28 Ağustos 2012

Suya açılan kapı

YAZI:

Toskana'daki Gazzaro Dağı yamaçlarında, 1300 hektarlık bir alan içinde yer alan Villa Panna'daydım.!..! Burası uzun yıllar Floransa'yı yöneten, Leonardo da Vinci, Michelangelo gibi sanatçıları destekleyen Medici ailesinin yazlığı. Hava ne kadar sıcak olursa olsun (deniz seviyesinden yüksek olmasının avantajıyla) püfür püfür esen bahçesinde suyu her daim akan aslanlı bir çeşmenin olduğu, etrafta geyiklerin dolaştığı bir yer. Bir anlamda yeryüzündeki cennet.

Şimdilerde yalnızca özel davetliler ve konaklamalar için kullanılan Villa Panna 1564 yılından beri ufak tefek tadilatlar dışında hiç değişirilmeden korunmuş. İşte Acqua Panna'nın kaynağıyla da burada tanıştım. Bu, suyu ilk içişim olmasa da Villa Panna'nın hemen yanında yer alan su fabrikasını gezmek, uçsuz bucaksız yeşillikler içinde yer alan kaynağını keşfetmek bambaşka bir deneyimdi.

Fabrikayı gezmek, kaynağı keşfetmek diyorum ama, suya yaklaşabildiğimi sanmayın. Fabrikaya girmek için üzerinizeki her şeyi çıkarmanız, özel ayakkabılar, önlükler giymeniz ve bone takmanız gerekiyor. Suyun kaynağına ulaşmaksa bambaşka bir hikaye. Safariye çıkar gibi havaya girip ciplere biniyoruz. Ormanın içinde ilerlerken bir kilometre aralıklarla önümüze demir kapılar çıkıyor. Arabadan inip kapıyı açmak, kapıdan içeri girmek ve tekrar inip kapıyı kilitlemekse şoförümüze düşüyor. Elinde belki 70 tane anahtarın olduğu bir anahtarlık var. “Hazineye ulaşmak kolay değil” diyor. Bütün bu engellerin sonunda karşımıza çıkansa kameralarla izlenip şifrelerle açılan bir kapı oluyor.

 

Hayır, içerde altın madeni değil, daha kıymetlisi su kaynağı var. Kayaların arasından akan bu su yaklaşık 15 yılda yeryüzüne ulaşıyor. İşte bu yüzden de “fine dining” yani iyi sofra suyu, kaliteli bir şarap partneri olarak anılıyor. İtalyanların yeme içmeye ne kadar düşkün oldukları malum. İşi şansa bırakmıyorlar. Ünlü İtalyan su markasının İstanbul Doors Group ile yaptığı işbirliğine gelince, her ikisi de bir ilke imza attılar. Acqua Panna ilk defa bir işletme grubuna özel etiketli şişe üretti.

Yani bundan böyle Kitchenette, Da Mario, Vogue, Mama, Gigi, Angelique gibi işletmelerde bu özel şişeler servis edilecek. Üstelik yerli sularla aynı fiyata.

 

Notlar:
- Luisa Via Roma Floransa'nın son zamanlardaki en ‘hip' mağazalarından biri. İçerde Karl Lagerfeld'in yeni alt markası Karl'dan Giuseppe Zanotti ayakkabılara, Lanvin bebeklerden Alexander McQueen aksesuarlara kadar pek çok farklı ürün var. Ama asıl eğlenceli olan, mağazaya otomobille 10 dakika uzaklıkta yer alan outlet. Oraya gitmek istediğinizi söylediğinizde size taksi çağırıyorlar, ücreti de kendileri veriyorlar! Geri dönüşünüz için de aynı yöntem geçerli. ( Adres: Via Roma, 19/21r 50123 Floransa)

- Michelin yıldızlı restoran Ora D'aria Floransa'da çok popüler. Boyama kitabını andıran rengarenk menüsüyle tezat oluşturan adı hapishane mahkumlarının hava alma saatlerinden geliyor. Zira ilk restoran bir hapishaneye bakıyormuş.

-Yolunuz Floransa'ya düşerse, Salvatore Ferragamo Müzesi'ndeki ‘Marilyn' sergisini gezmeyi ihmal etmeyin. 28 Ocak'a kadar açık kalacak olan sergide Monroe'nun ayakkabılarından film kostümlerine, ajandasından fotoğraflarına kadar pek çok kişisel eşyası yer alıyor. Serginin en etkileyici bölümlerinden biri de Botticelli'nin Venüs'ün Doğuşu isimli eserinin plajdaki Marilyn'e dönüşüyor olması. Giriş ücreti 5 euro.

-Toskana'daki Frescobaldi ailesine ait şarap bağları da 700 yıllık bir geleneğin ve kültürün en güzel örneklerinden. 30 kuşaktır yalnızca bu işi yapan ailenin evi, önceden organize edildiğinde özel gruplar için açılıyor ve nefis yemekler ( pek tabii şaraplar) eşliğinde konukevine dönüşebiliyor. Burayı daha önce ziyaret edenler arasında Prens Charles, Michael Douglas gibi isimler de var. Giderseniz zeytinyağı ve bal almayı da ihmal etmeyin.

-Ayşim Özgür

İlgili Başlıklar