25 Haziran 2021

Neden Artık Yüksek Topuklu Giyemiyoruz?

YAZI: JULİA HOBBS

DERLEYEN: DİDEM DİNÇSOY

Geçtiğimiz yıl başlayan karantina döneminin başından bu yana ilk defa topuklu ayakkabı giymeyi yakın zamanda denediyseniz, büyük ihtimalle ertesi gün alt bacaklarınızın arka kısmında sıkıntı verici bir his duydunuz. İçimizdeki en dayanıklı topuklu ayakkabı giyiciler bile “normal” ayakkabılara geri dönmekte zorlanıyor. Peki ama neden?

topuklu ayakkabıFotoğraf: Nagi Sakai Art Partner / Jamie Spence (Condé Nast)

“Topuklu ayakkabı giymenin en büyük sıkıntısı Aşil kirişinin sıkışıp kısalmasına neden olması” diye uyarıyor Margaret Dabbs. CEO ve kurucusu olduğu Margaret Dabbs London ayak klinikleri uluslararası kraliyet üyelerinin, en ünlü oyuncuların (kırmızı halı öncesi ve sonrası) ve podyumdan iner inmez süpermodellerin ayaklarının bakımından sorumlu. Şu sıralar Dabbs’ın kült hâline gelmiş “tıbbi pedikürü” revaçta; teşhis, temizlik ve ayak bakımını harmanlayan 45 dakikalık bir seans bu.

“Uzun bir aradan sonra tekrar topuklu ayakkabı giymeye başladığınızda Aşil kirişi tekrar uyum sağlayacaktır.” Topuklu ayakkabı giydikten sonra alt bacaklarınızın arkasında “spor gerginliği”ne benzer bir şey hissettiyseniz nedeni bu. Fakat topuklu ayakkabı giymeye gerçekten dönmek istiyor muyuz? Yoksa bu, yollarımızı temelli ayırmak için mükemmel bir fırsat mı?

Topuklu ayakkabılar ayaklarımızı nasıl etkiler?

Dabbs yüksek bir topuğun iyi hissettirici etkilerini ve “baldır kaslarınızı şekillendirmedeki rollerini” kabul etse de, Aşil kirişlerimiz üzerindeki olumsuz etkisi uzun bir sağlık sorunu listesinin yalnızca ilk maddesini oluşturuyor. Uzun süre giymek topuk dikenine neden olup (ayaktaki yumuşak dokunun iltihaplanması) duruş bozukluğuna yol açabilir.

Ayak parmaklarınızın köküne yüklenerek öne doğru eğilmek sırt ağrısına sebep olmakla birlikte iskelet üzerinde ikincil bir etki yaratabilir” diye açıklıyor Dabbs, Zoom üzerinden. Geçtiğimiz yılı uydurma bir masanın üzerine yerleştirilmiş bir dizüstü bilgisayar karşısında geçiren herkesin hatırlaması gereken bir bilgi bu. Diğer yan etkiler daha gözle görülür; “Baş parmağınızın üzerine binecek yükün artacağından nasırınız varsa daha da kötüleşecektir.”

topuklu ayakkabıFotoğraf: Adesuwa Aighewi, STYLEDUMONDE / Jamie Spence (Condé Nast)

Pandemiden evvel, dışarıda geçirdiğiniz uzun bir gecenin ardından kalan o parmak krampı hissini hatırlıyor musunuz? “Bilhassa ayak tarağı başlarının veya ayak parmaklarının kökünün altında korn ve sert deri gibi sorunlara yol açabilir. Ayak parmaklarınız sıkıştığında ve özellikle ucu sivri ayakkabılar giydiğinizde, baş parmağınız eğrilebilir ya da ayak tırnaklarınıza zarar verebilirsiniz ki bu durumun uzun vadeli etkileri olduğunu görüyoruz.”

Erkeklere oranla kadınların Morton nöromaya (ayak parmaklarının kökünde görülen bir tür sinir sıkışması) yakalanma ihtimali de daha yüksek. “Yalnızca ince ayakları etkiler ve uzun mesafelerde düz terlik giyildiğinde daha da kötüleşir. Sabah uyandığında son derece acı verici olabilir.”

Topuklu ayakkabılarımızdan temelli kurtulmalı mıyız?

Bu sorunun kısa cevabı “hayır” ama doğru topuklu ayakkabıyı seçmek ve bir zaman sınırlaması getirmek anahtar çözümlerden. “Dört santimetrelik bir topuk, hiç topuk giymemekten daha iyidir,” diye açıklıyor Dabbs. “Topuklu giydiğinizde Aşil kirişi kısalır fakat hiç topuk olmadığında da kiriş uzar. En ideali, iki uca da gitmemesini sağlamaktır.”

Ayağa aktarılan baskıyı yayarak azaltan ve daha sabit bir duruş sağlayan alçak ve geniş topuklu tasarımları tercih edin. Karantina öncesi topuklu ayakkabılarına rahatça dönmek isteyenler için Dabbs’in bir tavsiyesi var; “Ayak parmaklarınızın kökünde rahat bir dolgu olmasına dikkat edin.”

Peki ya zaman sınırı? “Benim tavsiyem dört saati geçmemeleri. Harika bir yere gidiyor ve topuklu ayakkabı giymek istiyorsanız -ki hepimiz bunun için sabırsızlanıyoruz- son ana kadar giymeyin ve gerektiğinden fazla ayağınızda tutmayın.”

Ayakkabı alma takıntısına sahip olanlar içinse iyi haber: Art arda farklı ayakkabılar giymek ayaklarımıza aynı sürtünme veya baskıyı uygulamamızı engelliyor.

Ayaklar için en sağlıklı ayakkabılar hangileri?

Ayakkabının tarzından bağımsız olarak, tüm uzmanlar aynı tavsiyede bulunuyor: “Hiçbir unsurda aşırıya kaçmamalı.” Bu kural gerek Birkenstock’larımız ve geri dönüş yapan sade takunyalarımız, gerekse Y2K düz terliklerimiz ve baş döndürücü Vivienne Westwood platformları için geçerli.

“Takunyaların en iyi yanı ayağınızın üstünü iyice sarıp destek sağlaması. Parmak kısmı da fazlasıyla geniş olduğundan sürtünme ve sıkışma riski, dolayısıyla sertleşmiş deri ve korn ihtimali azalıyor.” Birkenstock’lar da ayakları güzelce sararak sabitlik sağlıyor. Fakat çıplak ayakla uzun süre giymemekte fayda var çünkü ayakları susuz bırakabiliyorlar.

“Birkenstock giyen birini ayağına bakarak tespit edebilirim çünkü modelin arkasındaki çıkıntı sebebiyle topukları daha fazla yıpranıyor. Birkenstock’un ilk katmanı eridiğinde cildi nemsiz bırakıp çatlaklara sebep olabiliyor.”

Birkenstock’lar söz konusu olduğunda doğru numarayı giymek de çok önemli. “Uzunluk bakımından biraz bile kısa olsalar topuğun altında baskı hissediyorsunuz ve bu da sertleşmiş deriye ve çatlaklara neden oluyor.”

Geçtiğimiz yılı spor ayakkabılarla geçirdiyseniz parmaklarınızın uzun süre sıkışmasını önlemek adına ön kısmı daha geniş modellere geçiş yapabilirsiniz. Adidas by Stella McCartney’nin geniş spor ayakkabıları uzmanlardan tam not almasının yanı sıra tiril tiril yaz elbiseleriyle de çok hoş duruyor.

Sıcak havaların en kötü ayakkabı tercihi mi? Dabbs’in “felaket” olarak tanımladığı ince babetler.

Ev terlikleri de iyi haber değil

“Özensiz ayakkabılar sırf rahat oldukları için faydalı olduklarına inanırız. Fakat uzun vadede durum tam tersidir. Ayağı desteklemeyen ayakkabılar tüm kötü alışkanlıkları fenalaştırıp teşvik edecektir” diyerek uyarıda bulunuyor.

Geçtiğimiz yılı ayakkabısız geçirmeye karar verenler için de bir tavsiyesi var: Zemine dikkat edin. “Yumuşak yüzeylerde yürümek şüphesiz muhteşem hissettirir. Fakat [çıplak ayakla] devamlı sert zeminlerde yürümek Morton nöromasına neden olabilir.”

Ayak bakımını haftalık rutininizin bir parçası hâline getirin

“Önleyici bakım için diş hekimine veya göz doktoruna gideriz ama insanlar genellikle acımaya başlayana dek ayaklarını düşünmezler” diyor Dabbs Vogue’a. Bir uzmana görünebiliyorsanız görünün. “İstediğiniz ayakkabı ve sandaletleri giymenizi sağlayan ayaklar sunduğumuzu düşünürüm hep.”

Hâliyle, 18 santimetre topuklu Harris Reed x ROKER platform H-Boots’umuzu veya Bottega Veneta’nın kapitone terliklerini yakın bir dönemde atacağız gibi görünmüyor.

ETİKETLER: TOPUKLU AYAKKABI , WELLNESS , AYAK SAĞLIĞI , TREND