16 Ağustos 2013

Kurallara teknoloji ayarı

Elindeki kitabı uzattı ve “Bunu mutlaka okumalısın,” dedi. Gizem o sıralar sevgilisinden yeni ayrılmıştı. Ben de. Buluşmalarımızda konu dönüp dolaşıp
erkekler ve kadınlar arasındaki farklara geliyordu. Fizyolojik, psikolojik, yapısal, yaratılışsal... Gizem’e göre bu iddiası bol kitap, bütün tümevarım seanslarımıza yeni bir bakış açısı getirecekti. “Aslında aşağı yukarı bilinen şeylerin iyi ve detaylı bir özeti”ydi. Ona da çok sevdiği bir arkadaşı vermişti.


The Rules ile tanışmam böyle oldu. Ama ilişkimiz tanışıklıktan öteye geçemedi. Henüz ilk sayfalarda karşıma çıkan “yüzüğü parmağınıza takabilmek için” vaadi üzerine yüksek sesli bir kahkaha attım, nazikçe teşekkür ederek kitabı geri verdim. Ama belli ki “kurallar”a ihtiyaç duyan ciddi bir kitle var. Yoksa nasıl milyonlarca satar, ilk piyasaya çıktığı 14 Şubat 1995 tarihinden beri 27 dile çevrilir?

İki New Yorklu arkadaş; Ellen Fein ve Sherrie Schneider’ın yazdığı The Rules, kadın-erkek ilişkileri konusunda kültleşmiş kitaplardan biri. Özetle kadınların kendilerini “ağırdan satmaları” gerektiğini anlatan kitap, farklı durumlara yönelik detaylı öneriler sunuyor, kadınlara detaylı bir yapılmalı-yapılmamalı listesi sıralıyor.

Kuralların 18 yıl sonra yeniden karşımıza çıkmasının sebebi ise ilerleyen teknolojiler yüzünden değişen ilişki formları. Fein ve Schneider kurallarını cep telefonları, Facebook, Twitter ve Skype’lı günümüze göre güncelleyerek yeniden derledi. Not Your Mother's Rules (Annenizin Kuralları Değil) Facebook duvarlarıyla haberleşilen, Twitter takipleriyle heyecanlanılan, beğenilerden fal tutulan günümüz ilişkileri için yeniden ele alınan kurallardan oluşuyor.

Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan kitabın amacı ve yol haritası aynı aslında. Tek fark, ulaşılabilmenin çok kolaylaştığı bu dönemde mümkün mertebe ulaşılmaz olmak. Gizemi, sır perdesini ortadan kaldıran, ulaşılamaz olma hakkını elimizden alan yeni teknolojiler ilişkilerin yapısını çok değiştirdi. Sevgilinin sesini duymak için evde, telefon başında beklemeye gerek yok artık. Cep telefonundan anında ulaşabilir. Arayamıyorsa SMS atar, hangi chat uygulamasını kullanıyorsa ondan mesaj gönderir, e-posta yazar. Facebook sayfanıza bir yorum bırakır, Twitter’a yazdığınız bir şeyi RT, hadi en kötü “favorite” eder, Instagram’da fotoğrafınızı beğenir... Sevgilinizin size direkt veya indirekt ulaşabileceği o kadar çok mecra var ki.

Yalnızca Rules’un yeni versiyonu değil, kadınlara bu yeni denklemlerin içinden alınlarının akıyla çıkmayı vaat eden. Sayıları hızla artan netiket (net etiketi: internet adabı) uzmanları ve online ilişki danışmanları da yeni dinamiklere özel kurallar derlemeye başladı. İlişkisi olanlar için öncelikle şunlar öneriliyor: “Beraberliğiniz ciddileştikçe, eski ilişkilerinizi anımsatan fotoğraf ve bilgileri Facebook profilinizden silin”, “Sevgilinize söylemeyeceğiniz bir şeyi, sosyal ağlarda paylaşmayın”, “Partnerinizi de ilgilendiren bir şey paylaşacaksanız, önce onun rızasını alın”, “Cinsel hayatınızla ilgili hiçbir şey yazmayın, imada bile bulunmayın”, “Eski defterleri uluorta kurcalamayın, eski sevgililerinizle ilgili gizli kalması gereken şeyleri sosyal ağlara yazmayın.”

 

Sosyal medya uzmanları öneriyor

Ünlü teknoloji haber sitesi Mashable da ilişkilerin sosyal medya haline kayıtsız kalamayanlardan. Sitenin yayınladığı 10 maddelik kurallar listesi, konuyu güzel toparlıyor: Yorum ve beğenilerinizi abartmayın. Benzer zevkleriniz, ortak özellikleriniz varsa iyi anlaşacağınız şüphesiz. Ama bu paylaştığı her şeyi beğenmeniz veya yorum yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor. Düşüncelerinizi yüz yüze ifade etmeyi tercih edin. Paylaştığı şey üzerine ona telefon etmenize gerek yoksa duvarını bombardımana tutmanız da anlamsız.
Zaman tüneli. Filmlerde gördüğünüzün aksine, hayatınız bir romantik komedi değil. Bu yüzden de abartılı hareketlere gerek yok. Bir ilişkiye başlamak zaten yeterince güzel bir şey. Tadını çıkarın ve kafanızı bunu Facebook’ta paylaşmaya takmayın. Facebook’taki yeni özellikler nedeniyle profilinizde nelerin görülebildiğini de kontrol edin. Sonradan başınız ağrımasın. Başka şeylerle ilgilenin. Sevgilinizin her hareketini, paylaştıklarını, yorumlarını takip etmeyi bırakın.

"Facebook resmiyeti". Yeni jenerasyon sayesinde ilk randevu, ilk öpüşme kadar önemsenen bir ilişki dönüm noktası. Eğer ilişkiniz ciddileştiyse bunu Facebook’ta paylaşmaya hakkınız var. Ama bunu önce birbirinizle konuşmayı unutmayın. Arkadaş olma. Sevgilinizin arkadaşlarını tanımak mı istiyorsunuz? Bunun için önce yüz yüze tanıştırılmayı bekleyin. Sadece fotoğraflarına bakmak için arkadaşlık talebi göndermeyin. Aynı şey, aile üyeleri için de geçerli.

Foursquare. Eğer ikiniz de Foursquare bağımlısı değilseniz, beraber “check in” yaptığınız yerlerde onun ismini yazmayın. Bütün dünya ilişkinizi bilmek zorunda değil. Twitter. Buluşmalarınızı arkadaşlarınızla paylaşmak için Twitter’ı kullanmayın. Sevgilinizle özelinizi de Twitter üzerinden değil, SMS, e-posta gibi kapalı kanallarda paylaşın. Sevgilinizin takip ettiği herkesi takip etmek zorunda olmadığınızı unutmayın. Sizin ilgi alanlarınız başka, onunkiler başka. Casusluğa gerek yok. Bloglar. İlişkinizle ilgili yazacaksanız, blog’unuzu kapalı tutun. Google+. Kimse tuhaf isimli liste veya “çevre”lerde olmak istemez. Ya yapmayın ya da gizli tutun.
Hızlı davranın. Herkese açık bir ortamda ayrılık da kolay değil. Bu nedenle ilişki durumunu değiştiren ilk siz olun. İlişki durumunu değiştirenlere yorum yazmayın. Ayrılık sonrası sosyal medyada arkadaş kalacaksanız ayarlarınızı değiştirin ki her hareketini görmek zorunda kalmayın.

 

Her şeyin ortada olduğu dünyada gizemli kalmak

Genel geçer sosyal medya kuralları böyle. Fein ve Schneider’ın yazdığı yeni kuralların hedefinde ise yine “erkeği elde etme” ve “evlenmeyi garantileme” var. “90’ların ilişki kutsal kitabı” olarak nitelenen Rules’un her şeyin ortada ve 7x24 yaşandığı hayatlara adapte edilmiş hali bu amaçla yaşayan yalnız kalpler için geliyor: 1Erkeklerle ilk konuşan siz olmayın, ilk mesajı siz yollamayın. İlk kitapta da yazdığımız bu kural, ilişkilerin doğal yapısına; yani erkeklerin kadınları kovalama içgüdüsüne karşıdır. Aynı şey Facebook, SMS ve e-postalar için de geçerli. İlk adımı her zaman erkekler atmalı. Ayrıca buluşmanızın ardından ilk SMS’i yazan da siz olmayın. Bekleyin, o yazsın. Kendinizi ona hatırlatmak zorunda değilsiniz. Eğer ses çıkmıyorsa meşgul olduğundan değil, ilgi duymadığındandır.

2SMS, Facebook vs. gibi kanallardan buluşma teklif etmeyin. Evet aktif bir hayat yaşıyorsunuz ama biz size ilişkilerinizde pasif olmanızı öğütlüyoruz. Çünkü kadınlar ve erkekler duygusal olarak farklıdır. Erkekler kovalamayı sever. İlk adımı siz atarsanız bunu bozmuş olursunuz. Bırakın o size gelsin. Hiç feministçe değil belki ama doğru: Kadınların bir ilişkiyi başlatmak için yapabilecekleri hiçbir şey yok.

3İlk SMS’e cevap vermek için 4, sonrasında da mesajlar arası yarım saat bekleyin. Telefonları yanıtlamamak en önemli kuralların başında geliyor. Ama teknoloji değişti ve SMS’ler biraz daha farklı. Eğer yanıt vermezseniz ilgi duymuyorsunuz sanılabilir. Bu yüzden kuralları abartmamakta fayda var. Ayrıca kuralları uyguladığınız da anlaşılmamalı.


İlk SMS’e yanıt vermek için yaşınıza göre 4-24 saat beklemelisiniz. Yaşınız büyüdükçe aralık artabilir; 30 yaşındaki biri 12 saat bekleyebilir. Öğleden sonra gelen mesaja akşam yanıt verin. Burada önemli olan meşgul olduğunuz, ondan önemli işleriniz olduğunu göstermek. Hafta sonu planı yapmak istiyorsa, size hafta ortasından teklif etmeli. O yüzden hafta sonu gelen SMS’lere hiç cevap vermeyin. O iki gün ortadan yok olun. İlk SMS’ten sonra aranızda 10’dan fazla mesajlaşma geçmesin. Kısa, onun yazdığını geçmeyen cevaplar verin. Ne yaptığınızı, nerede olduğunuzu anlamasın. Eğer mesaj atıyor ama buluşma teklif etmiyorsa, işi uzatmayın.

4Her zaman ilk bitiren siz olun. Telefon konuşmalarını sonlandıran siz olun. Bu, bütün yeni iletişim formatları için de geçerli. Böylece daha fazlasını isteyecek. Ters psikoloji çoğu zaman işe yarar. Eğer fazlasını istiyorsanız, ona az verin. Siz meşgul göründükçe merakı ve ilgisi artacak. 5Gece yarısından sonra gelen SMS’leri; hiçbir şeyi cevaplamayın. Kuralların bir amacı da, saygınlığınızı artırmak. Bu da özellikle ulaşılabilirlik anlamında sınırlarınızı belli etmekten geçiyor. Gece yarısından sonra gelen telefonları, mesajları yanıtlamamalısınız. Ne yaptığınız onu ilgilendirmez. Merak ediyorsa, sizinle beraber olmalı. Gece yarısından sonra arıyorsa, ilişki değil, seks yapmak istediği içindir. Eğer cevap yazarsanız, geceleri ulaşılabilir olduğunuza karar verir ve devam eder. 6 Facebook duvarına çok yazmayın ve diğer sosyal medya kuralları. Sosyal medya kurallarının mantığı, normal kurallardan çok da farklı değil. Yeni iletişim kanallarına rağmen daha az paylaşımcı ve daha az aktif olarak gizeminizi koruyabilirsiniz:

Hiçbir zaman ilk ekleme talebini siz yapmayın. Ondan gelen teklifi kabul etmek için 24 saat bekleyin. Duvarına yazmayın, paylaştıklarını, fotoğraflarını beğenmeyin. Sizin duvarınıza bir şey yazarsa her defasında yanıt vermeyin. Facebook’ta mümkün olabildiğince az şey paylaşın. Anlamsız statü mesajları, tuhaf alıntılar, negatif içerikli şeyler yazmayın. Profilinizde sizi tanıtan az şey olsun.

Kötü çıktığınız fotoğrafları paylaşmayın. Facebook’ta sohbet başlatmayın. Görüştüğünüz biri yoksa, “bekar” yazmayın. İlişkiniz başlarsa bunu ondan önce hatta hiçbir zaman duyurmayın. Onun ailesi ve arkadaşlarına arkadaşlık teklifi göndermeyin. Eski sevgililerinizi arkadaşlıktan çıkarın veya bloke edin.

7 Facebook profilinden uzak durun. Onun profilinde gördükleriniz her zaman hayatında olanları anlatmaz. Takipte olursanız sizi rahatsız eden şeylere tanık olabilirsiniz. Boşuna canınız sıkılmasın. Ayrıca Facebook sayfasında olanlarla ilgili konular da açmayın. 8 İlk e-postayı siz yazmayın. Uzun e-postaları arkadaşlarınıza saklayın. İçeriği ne olursa olsun çok sık e-posta göndermeyin. Gelen ilk e-postayı yanıtlamak için dört saat geçmesini bekleyin. E-postalar sıklaşırsa yarım saatle üç saat arası aralıklar verin. 9 Chat’lerde görünmez olun. Whatsapp, BBM gibi mesaj servisleri görünmez olmayı zorlaştırıyor. Bunun için ya kapatın, ya da görünmez olun. Sohbetleri 10 dakikadan uzun tutmayın. Bir bahane uydurarak konuşmayı yarıda bırakın. 10Uzun mesafeli ilişkilerde video chat tuzağına düşmeyin.

Video chat ilişki değildir, unutmayın. Sizinle her gün saatlerce Skype yapıyor diye sevinmeyin. Yalnız veya sıkılmıs olabilir. Sizi, yaşadığınız yere ziyarete gelmiyorsa, yeterince ilgilenmiyordur. 11 Çöpçatanlık sitelerinde ilk girişimde bulunan siz olmayın. 12 Ayrılırsanız pişman olacağınız seksi mesajlar,
fotoğraflar veya benzeri şeyler göndermeyin. 13Twitter’da sizi ilk takip eden o olsun, tweet’lerine çok cevap yazmayın. Twitter kullanan kurallar kızları çok dikkatli olmalı:


Twitter hesabınız kapalı olsun. Sizi takip etmeyen bir erkeği takip etmeyin. Açık tweet’lerine yanıt yazmayın. Size bir şey yazarsa her seferinde cevap vermeyin. Sürekli tweet etmeyin. Sizin bir hayatınız var, onu Twitter başında geçiriyor olmamalısınız. Saçma veya negatif şeyler yazmayın. Aşk şarkıları ve ilişkilerle ilgili şeyler yazmayın. Bu, ilişkilerle çok ilgilendiğinizi gösterir. İlişkinizle ilgili şeyler yazmayın. Çok fazla sayıda veya yanlış şeyler yazdığınızı fark ederseniz, hesabınızı silin.

14Sıradaki! Ve reddedilmeyle başa çıkmak için kurallar. İlişkiniz yürümediyse, demek ki sizin için doğru insan değildi. Bu durumda yapılması gerekenler şunlar: Öfke dolu SMS’ler, e-postalar, Facebook postları, tweet’ler yazmayın. Sosyal medyada kırık kalbinizle ilgili şeyler paylaşmayın.

Erkekleri soğutan 20 şey

Rules serisinin yazarları Ellen Fein ve Sherrie Schneider, uzun araştırmalar sonucunda erkeklerin kadınlarda hoşlanmadığı davranış ve durumları belirlemiş:

İlişki için aşırı zorlamak 

Çok sayıda dövme, piercing, aksesuarlar

“Tesadüfen” her yerde karşılaşmak 

Buluşma sırasında sürekli telefona bakmak

Facebook duvarına sahiplenici şeyler yazmak 

Arkadaşlarının önünde eleştirilmek Hemen beraber olmak 

Fazla yemek yemek veya yediği her şeyi anlatmak 

Sürekli irtibatta kalmaya çalışan eski sevgililer 

Görünümüne dikkat etmemek 

Dersleri sallamamak, işten atılmak

Erkeğe fazla bağımlı olmak Kolay değiştirebileceği bir şeyle ilgili sürekli şikayet halinde olmak

Aşırı makyaj Sadece onun arkadaşlarıyla, çevresiyle görüşmek 

Maddiyata çok önem vermek 

Cevap alamadığında bile üst üste SMS göndermek 

Çok tartışmacı, eleştirici, negatif ve sarkastik olmak 

Aşırı sarhoşluk İlişkiyi başka ilişkilerle karşılaştırmak

-Yaprak Aras

Şubat 2013

ETİKETLER: TATİLOKUMASI