, bilinçli bir geçiş olarak yeniden tanımlıyor.
Bu yaklaşımın popüler kültürdeki en görünür örneklerinden biri stil ikonu Rachel Zoe. Uzun yıllar süren evliliğinin ardından, ikonik pırlanta yüzüğünü yeni hayatını yansıtan bir tasarıma dönüştürmeyi seçti.

Fotoğraf: @rachelzoe
Eski yüzüğündeki taşları bambaşka bir kompozisyonda yeniden bir araya getirdi ve bunu açıkça boşanma yüzüğü olarak sahiplendi. Sosyal medyada paylaştığı bu yeni parça, ayrılık sonrası mücevherin nasıl bir güç nesnesine dönüşebileceğini de gösterdi.

Fotoğraf: @emrata
Aslında bu kavramın yüksek sesle konuşulmaya başlaması 2024’te Emily Ratajkowski’nin kendi yüzük hikayesini paylaşmasıyla hız kazandı. Eski nişan yüzüğündeki iki taşı ayırarak iki yeni yüzüğe dönüştürmesi, boşanmayı saklanması gereken bir deneyim olmaktan çıkarıp kişisel bir anlatıya dönüştürdü. Mücevherin biyografik bir nesne olduğunu hatırlattı.

Fotoğraf: drbarbarasturm
Bir başka örnekte ise ünlü dermatolog Barbara Sturm, eşi Adam Waldman’la olan ayrılığı resmen tamamlanmadan önce Jessica McCormack’e kendi boşanma yüzüğünü sipariş etti. Ekim 2025’te Instagram’da paylaştığı nihai tasarımda armut kesim pırlantayla tamamlanan, kalın ve burgu formunda bir altın yüzükle Emily Ratajkowski’yi ilham kaynağı olarak andı.
Mücevher tasarımcılarına göre burada asıl kırılma, boşanmanın anlamında yatıyor. Artık bu deneyim bir başarısızlık olarak değil, öz tanım ve yeniden yapılanma anı olarak okunuyor. Mücevher de bu yeni anlatının en güçlü araçlarından biri. Çünkü hem maddi hem duygusal değeri olan bir nesneyi dönüştürmek, geçmişi inkar etmeden onunla yeni bir ilişki kurmayı mümkün kılıyor.
Özellikle son yıllarda boşanma yüzüğü aramalarının artmasıyla birlikte, tasarımcılar da daha cesur taleplerle karşılaşıyor. Klasik, zarif ve gelin estetiğinden uzak; daha heykelsi, iddialı, hatta antik formlardan ilham alan yüzükler öne çıkıyor. Orta parmakta taşınan kalın yüzükler, yüzüğün artık bir ilişki statüsünü değil, kişisel gücü temsil ettiğinin altını çiziyor.
Bazı kadınlar ise yüzüğü; kolye, küpe ya da gösterişli bir yüzük gibi tamamen başka bir forma sokmayı tercih ediyor. Bu da eski hikayeyle yeni hayat arasında bilinçli bir mesafe yaratıyor. Aynı taşlar, bambaşka bir anlamla yeniden doğuyor.
Vogue editörü Laura Hawkins’in boşanma yüzüklerini ele aldığı yazıda aktardığı üzere, Doğu Londra merkezli mücevher tasarımcısı Rachel Boston son dört yıldır boşanma yüzüğü siparişleri üzerinde çalıştığını ve müşterilerin artık tamamen kişiye özel tasarımlar talep ettiğini söylüyor. “Müşteriler daha ayakları yere basan, günlük hayatın bir parçası olabilecek tasarımlara yöneliyor; kalın bantlar, heykelsi formlar ve her gün takılabilecek yüzükler öne çıkıyor,” diye açıklıyor. “Mühür yüzükleri ve geniş altın bantlar özellikle popüler.”
Chelsea merkezli mücevher tasarımcısı Jessie Thomas da bu gözlemi paylaşıyor: “Sarı ve beyaz altından, ağır kurgulu, büyük taşlı, iddialı parçalar sıkça karşımıza çıkıyor.” Beyrut merkezli, dördüncü kuşak mücevher evi Atelier Nawbar’dan Tania ve Dima Nawbar da benzer şekilde, büyük formlara duyulan bu ilgiyi doğruluyor. Yakın tarihli bir boşanma yüzüğü siparişlerinde, bir alyans ve nişan yüzüğündeki merkez pırlanta ile halo taşları, çerçeve (bezel) montürlü pırlantalarla parlayan, çakıl taşı formunda gösterişli bir kokteyl yüzüğüne dönüştürülmüş.
Bugün boşanma yüzükleri, pratiklikle sembolizmin kesiştiği yerde duruyor. Değerli taşları yeniden kullanmak ekonomik olarak her zaman mantıklıydı ama artık bu dönüşüm çok daha derin bir duygusal karşılık buluyor. Geçmişi onurlandırırken bugünü sahiplenen, kaybı değil evrimi anlatan bir jest olarak.
