19 Ağustos 2013

Benim Bedenim Benim Dolabım

YAZI: YAPRAK ARAS

Kanye West’in stil ibresi bazen fena şaşabiliyor. Bunu birçok kıyafet tercihinde, sonra da pırlanta dişlerinde gördük. Kendi markasına ve tasarım anlayışına girmiyorum bile. Arada Celine gömlekler giyiyor, kendini affettirmeye çalışıyor ama ne yazık ki üç yanlış, moda dünyasında da bir doğruyu götürüyor. Kayne’nin kafası geçenlerde yine karıştı. Hollywood’dan gelen haberlere göre Kim Kardashian’ın stilinden hiç hazzetmiyordu. Çözüm olarak da bütün kıyafetlerini elden çıkarmaya karar vermişti. Gardırobun muhteviyatını eBay’de satacak, Kim de kendi seçeceği stylist’le yeniden yaratacaktı. Kardashian’ın reality şovuna da yansıyan görüntüler yürekleri dağlıyordu. Kanye kıyafetlerin hangilerinin gidip hangilerinin kalacağına karar verirken “Gerçekten ağlıyorum şu anda” diyordu Kardashian. Kanye’nin, Kim'in kıyafetlerini neden sevmediğini anlayabiliyorum. Biraz popüler kültür takip ediyorsanız, siz de anlıyorsunuz, biliyorum. Kanye kadar sertleşmek ve “varoş” anlamına gelen “ghetto” benzetmesini kullanmak istemem. Ama hakikaten Kim’in kıyafetlerinin elle tutulacak bir tarafı yok. Bu kadar göz önünde olan bir insana, bir stylist’in yardım elinin uzatılması da çok akıllıca. Benim şaşırdığım, Kardashian’ın, Kanye'nin zevkine koşulsuz şartsız biat etmesi. Onun tercihlerinin daha “sofistike” olduğundan şüphe duymaması. Ve kadınlar arasında oynanan gizli oyunun kurallarını ihlal etmesi. Biz kendimiz için giyinmiyor muyduk Allah aşkına? Veya olaya rekabetçi bir anlayışla yaklaşırsam, birbirimiz için? ??Korkulu rüyaları: Şeffaf sütyen askıları?Belli ki Kim Kardashian, erkekler için giyinen kadınlardanmış.

Her erkek sevgilisinin giyim tarzını Kanye kadar önemsemese de, kadın kıyafetlerinde belli başlı beğenileri var. En azından beğenmedikleri çok net. Bundan birkaç yıl önce 75 erkeğe sorarak yaptığım ankette, erkeklerin korkulu rüyasının dolgu topuklu ayakkabılar olduğu ortaya çıkmıştı. Takoza benzetenler, bacakları kötü gösterdiğini düşünenler… Ugg botlar, büyük çantalar, büyük güneş gözlükleri ve halka küpeler de beğenilmeyen listesinin başlarında yer almıştı. Kanye West vakası üzerine bir anket daha yaptım. Bu kez kız arkadaşlarının kıyafetlerini beğenmedikleri durumda ne yaptıklarını, stilini onaylamadıkları kızlarla beraber olup olmayacaklarını da sordum. Şeffaf sütyen askıları tartışmasız bir numaralı tiksinti kaynağı. Dolgu ve platform topuk nefreti de devam ediyor. Büyük logolu çantalar, avize küpeler, yüksek belli pantolonlar, parmak arası terlikler ve Ugg botlar da sıkıntı yaratıyor. Bunların yerine stilettolar ve yazlık elbiseler ortak paydasında buluşuyorlar. En çok tekrar eden anahtar kelime ise sadelik. Sadelik hem kendine güveni, hem de zarafeti daha iyi gösteriyor, diyorlar. Önemli olan tavırdır. Bir kadın boyfriend jean’le de, kareli gömlekle de, topuklu ayakkabıyla da güzel olabilir diye de ekliyorlar. Sevgilisinin giyim tarzına karışan da var, karışmayan da. “Karışıyorum ama takmıyor” diye dert yanıyor biri. “Stilini beğenmeyip tarzına karışacağım biriyle beraber olmazdım herhalde” diyor, bir diğeri.

Oldu da giyim tarzından hoşlanmadıkları bir kadınla beraber olmaya başladılar. Ne yaparlar? Kanye gibi gardırop detoksuna girişirler mi? Cevaplar şöyle: “Küçük hediyelerle ona belli etmeye çalışırdım.” “Önerilerde bulunurdum.” “İncitmeden söylemeye çalışırdım.” “Biraz kavga-dövüş ve rahatsızlık verme pahasına söylerdim”. Mimar Ömer Kaplankaya (42) ise Kanye fraksiyonundan: “Bugüne kadar bütün kız arkadaşlarımın kıyafetlerine karıştım. Kaç tane, asla giymem, diyen sevgilimi topukluya bindirdim. Bazı kıyafetlere ambargo koydum, bazılarını attım. Sonuçta bu yüzden alışverişlerde genelde ben ödüyorum.” 

Avukat Aşkın Karaduman’ın (35) kabusu, şeffaf sütyen askılarından sonra bilekli sandaletler: “Nasıl tarif edebilirim o çirkinliği? Hem sandalet kadar çirkin bir şey giyiyorsun hem de süslüsünü  tercih ediyorsun!” Erkeklerin dolgu topuk fobisine de şöyle açıklık getiriyor: “Vücudu daha iyi ve uzun gösterdikleri için ince topuğun verdiğini onlar da veriyor. Ama psikolojik bir yönü de var. İnce topuk giyenler seksi görünmek için bedel ödemeye hazır. Dolgu topuklular ise güzel görünmek istiyor ama rahatlıklarından da ödün veremiyor. Giyim tarzını beğenmediğim biriyle baştan beraber olmam. Mesela topuklu terlik giyen biriyle, mümkün değil.”?

Ya onun panjur gözlüklerine ne demeli?

Bu noktada dönüyoruz, modanın en eski tartışma konularından birine. Kadınlar gerçekten kimin için giyiniyor? Siyasi ve dini etkenlerden tutun sosyal sınıf hırslarına, coğrafi koşullardan kariyer planlarına kadar türlü gardırop motivasyon ve zorunlulukları olabilir. Kadınlara sorulduğunda genelde kendileri için giyindiklerini söylüyorlar. Tabii ikoncan perspektifinden bakıldığında birçok kadının birbirleri için giyindiği de bir gerçek. Women’s Wear Daily (WWD), 2008 yılında moda ve eğlence sektörünün önde gelen isimlerine yöneltmiş aynı soruyu. Aktris Anne Hathaway, giyim-kuşama kadınlar arası rekabetin hükmettiğini düşünüyor: “Birçok kadın, en şık kız arkadaşı için giyinir.” Isabel Toledo, kadınların erkekler için giyindiği görüşünde. Carine Roitfeld ise yalnızca ve yalnızca kendisi için giyindiğini söylüyor. ?Türk kadınlardan da benzer yanıtlar aldım. Tango hocası Selin Atay (33) kendisi için giyindiğini anlatıyor: “Kocam için stilimin çok dışına çıkmayacak ufak esneklikler gösterebilirim. Ama o beğenecek diye yapabileceğim tek değişiklik, iç çamaşırı departmanında olurdu.” İşletmeci Aslı Boralı (35) sadece kendisi için giyiniyor. Lisedeki sevgilisi ona çok karıştığı için tepki geliştirmiş. “Bir daha kimseyi kıyafetlerime karıştırmadım ve bana karışmayacak kişilerle beraber oldum.” Uzun lafın kısası bu. Evet, erkek arkadaş gardırobu diye bir kavram var. Ama yanlış olmasın. Bu gardırop bizim için boyfriend jean, blazer ceket ve gömlekten öteye gitmiyor. Kim Kardashian’ı da sağduyuya davet ediyor, kendisine tasarımcı sevgilisinin panjur gözlüklerini hatırlatıyoruz.

FOTOĞRAF:  Josh Olins / Trunk Archive / Getty Images Turkey

Ekim 2012

ETİKETLER: TATİLOKUMASI