Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
Film yapım şirketi A24 ile Dior, iki yıl sürecek bir ortaklıkla sinema, tiyatro ve moda evrenlerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Modevi ile yapım şirketi arasında, Jonathan Anderson’ın bir süredir A24 filmlerinin bazılarında kostüm tasarımcılığı yapmasıyla birlikte gittikçe sıkılaşan bağlar kurulmuşu. Açıklanan işbirliği kapsamında Dior, A24’ün 2023 yılında New York’ta satın aldığı tarihî Cherry Lane Tiyatrosu’nun ana ortağı oluyor. Bunun yanı sıra Dior-A24 işbirliği kapsamında; sinema, moda ve tiyatroyu bir araya getiren programlar aracılığıyla; tanınırlığı olan, yükselişteki sanatçılar desteklenecek ve izleyicilerle canlı etkinliklerde buluşturulacak. Ortaklık kapsamında sinema ve tiyatro alanında çalışmak isteyen öğrenciler için de fırsatlar yaratılacak. Ortaklığın ilk etkinliği, Cherry Lane Theatre’ın A24 tarafından yeniden açılışının birinci yıl dönümünde, Jonathan Anderson’un kostümlerini tasarladığı Both Ends yapımının tek seferlik gösterimiyle gerçekleşecek.
Anderson bu işbirliğine vurguyla, bir markanın güncelin kültürel hafızasında yer etmesi gerektiğini ve sezonluk kırmızı halı görünümlerinin ve filmlerde gösterilen çantaların ötesine geçmesi gerektiğini belirtiyor. Bu noktada bu işbirliği de Dior’un Anderson döneminde Z kuşağına ve genç alıcılara yöneliminin bir başka örneği olarak karşımıza çıkıyor. Ortaklığın duyurusu da sosyal medyada trendler arasında yükselmeye devam ediyor. Kampanya filminde Sabrina Carpenter, Josh O’Connor, Drew Starkey, Camille Cottin ve Sophie Wilde, “Jonathan Anderson” rolünü almak için katıldıkları seçmelerde Anderson’u canlandırmaya, onun gibi davranmaya ve konuşmaya çalışıyorlar. Bu isimlerin, bu işbirliği için tasarlanan Dior A24 tişörtünü giymesiyle ortaya koyulan yaklaşım, yaratıcı bir iş ortaya çıkarıldığını genç kuşağa yönelik bir dille aktarıyor.

Fotoğraf: Isabel Marant
Isabel Marant, başrolünde Mathilda Gvarliani’nin yer aldığı 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyasını tanıtıyor. Paris’teki bir loft dairede gerçekleştirilen çekimlerin fotoğrafçılığını Drew Vickers gerçekleştirirken kampanya filminin yönetmenliğini Shayne Laverdière üstleniyor. Çekimlerin gerçekleştirildiği loft daire, Isabel Marant kadınının kendisini evde hissettiği, rahatça hareket edebildiği ve yalnızca kendisi olabildiği samimi ve özel bir alan yaratmaya odaklanıyor. Gvarliani de koleksiyon parçalarını taşırken "Isabel Marant kadını" fikrini temsil ediyor. “Paris kadını” arketipi de modelin zahmetsiz tavrı ve parçaların içgüdüsel duruşuyla kampanyaya taşınıyor.
Isabel Marant 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonunun yıldız parçalarından denimler, deri ceketler ve el işçiliğiyle öne çıkan diğer tasarımlar, kış giyimindense kontrastlara, tavrını ortaya koyan siluetlere ve güçlü duruşlara odaklanıyor. Maskülen formlar feminen detaylarla güçlenirken kampanyanın merkezinde kırmızı parçaları görüyoruz. Kürk yakalı koyu kırmızı deri palto, aynı renk ve malzemede pantolonla tamamlanırken bir başka görünümde kırmızı bir jean’in, iç astarı kırmızı bir kot ceketle eşleştirildiği görülüyor. Timsah desenli kırmızı topuklu ayakkabıların yanı sıra sezonun en büyük trendlerinden zebra deseni de siluetlerde kendine yer ediniyor.

Fotoğraf: Celine
Celine’in kreatif direktörü Michael Rider, Amerikan spor giyim devi Reebok ile gerçekleştirdikleri işbirliğini “Mirasın iki yorumu: Paris sokakları, Amerikan hareketi” sözleriyle tanımlıyor. İki marka, işbirliği kapsamında Reebok’un 1982 tarihli ikonik Freestyle Lo modelini güncelliyor. Celine’in Fransız terziliği kültüründen gelen rafine günlük tasarım anlayışıyla Reebok’un Amerikan preppy yaklaşımı bir araya geliyor. Yumuşak süetten üretilen orijinal modelin, yeni bir güncellemeyle deriden bir tasarımı sunuluyor ve böylece model ince ve sade bir form alıyor. Ayakkabının dil kısmındaki Reebok logosu yerini Celine logosuna bırakırken topuk kısmında iki markaya da yer veriliyor.
Model ilk defa 1982 yılında Angel Martinez tarafından tasarlandı ve 80’lerin aerobik furyasında kadınlara hitap etmek için üretiliyordu. Destekleyici tabanı, dolgulu bilek kısmı, delikli burun bölümü ve alçak bilek formuyla kadınlar için üretilen ilk atletik ayakkabıydı. Spor ayakkabıların zamanla günlük stile yerleşmesiyle Freestyle Lo da Reebok’un zamansız parçalarından biri haline geldi. Bugün güncellenen tasarım, optik beyaz, siyah, tereyağı sarısı, bej, peanut, koyu kahverengi, oxblood ve fluo kırmızı renklerinde sunuluyor ve geniş renk skalasıyla birçok siluete eşlik edebilen bir model olarak tanımlanıyor.

Fotoğraf: @muglerofficial
Mugler yeni 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyasında Vivian Jenna Wilson’un yanı sıra Alman kurdu cinsi birçok köpeği de kadraja alıyor. Fotoğrafçı Robi Rodriguez’in sanatsal anlayışını yansıttığı kampanya çekimlerinde, gücün gerçek sahibi sorgulanıyor. Wilson, kampanya boyunca kimi zaman emir veren tarafa geçiyor, kimi zaman yalnızca izliyor ya da korkuyor. Böylece güç sürekli sorgulanan ve dönüşen bir kavram haline geliyor. Kırılganlık ve otorite ya da güç ve itaat kavramlarının karşıtlığı çekimler, Wilson’un canlandırdığı durumlar ve kreatif direktör Miguel Castro Freitas’ın Mugler için hazırladığı ikinci koleksiyonun parçaları üzerinden aktarılıyor.
Kampanyanın stil anlayışı power dressing üzerine kuruluyor ve Castro Freitas bu konuya dair “Power dressing her zaman Mugler’in dilinin bir parçası oldu ancak otoriteye ilişkin bariz fikrin ötesine bakmak istedim. Beni ilgilendiren şey gücün baştan çıkarıcılığı; bu sembollere neden ilgi duyduğumuz ve onları kendimiz için geri almaya karar verdiğimizde neler olduğu” açıklamasında bulunuyor. Kampanyadaki görünümlerde ince terziliğiyle öne çıkan parçalar, feminen baskınlığıyla öne çıkan siluetlerde abartılı formlar alıyor.

Türkiye merkezli marka Lug Von Siga, 16 yıldır kendi tasarım dilini ve üretim anlayışını koruyarak slow fashion anlayışıyla büyüyor. Bugünse modaevi, global platformda 80 satış noktasına ulaşmış durumda ve Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Bu hedefler doğrultusunda en önemli adımlardan birini de 23 Eylül’de Milano Moda Haftası’nın resmî takvimi kapsamında Il Silenzio koleksiyonunu sunmaya hazırlanarak atıyor.
Marka kurucusu ve kreatif direktörü Gül Ağış, 2027 İlkbahar/Yaz sezonu koleksiyonu Il Silenzio ile markanın yaşadığı dönüşümü ve hissettirdiklerini daha içsel bir yerden anlatıyor. Koleksiyon, sessizliği bir yokluk durumu olarak değil, duygunun en yoğun hallerinden biri olarak ele alıyor. Beyaz ve farklı tonları tasarımların merkezine taşınıyor ve koleksiyonun yalın renk paleti, içsel yolculuğun görsel bir karşılığı olarak sunuluyor.

Fotoğraf: Frame
Frame, 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyasında cool-girl parçalarından oluşan tasarım dilini yansıtmak için Kendall Jenner’ı merkeze alıyor. Markanın yeni kampanyası, gece giyimine odaklanıyor ancak bu anlayış abartılı siluetler yerine, keskin hatlı deri ceketler, koyu tonlardaki kemerli elbiseler, düşük belli Cigarette pantolonlar ve ekoseli bluzlar gibi minimal parçalardan ilham alıyor.
Jenner daha önceden markayla çalışmamış olsa da uzun zamandır Frame hayranı olduğunu ve markanın parçalarının her zaman zahmetsiz hissettirmesini sevdiğini belirtiyor. Model, kampanyada yalnızca tasarımları taşımıyor, aynı zamanda onun kişisel bir yönünü de görüyoruz. Vintage araba koleksiyonu epey popüler olan Jenner, kampanyada 1997 model Porsche arabasıyla Hollywood yollarında dolaşırken görüntüleniyor. Modelin hayatını geçirdiği şehre onun gözünden, onun günlük yaşamından bir anla bakıyoruz.

Fotoğraf: @newbottega
Bottega Veneta bu sezon kampanyalarında net ve kalıcı mesajlar vermeye odaklanıyor. Modaevinin yeni 2026-27 Sonbahar/Kış kampanyasıysa Milano’yu bir karakter olarak ele alıyor ve samimi iç mekanlar, organik mimari, heykeller ve manzaralarla şehrin ruhunu yansıtıyor. Juergen Teller tarafından fotoğraflanan kampanyada Milano, tanıdığımız turistik yüzüyle değil, lokal bir tarafıyla aktarılıyor. Villa Terenzio Belloli ve Fondazione Pagani gibi mekanlarda yapılan çekimlerde brütalist yapılar daha yumuşak alanlarla yan yana geliyor.
Louise Trotter’ın kreatif direktörlüğünü yaptığı koleksiyonun açılışındaki sade tasarımlar, devamında yerini daha hacimli, renkli ve dokulu tasarımlara yerini bırakıyor. Deri, ipek ve örgü gibi malzemeler, kürk ve shearling görünümü verecek şekilde işleniyor. Çantalarda intrecciato örgü öne çıkarken formlar büyüyor, tasarımlar sezona uyarlanıyor. Bunun yanı sıra koleksiyonda, Trotter’ın büyükannesinin gece çantası ve babasının uzun süre giydiği ayakkabısı büyük bir referans niteliğinde.

Fotoğraf: @maisonmargiela
Maison Margiela için anonim kalmak ve bu gizliliği korumak markanın kurulduğu ilk günden beri büyük bir önem taşıyor. Marka her zaman “ben” yerine “biz”i öne çıkaran bir dille açıklamalar yapıyor, isim yazan bir logo yerine numaralardan oluşan beyaz bir etiket ve dört beyaz dikişli bir etiket kullanıyor. Yani marka kendisini, belli bir isme atfetmek yerine kolektif bir tasarım anlayışı ve üretim süreci olarak yansıtıyor. Modaevi şimdiyse ANONYMITY adlı kısa filmiyle 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonunun kampanyasını sunuyor.
Kampanya filmi bir psikolojik gerilim filminin fragmanı olarak hazırlanıyor ve başrolünde Rebecca Hall yer alıyor. Hall’un karakteri bir role hazırlanırken sürekli maskeli ikiziyle karşılaşıyor ve izleyici hangi karakterin gerçek olduğunu sorgulamaya başlıyor. Bu karşılaşmalar sonucu Hall’un karakteri kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalıyor ve kampanya kimin gerçek olduğu sorusunu soruyor. Filmde Tabi ayakkabılar çiçek ve duvar halısı desenleriyle karşımıza çıkarken yeni Link çanta öne çıkan aksesuarlar arasında yer alıyor.

Paris-İstanbul merkezli modaevi Dice Kayek, 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonunu sunmak için Beymen’le yeniden buluşuyor. Koleksiyon 18 Eylül - 6 Ekim arasında Beymen İstinyePark’ta açık olacak özel bir pop-up mağazada sunuluyor. Pop-up kapsamında, işbirliğine özel hazırlanan bir kapsül koleksiyon da seçkiye dahil ediliyor.
Bu pop-up projesi Dice Kayek’in 2026 sezonunda global büyüme stratejisini gerçekleştirmek için attığı adımlardan biri. Modaevi, Paris’te Galeries Lafayette Haussmann’da Coupole altında açtığı pop-up’la Avrupa’daki görünürlüğünü güçlendirirken, Tayvan’da One Fifteen’de gerçekleştirdiği pop-up’la da koleksiyonunu Asya pazarıyla buluşturdu.