13 Ocak 2015

Savaş Sanatı

YAZI: SUZY MENKES

Kasıntılık içermeyen bir askerlik fikri ve çiçekli üniformalar - İngiliz erkek giyimi erkeksilikle ilgili bu şekilde farklı bir bakış açısı edinebilir mi? Bu soruyu Paris'te üzüntü verici şiddet olaylarının yaşandığı bir haftada soruyorum.  
 
Ülkesi için ölen yüzlerce ve binlerce insanı anmak için Londra Kulesi'ne eklenen ve bahçesine taşan seramik gelincikler şimdi modaya uyarlandı. JW Anderson'ın gelincik şekilli düğmeleri ve Alexander McQueen'in askeri tarzda dikişe eklediği gelincik desenleri, bir gelincik tarlasının hissettirdiklerinin altını çizen detaylardı. 
 
Ancak erkek giyimi defilelerine yakın bir tarihte eklenen ve birçok genç erkek tasarımcıyı bünyesinde barındıran  "London Collections: Men" daha genel bir sorguya yol açıyor: androjen, dişi öfkesi, savaşçı kadınsılık ve sert maskülenlik çağlarını sırasıyla yaşadıktan sonra Kış 2015 sezonunda erkek/kadın savaşının hangi yüzünü göreceğiz? 
 
McQueen'den Sarah Burton'ın krallık stili, vücut hatlarını belli eden, ancak çiçek desenleri sayesinde siluetteki sertliği yumuşatan montlar hakkında "Bu bir üniforma, ama askeri değil." dedi, ve bu fikri çok beğendim.  
 
Alexander McQueen 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Modellerin giydiği ince çizgili takım elbiselerin veya ceketlerin sırt kısmına "cesaret", "onur", "gerçek" gibi askeri kahramanlık sözcükleri işleyerek savaşa bir nevi sırt döndürmüş; sıkı bir şekilde dikilmiş kıyafetlere jakarlı çiçekler ekleyerek savaş karşıtı mesajlar göndermiş. 
 
Alexander McQueen 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Haftasonu defilelerinde maskülen/feminen temalarının nasıl işlendiğini araştırdım. Jonathan Anderson, 70'leri saptırarak bir erkeğin (hatta belki bir kadının da) yumuşak tarafını ortaya çıkarmış. Paçalarını yırtmaçlı bıraktığı pantolonlarda bir tür İspanyol paça etkisi yaratarak dar hırkalarla birleştirmiş, aynı şekilde dar gömleklerin manşetlerini uzun bırakarak kollardan sarkmalarını sağlamış. Geniş ceketler, boyunlardaki püsküller ve beklenmedik kumaşların çılgınca bir araya getirilmiş olması defileyi, yirminci yüzyıl tarzında çok yönlü kılmıştı. 
 
JW Anderson 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
JW sahne arkasında "Rahatlık fikrini seviyorum" diyor. Ancak erkeksilikle dişilik arasında gidip gelen bu tarz bazen çok kızlara özgü gözüküyor. 
 
JW Anderson 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Jeremy Scott'ın Moschino için vizyonuysa aşağı yukarı çift cinsiyetliydi, erkeklerin karın kasları ve çıplak vücutları karlı dağ temasıyla birleştirilmişti, kızların çıplak vücutlarıysa ayı postuna sarınmıştı. Turuncu renkte çiçek desenli gümüş kapitone ceketler bu vahşi havadan uzaklaşıp Hollywood'a mı yaklaşmıştı? Hayır, hiç de değil. Jeremy Scott, erkek ve kadın bedenine aynı renkli kıyafetleri tasarlamış, spor giyimine özgür ve vahşi bir hava katmış.  
 
Moschino 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Moschino 
 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Araba yarışı dünyası benden çok uzakta ama bu yarışın, erkek -ve belki de kadın- öfkesini kanalize etmenin bir yolu olduğunu anlıyorum.  
 
Moschino 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Belstaff defilesini yağlı ve underground bir garajda yaparak ulaştırmak istediği mesajı başarıyla iletiyor. Sanki bisikletlerini park etmiş birkaç hipster havalı bir kafede takılıyorlar. Koyun yününden montlar, yumuşak deri ceketler ve hatta cilalanmış pamuk, bu basit tarza göre fazla kibar kaçmış. Ancak bunlar bir yandan da bu şaaşalı tarzın maskülen tarafını gösteren semboller gibiydiler. Bugünün erkeği için cinsiyet ayrımının net yapılmadığı bu dönemde, erkeksi kıyafetler bulmak neredeyse bir lüks.  
 
Fotoğraf hakkı: Belstaff 
 
Fotoğraf hakkı: Belstaff 
 
Daha açık söyleyecek olursak, Christopher Reaburn'ün defilesi baştan aşağı maskülenliğe dayandırılmıştı. Defile bir deniz salıyla başladı ve tasarımcı bunu "Hayatta kalmak, dayanmak ve suya batmak- bir grup erkek açık okyanusta akıntıya kapılmış sürükleniyorlar" diye açıklıyor. Kadınlar için de tasarlanmış olsa da parkalar ve bomber ceketleri daha çok enerjik erkekler için tasarlanmışa benziyor. 
 
Raeburn 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Raeburn'ün sunduğu kıyafetlerden en etkileyici olanı latex şişme pofuduk montlar ve ceketlerdi. Diğer kıyafetler arasındaysa köpekbalığı desenli merinos yününden kazaklar vardı, kısacası bir alpha erkeğinin giyebileceği türden her şey...
 
Raeburn 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Masküliniteye getirilen modern tavır, London Collections: Men'de en ağır basan mesajdı. Ancak erkek giyimine daha rahat bir şekilde bakan başka markalar da var. Dunhill'in kreatif direktörü John Ray, askeriyeye değil 50'lerden Francis Bacon, Lucian Freud ve David Hockney gibi sanatsal bohemlere odaklanmış. Bu koleksiyonda, yeni çıkan film "The Imitation Game"deki tarza benzer savaş zamanına dair bazı dokunuşlar gördüm.  
 
Dunhill 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Dunhill koleksiyonu kehribar, kızıl kahverengi ve turuncu gibi  zengin koyu renklerle günlük tarz dikimi bir araya getirerek nazik ve hassas bir maskülenite ortaya çıkarmış. Dokunulası kumaşlar ve rahat şekiller, Dunhill'in sadece askeri etkiden kaçındığını göstermekle kalmıyor, aynı zamanda androjeniden uzaklaşarak biraz daha sıcak bir görüntü oluşturmaya çalıştığını da ortaya koyuyor.
 
 
Dunhill 
Fotoğraf hakkı: Indigital 
 
Coach, sert/yumuşak erkek/dişi ayrımını çok iyi anlamış bir marka. Dış giyimde göz kamaştırıcı koyun yününden ceketler görüyoruz. Kızıl kahverengi ve turuncu renkler, arkadaki sonbahar ormanı temasına çok yakışırken tasarımcı Stuart Vevers'ın başka bir yumuşak dokunuş daha eklediğini görüyoruz: Ayakkabının üstüne eklediği koyun yünü, onları hem erkeksi hem de kadınsı yapıyor. 
 
Coach
 
Çeviri: Kardelen Berfin Kobyaoğlu

ETİKETLER: SUZY MENKES , ALEXANDER MCQUEEN , MOSCHİNO , BELSTAFF , CHRİSTOPHER RAEBURN , DUNHİLL , PARİS , SARAH BURTON , MASKÜLEN , FEMİNEN , JONATHAN ANDERSON , JEREMY SCOTT