Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.
Güzelliğin duyusal tarafını öne çıkaran sayfalarını beğeniyle takip ettiğimiz Vogue Adria ve Wellness editörü Kristina Mikulić Gazdović’ten bakım, içerik ve seyahat önerilerini aldık.
Adriyatik güzellik felsefesinin kendi işini görmeye dayandığını söyleyebilirim. Büyükannem çiftlikte büyümüş; kendi kalıp sabunlarını yaparmış. Özellikle sahil şeridinde bu hâlâ böyle; zeytinyağı, çoğu ailede güzellik ritüellerinin bir parçası. Doğayla bu kadar iç içe yaşamak; her gün gördüğün bitkilerden kendi güzellik içeriklerini yaratmak bizim için çok alışıldık bir durum. Havuç, biberiye, ölmezotu özleriyle cildine bakan birçok kişi var.
Evde uyguladığım uzun bakım rutinim, akneye meyilli cildim ve tiroid sorunlarım etrafında şekilleniyor. Güne kahve ya da matcha yerine nane çayıyla başlıyorum. Kahvaltıdan sonra tiroid takviyelerimi ve probiyotiklerimi içiyorum. Uzun saatler oturduğum için her sabah hafif bir esneme rutini ve sırt odaklı egzersizler yapıyorum. Ardından güzellik rutinim geliyor. İşim nedeniyle sürekli farklı içerikleri denemem gerekiyor. Ancak adımları özetlemem gerekirse; çift aşamalı temizlikle başlıyorum. Arkasından nemlendiren bir tonik uyguluyorum. Şu sıralar tonik adımında mikrobiyomu besleme özelliği olan bir içerik kullanıyorum. Probiyotikler ve mikrobiyoma zaafım var; bence bu ikisi gelecek vaat ediyor! Antioksidan ve nemlendirme özellikli serumlar tercih ediyorum. Sabahları bütün bunları güneş koruması ile tamamlıyorum. Gece rutinime ise nemlendiriciler ya da serumlar yoluyla retinoidler ve peptitler gibi yaşlanma karşıtı içerikleri dahil etmeye özen gösteriyorum. Haftada bir salisilik asitli peeling’ler ve kil maskelerinden yararlanıyorum; 30’larımda olsam da epey yağlı ve akneye meyilli bir cildim var. (Bu anlattıklarım kuru ciltlere fazla gelebilir.) Önemli günlerden önce, kolajen maskelerine başvuruyorum; cildi pürüzsüzleştirdiğinden makyaj daha iyi görünüyor.
Gelelim saçlara: Geceleri saç sağlığını destekleyen bir serum kullanıyorum. Saç derisi bakımının ardından saç uçlarıma onarıcı gece serumu uygulayıp, olası kırıklar ve hasardan kaçınmak için gevşek bir örgü yapıp ipek yastık kılıfımla uyuyorum. Haftada bir detoks şampuanı uyguluyorum; sirke ya da salisilik asit bazlı. Vücudum da rutinin bir parçası. Duş yağları, peeling’ler, yenileyici vücut serumu ve losyonlarına bayılıyorum. Evdeki bakım cihazlarımı da keyifle kullanıyorum; anlayacağınız vaktimin büyük kısmı banyomda geçiyor. Ne olursa olsun vazgeçmeyeceğim tek güzellik alışkanlığım, güneşten korunmak. Açıkçası başka seçeneğim olmadığından böyle; çünkü güneş alerjim var. Bunu saymazsak peptitler ve retinoid derdim; benim için oyunu değiştirdiler.

Gücünü doğanın ve bilimin birleşiminden alan ürünlere bayılıyorum. Benim için güzellik tasarımları keyif vermeli, kullanımı kolay olmalı ve bir - iki ay içinde gözle görülür sonuçlar vermeli. Birkaç yıldır Hırvat markası Uchka’nın BiPhase Body Elixir’ini kullanıyorum. Kendi havuç özlerini üretiyorlar, ayrıca içinde favori nem içeriklerimden pantenol de var; hem neme doyuruyor hem yatıştırıyor.
Slovenya markası Afrodita’nın Protective Peptide Fluid SPF 30 güneş koruma serumunun dokusu koruma içeriği değil deipeksi bitişli bir krem uyguluyormuşsunuz hissi veriyor. Olival’in Hydro Cica FaceMask’ini de tavsiye ederim. Vücuttaki doğal hiyalüronik asit salgısını güçlendirmek ve daha uzun süre dolgun görünen cilt için aquaxyl içeriğiyle formüle ediliyor. Cildiniz yağlı ise Skinlicked Cloud Cream’e bayılacaksınız. Benzer jel formların aksine, soyulup topaklanmayan krem, güçlü bir nem kaynağı.
Şu sıralar masamın üstünde Chanel el kremi, Olival’in tırnak eti bakım kalemi ve Violette_FR dudak balm’ı var. Bir süredir yüz serumlarını da ellerimde kullanmaya başladım. Bunu üst seviye güzellik düşkünlerinin kapısını çaldığı uzman, Adeela Crown tavsiye etmişti. O yüzden şu sıralar Mary&MayCollagen Booster Lotion’ı el losyonu olarak kullanıyorum. Hafif yapıda ve hızlıca emiliyor.
Yakınlarda Paris’teydim. Yılın ilk ayları sayısız güzellik etkinliğiyle geçiyor; bu da çoğu Paris’e olmak üzere art arda seyahatler demek. Şimdi gözüm Svalbard’da. Kuzey ışıklarını oradan izlemenin hayalini kuruyorum.
Bunu söyleyen tek kişiyim muhtemelen, ancak Spotify kullanmıyorum. Tam bir YouTube kızıyım. YT Music üzerindenen sık dinlediklerim arasında güzellik rutinime eşlik eden UltimateRelax çalma listesi; Rosalia’nın LUX albümü ve Cee’nin Feel Good çalma listesi var. Her türlü mood ve vibe’a uygun çalma listeleri için bakınız. Doechii Grammy aldıktan bir süre sonra, başarısını The Artists Way’e borçlu olduğunu söyleyince kitabı hemen aldım ve okumaya başladım. Bir sürü ödev ve egzersiz yapacağınız, kitap formunda gelen bir yaratıcılık dersi gibi. Yazın ödevlerden biraz kopsam da yaratıcı süreçlere bakış açımı hızlıca değiştirdiğini söyleyebilirim. Bu aralar yeniden başlamaya niyetliyim. Doechii’ye yardımı olduysa, bana neden olmasın?


