Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın moda haberlerini derledik.

Maison Valentino, 17 Şubat’ta başlayacak Çin Yeni Yılı’nı, At Yılı’na ithaf edilen özel bir kampanyayla karşılıyor. Alessandro Michele tarafından kurgulanan, Julie Greve tarafından fotoğraflanan ve Marcus Tang’in yönetmenliğini üstlendiği 2026 Çin Yeni Yılı kampanyası, düş kurma ve birliktelik temaları etrafında gelişen bir anlatı sunuyor. Kampanyada, Çinli aktris ve Valentino Marka Elçisi Lareina Song ile model Yi Fan rol alıyor ve ikisi de 2026 Valentino Cruise koleksiyonundan kıyafetler ve aksesuarlar giyiyor. Hikaye, samimi bir ortamda geçiyor; detaylar ve incelikli göndermeler, kahramanın taşıdığı zoetrop aracılığıyla harekete, dönüşüme ve arzuya işaret ediyor. Bu atmosferde, iki karakterin karşılaşması doğal bir sıcaklıkla gelişiyor; jestler hafifliyor ve bu karşılaşma rüya gibi bir dansla doruğa ulaşırken, zoetropun sonsuz hareketinde koşan at, uçsuz bucaksız olasılıkların ve yeni bir başlangıcın metaforu hâline geliyor.
Maison Valentino, Çin Yeni Yılı’nı ayrıca Şanghay’da gerçekleşecek Illuminate Your Dream başlıklı özel bir fener festivali ile de kutlayacak. Bu festival, 16 Ocak’taki açılışın ardından 17 ve 18 Ocak günleri ziyaret edilebilecek. Geleneksel el sanatları ve gastronomi stantlarının da yer aldığı etkinlik, Çin mirasını çağdaş yorumlarla buluşturan bütüncül bir deneyim sunuyor.

Gucci, Demna imzası taşıyan yeni kampanyası Gucci: La Famiglia ile Maison’un yeni döneminin başlangıcını duyuruyor. Ödünsüz derecede cesur ve gösterişli bir estetik sunan koleksiyon, Demna’nın, şubat ayında tanıtılacak olan Gucci’ye yönelik vizyonunu şekillendiren, markanın farklı dönemlere ait arşivlerini ve görsel kodlarını incelediği araştırmalarını yansıtıyor.
Catherine Opie’nin fotoğrafladığı kampanyada her karakter, tavrı ve stil diliyle Gucci’nin özgün ruhunu temsil eden farklı bir persona olarak öne çıkıyor. Jestler, duruşlar ve stil detayları; rahatlık, karakter ve ikonik kodlar etrafında şekillenen kolektif bir kimliği ortaya koyuyor.
La Famiglia, İtalyan tavrını yeni bir duyusallıkla yorumlayan karakterler üzerinden ilerliyor. Incazzata, ateşli tavrını yansıtan canlı 60’lar tarzı küçük kırmızı paltosuyla karşımıza çıkıyor. Gallerista, yeniden oranlanmış Bamboo 1947 çanta ile tamamlanan, zarif siyah bir görünümle dünyayı dolaşıyor.

Tommy Hilfiger, 2005’ten bu yana ilk kez futbol sahalarına geri dönerek Premier League ekibi Liverpool FC’nin resmi global partneri oldu. Marka, Liverpool FC’nin erkek ve kadın takımlarını kapsayan çok yıllı bir sözleşmeye imza attı. Bu işbirliği kapsamında Hilfiger; erkek takımından kaptan Virgil van Dijk ve Dominik Szoboszlai ile kadın takımının yıldızları Gemma Bonner ve Leanne Kiernan dahil birçok ismin yer alacağı sezonluk kampanyalarla kapsül koleksiyonlarını tanıtacak. Marka ayrıca sürekli aktivasyonlar ile sezon boyu kulübün takımlarının önemli anlarına eşlik edecek ve reklam çalışmaları gerçekleştirecek.
Bu, Tommy Hilfiger’ın spor dünyasında resmî giyim partneri olarak yer aldığı ilk işbirliği değil. Marka daha önce, 2005 yılında Arsenal ile ortaklık kurmuş ve kulübü FA Cup finali için giydirmişti. Bunun yanı sıra Thierry Henry ve yakın dönemde Sergio Ramos gibi yıldız futbolcularla da işbirliklerine imza atıldı.

Jil Sander, Ron Herman için hazırladığı 2026 İlkbahar/Yaz kapsül koleksiyonunu 10 Ocak’ta satışa sunuyor. Siyah zeminler ve ton-sür-ton siyah logolarla şekillenen koleksiyon, markanın imza minimalizmini güçlü ve rafine bir monokrom estetikle yeniden yorumluyor.
Koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında, ince kompakt pamuktan üretilmiş coach ceket ile yumuşak organik pamuk havludan yapılmış rahat kesim sweatshirt yer alıyor. Jil Sander’ın zamansız tasarımlarını modern bir sadelikle buluşturan bu özel edisyon parçalar, yalnızca Ron Herman'ın mağazalarında ve online platformunda satışa sunulacak.

Knitss’in Après-Ski kapsül koleksiyonu, kış mevsimine yönelik giyim ihtiyaçlarını şehir yaşamı ve kış tatili ekseninde ele alıyor. Kayak öncesi ve sonrası kullanım düşünülerek hazırlanan koleksiyon, triko temelli parçalarla günlük stile uyarlanabilir bir yapı sunuyor. Koleksiyonda yün trikolar, hırkalar ve pantolonlar yer alıyor. Nakış detaylı kazaklar, merino yün süveterler ve modern çizgilerle tasarlanan tulumlar seçkide öne çıkan parçalar arasında bulunuyor. Kırmızı, camel, bej, siyah ve beyaz tonlarından oluşan renk paleti, koleksiyonun genel görünümünü belirliyor.
Après-Ski koleksiyonu, hem doğayla iç içe ortamlarda hem de şehirde kullanıma uygun bir mevsimlik giyim seçkisi olarak sunuluyor.

Kuralları yıkan, güçlü ve özgür bir estetik anlayışıyla öne çıkan Mea Culpa, yeni koleksiyonu Opulence Now ile, zamansız ihtişamı bugünün ruhuyla buluşturuyor. Mimari formlardan ve Bizans estetiğinin görkemli detaylarından ilham alan koleksiyon, klasik ile çağdaş arasında güçlü bir denge kuruyor. Toplam 314 parçadan oluşan Opulence Now, heykelsi duruşu ve iddialı tasarım diliyle dikkat çekiyor. Her bir parça, kendi karakteri ve hikayesiyle öne çıkarken, günlük kullanımda dahi güçlü, sanatsal bir ifade sunuyor. Aristokratik detaylar ve mimari referanslar, koleksiyonun imza estetiğini oluşturuyor.
Mea Culpa, tasarım sürecinde de modern teknolojinin hassasiyetini geleneksel el işçiliğiyle bir araya getiriyor. Tasarımlar önce 3D ortamda modelleniyor, mum yazıcıyla üretiliyor ve ardından ustaların ellerinde geleneksel döküm teknikleriyle hayat buluyor. Bu süreç, her parçayı uzun ömürlü ve zamana meydan okuyan birer sanat nesnesine dönüştürüyor.

Melis Göral, yeni mücevher koleksiyonunda lab-grown (laboratuvar ortamında üretilmiş) pırlantaları merkezine alarak çağdaş mücevher üretimine odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Koleksiyon, pırlanta anlayışına alternatif üretim teknolojilerini güncel teknik geçiş değil; aynı zamanda etik değerlerin buluştuğu vizyon. Yeni dört C — Color (renk), Cut (kesim), Clarity (berraklık), Carat (karat)— mücevher seçiminde hâlâ belirleyici. Ancak günümüzün bilinçli lüks anlayışında, Conscience (vicdan), Customization (kişiselleştirme), Carbon Footprint (karbon ayak izi) aynı hale geliyor. Minimal çevresel etkiyle üretilen bu taşlar, çağdaş mücevher yaklaşımında sorumlu üretimi önemseyenler için güçlü bir seçenek sunuyor.