08 Nisan 2014

#itgirl Quentin Jones

YAZI: YAPRAK ARAS

Moda dünyasının yeni gözbebeği ne bir şarkıcı, ne bir DJ, ne de bir “doğuştan celebrity”. Quentin Jones fiziği ve stili dışında, bilindik it girl’erin bütün sıfatlarından uzakta duruyor. Onun oyun alanı, illüstrasyonlar ve filmler. Hikayelerinden prop inşaasına, yönetiminden kurgusuna kadar tek başına yaptığı moda filmleri.

 

Film mecrasını gün geçtikçe daha çok benimseyen moda markaları, Jones imzalı işlere logolarını koyabilme yarışında. Chanel, Kenzo, Victoria Beckham, Target, Holy Fulton, Marc by Marc Jacobs, Tibi, koleksiyonlarını ve ürünlerini tanıtmak için Quentin Jones imzasını tercih eden isimlerden yalnızca birkaçı. Louis Vuitton’un 2013 Sonbahar/Kış aksesuar koleksiyonu için yaptığı filmde de gördüğümüz üzere, Jones’un kolajlarla yaptığı stop motion tadındaki işlerinin, bu mecraya yeni bir soluk getirdiği yadsınamaz. Diğer taraftan eğlenceli stili ve sürreal eğilimleri, illüstrasyonlarına da yansıyor. Lüks kırtasiye ve aksesuar markası Smythson’ın Panama Ajandası sergisi için Jones’u seçmesi boşuna değil.

 

Kendini ressam, illustratör ve film yapımcısı olarak tanıtan Jones, Toronto doğumlu. Cambridge Üniversitesi’nde felsefe, ardından da Central Saint Martins’de illüstrasyon eğitimi almış. Bir de modellik geçmişi var ki çok üzerinde durmuyor. İspanyol markası Hoss Intropia’nın ve GAP’in yılbaşı kampanya yüzü olsa bile, kamera arkasındaki işlerine daha çok değer veriyor.

 

Tomboyvari bir stili var Jones’un. Yaratıcı DNA’ları, kıyafet estetiğine de yansıyor.  “Görsel kontrastlardan hoşlanıyorum” diyor: “Elbise altına sneaker, jeanler’le topuklu ayakkabılar giymeyi seviyorum mesela. Çok fazla “olmuş” görünmek bana göre değil. Biraz da casual olmaya çalışıyorum.” Gündelik hayatında jean’ler ve siyah bootielere takık olduğunu söylüyor. Geceleri ise süslenmeyi seviyor. Ama yine de şık bir kıyafet giydiyse altına rahat ayakakbılar tercih ediyor. Şu aralar New York’ta yaşıyor ve en çok “favori butiğim” dediği Reformation’dan alışveriş yapıyor. Ugg’lardan nefret ediyor. Kaybettiği için çok sayıda ama mutlaka ucuz güneş gözlüğü satın alıyor. Gardırobunun en değerli parçası, anneannesinden annesine, son olarak kendisine geçen safir ve pırlantalı art deco yüzük. “İkonların” diye sorulunca cevabı hazır: Patti Smith ve Marlene Dumas.

ETİKETLER: CHANEL , QUENTİN JONES , İTGİRL , VİCTORİA BECKHAM , MARC BY MARC JACOBS