07 Eylül 2018

Salon IKSV Dopdolu Programıyla Sezona Hazır!

DERLEYEN: ZEYNEP GÜR

2010 senesinden bu yana iyi ve kaliteli müzik severlerin buluşma noktalarından biri haline gelen Salon, 8 Eylül’de başlayacak yeni sezonunda sanatın her alanına yer ayırırken takipçilerine de şimdiden ajandalarına alacakları dopdolu bir program sunuyor.

Rhye

Kanadalı prodüktör ve vokalist Michael Milosh tarafından 2013’te kuruldu. ‘Open’ ve ‘The Fall’ şarkılarını esrarengiz bir biçimde internette paylaştılar ve bütün müzik dünyasının dikkatini çektiler. Milosh’un androjen vokali Sade’ye çok benzetildi, The xx ile karşılaştırıldı. İlk albüm “Woman” ile girmedik liste bırakmadılar. Coachella’dan Pitchfork Music Festival’a, Montreal Caz Festivali’nden Primavera Sound’a en büyük festivallerde sahne aldılar. İlk İstanbul konserlerini Kasım 2015’te Salon’da verdiler. Bu yılın başında yayımladıkları ikinci albüm ‘Blood’ın ardından dünya çapında bir turneye çıkan Rhye, bu turne kapsamında, ikinci kez ve bu defa Salon’un açılış konserleri için 8 ve 9 Eylül’de tekrar İstanbul’da.

 rhye

Rhye

Garanti Caz Yeşili: Warhaus

Balthazar’ın yeni işlere çok kısa bir ara verip yan projeleriyle ilgilenmeye çalıştığı dönemde Maarten Devoldere, Warhaus adını taşıyan solo projesini hayata geçirdi. İlk tekli “The Good Lie”ı kız arkadaşı ve Soldier’s Heart’ın da vokalisti olan Sylvie Kreusch ile tamamladı. 2016 tarihli ilk albüm ‘We Fucked a Flame into Being’in başlığı D.H. Lawrence romanı “Lady Chatterley'in Sevgilisi”nden bir alıntıydı. Bu albümün karanlık haletiruhiyesiyle Leonard Cohen, Serge Gainsbourg ve Tom Waits’e benzetildi. Bir yıl ardından kendi adını verdiği ikinci albümünü yayımladı. Mayıs ayında Salon’u ziyaret eden grup arkadaşı J. Bernardt’ın ardından bu kez Warhaus olarak Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında ilk defa 15 Eylül’de Salon’da. 

 

Okkervil River

1998’de müzik dünyasına sürekli armağanlar sunan Austin, Teksas’ta Will Sheff tarafından kurulan Okkervil River, ilk albümleri ile müziğin dünyaca ünlü fuarı South by Southwest’e konuk oldu. Ardından indie rock’ın en büyük mabedlerinden Jagjaguwar ailesine dahil oldular. Grubun ilk akordeon ve piyano çalan müzisyeni Jonathan Meiburg ile Sheff, 2001’de Okkervil River moduna uymayan şarkıları için Shearwater adlı başka bir grup daha kurdular. Bu uzun vadede birçok ayrılık yaşamasına rağmen her zaman çok sevilen gruplardan biri olmayı başaran Okkervil River, 2017’de grubun kurucusu Sheff’in atlattığı terapilerin ardından yepyeni bir yapılanmaya gitti. Bu turnede biriktirdiği hikâyeler 2018 tarihli ‘In the Rainbow Rain’in doğumuna yol açtı. Şimdi ise bu albümün turnesi kapsamında 19 Eylül’de Salon’u ziyaret etmeye hazırlanıyorlar.

rhye

Okkervil River 

Jehan Barbur

Jehan Barbur, Beyrut’ta doğdu. Üniversitede edebiyat okurken müzik tutkusu onu İstanbul’a götürdü. Tesadüfen karşılaştığı Bülent Ortaçgil şarkılarına hayran kaldı, ilk albümü ‘Uyan’ı yayımlayacağı Ada Müzik’le kapıları araladı. “Leyla”, “Gidersen” gibi şarkıları kısa sürede ağızlara dolandı, yüzlere tebessüm getirdi. İkinci albümü ‘Hayat’ 2010, üçüncü albümü ‘Sarı’ 2012 yıllarında geldi; hafif caz ve pop arasında dolanan, kimi zaman Ortadoğu nağmelerine göz kırpan masalsı müziğiyle huzur arayanların gözdesi oldu. Son uzunçaları ‘Sizler Hiç Yokken’i 2014’te yayımladı. Kah iç ısıtan, kah hüzünlü şarkılar, dileyenleri rüya alemine götürecek yumuşacık sesiyle Jehan Barbur 20 Eylül’de Salon’da.

 

Cecilia Krull

İspanyol caz müzisyeni Cecilia Krull, bu yılın başında hayatımıza İspanyol yapımı bir dizi girdi. O günden beri kırmızı tulumlu, Dali maskeli iyi kalpli hırsızlardan başka bir şey düşünemez olduk. Bir de bu dizinin Cecilia Krull’un hayat verdiği jenerik şarkısı elbette, “My Life is Going On”. Evet, ‘La Casa de Papel’den bahsediyoruz. En az dizinin kendisi kadar izleyicileri kendine bağlayan bu şarkıyla esas bilinirliğine ulaşan Krull, müzisyen bir ailede yetişti, 7 yaşında şarkı söylemeye başladı. Stevie Wonder, Whitney Houston, Mariah Carey, Lauryn Hill en büyük idolleriydi. İspanyol Disney’i için şarkı söyledi, yıllar sonra mevzubahis şarkının yazarı, birçok başka film ve diziye de müzikler yapan Manel Santisteban ile tanıştı. Onunla 8 yıldır birçok yapıma imza attılar. Juan Sebastian Trio ve Ivan Sangüesa Trio’nun albümlerine katkıda bulundu. Kendi yazdığı şarkılardan oluşan ilk solo albümünden şarkılarla, onu milyonların dinlediği İstanbul’a ilk defa geliyor. Cecilia Krull, 21 ve 22 Eylül’de Salon’da hayranlarıyla buluşacak.

 

Joep Beving

Neo-klasik müzik bestecisi, piyanist Joep Beving, reklam, oyun ve tasarım dünyası için müzik hizmetleri sunan ajans MassiveMusic için yaptığı işlerle hayatımıza girdi. Yaklaşık 10 yıl MassiveMusic ile çalıştıktan sonra artık global markaları değil kendi kafasındakileri anlatmak istediği ilk albümü “Solipsism”i 2015’te yayımladı. Albümün başlığı, hakikatin yalnızca kişinin zihninde varolabileceği felsefesine selam çakıyordu. 2017’de “Prehension” başlıklı ikinci albümünü yayımladı. Besteleri müzik ile kaçış arayanların, tez yazarken müzik dinlemeden edemeyenlerin, hayatlarına bir soundtrack iliştirmek isteyenlerin vazgeçilmezi oldu. Joep Beving, şimdi ilk defa İstanbul’da, 25 ve 26 Eylülde Salon dinleyicisinin karşısında olacak.

 

Mashrou’ Leila

Beyrut’un Indie rock grubu Mashrou’ Leila, Beyrut Amerikan Üniversitesi öğrencilerinin ülkenin politik çıkmazından sıkılıp felekten bir gece çalmak için müzisyen aradıkları el ilanı ile 2008’de kuruldu. Bir müzik yarışmasında kazandıkları birincilik ödülüyle ilk albümlerini kaydeden ekip, şehirde aradığını bulamayan Beyrutlu marjinal indie rock dinleyicilerinin göz bebeği oldu. LGBTI+ dostu sözleriyle birçok derginin kapağına yerleştiler. Eleştirel ve iğneleyici tavırlarıyla kendi ülkelerinde bir kesimin yasaklılar listesine girip, dünyanın geri kalanının sevgilisi oldular. Beşinci albümleri üzerinde çalışan grup, bütün biletleri tükenen 2016 konserinin ardından ikinci defa 28 ve 29 Eylül’de Salon’da olacaklar.

Müzik programına, Salon IKSV resmi web sitesi saloniksv.com’dan ulaşabilirsiniz.

ETİKETLER: SALON IKSV