Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


İnternet çağıyla birlikte mizahın dili mi değişiyor, yoksa sadece kuralları mı? İroni ve sarkazm, uzun yıllar keskin ve katmanlı bir zihnin işareti olarak görüldü. Bugünse aynı ton çok daha farklı tepkiler yaratabiliyor.
Bir iş görüşmesine girdiğinizi ya da kimseyi tanımadığınız bir davete katıldığınızı düşünün. Yapılan bir espri herkesi güldürür, aynı anda bir şeye gülerken bakışlar kesişir ve ortam bir anda ısınır. Sigmund Freud’un mizah teorisinde altını çizdiği gibi, gülmek gerilimi boşaltır. Kısacası gülmek iki insan arasındaki mesafeyi kısaltır. Ama bunun için bir şart vardır: Gülünen şeyin aynı olması. Çünkü mizah çoğu zaman paylaşılan bir hikayeden ve ortak bir bakış açısından doğar. Fransız filozof Henri Bergson bunu şiirsel bir dille “gülenler arasında gizli bir anlaşma” olarak tarif eder.
Yıllar önce Türkiye’den ayrılıp Belçika’da lise son sınıfa başladığımda deneyimledim bunu. Okulun ilk günlerinde teneffüste yeni tanıştığım sınıf arkadaşlarım birkaç giyim markası sıralayıp onların tarzıyla ilgili yorum yaparak gülüyordu. Herkes bir marka söyledi, bunların arasındaki ortak noktanın ucuz markalar olduğunu fark ettim ve gruba daha hızlı uyum sağlayabilmek umuduyla ben de aklıma gelen başka bir markayı söyledim. Bir anda sessizlik oldu. Kimse bir laf etmedi; kültürel kodu çözememiştim. Bahsettikleri şey sadece ucuzluk değildi. Hem ucuz hem de biraz stilsiz bir gardıropta bulunabilecek markalardı. Oysa ben “cool” sayılabilecek bir markayı ucuz fiyatlı diye sıralamıştım. Gülüşmeler benimle sona erdi. Ait olmanın en çok önemsendiği yaşlarda, aynı şeye gülmediğinizde aranızdaki mesafeyi daha güçlü hissedersiniz. O gün güldüren unsurların aslında paylaşılan kültürlerden doğduğunu anladım.
Farklı ülkelerden influencer’ları takip ediyor, ABD’de viral olan bir akıma kısa süre sonra Avrupa’da ya da Türkiye’de rastlayabiliyoruz. Ama bu içerikler her zaman güldürmüyor, bazen tam tersine tepki çekebiliyor. Amerikalı sosyolog Danah Boyd buna “collapsed contexts”, yani “bağlamların çökmesi” diyor. Sosyal medyada farklı çevreler aynı yerde buluşuyor: arkadaşlar, iş çevresi, aile ve eski tanıdıklar aynı paylaşımları görebiliyor. Bir şaka bir ortamda doğsa bile hepsine aynı anda ulaşıyor. Bağlamından koptuğunda ise ironi ve ince tonlar çok daha kolay yanlış anlaşılabiliyor.
Uzun yıllar komedinin önemli bir kısmı “diğerine” gülmek üzerine kuruldu. Daha fakir olana, daha sakar olana ya da bir stereotipe gülerek ayrışılırdı. Filozof Thomas Hobbes insanların çoğu zaman başkalarının hatalarına ya da zayıflıklarına güldüğünü söyler. Ona göre kahkaha bazen küçük bir üstünlük duygusundan doğar: Başkasının gafını görmek, kendimizi o anda biraz daha akıllı ya da güvende hissettirebilir. Stereotipler, sakarlıklar ve sosyal tipler bu yüzden uzun süre komedinin temel malzemeleri oldu. Bu mizah hâlâ çalışıyor. Sosyal medyada karşımıza çıkan tipleme videoları bunun bir örneği: DJ kabinlerinin arkasında yaşayan kızlar, mankenleri tavlamaya çalışan zenginler ya da spiritüelliği bir pazarlama aracına dönüştürenlerle dalga geçen içerikler. Instagram’daki popüler hesaplardan @supersnake’in videoları bu mizahın iyi bir temsilcisi. Bu içeriklerde başkalarıyla alay ediliyor ama izleyici yine de rahatça gülebiliyor. Çünkü “özenti”, “sahte” ya da “fırsatçı” olarak görülen tipler birçok insanın ortak negatif algısında buluşuyor. Yine de bu tür mizahın gücü artık eskisi kadar belirleyici değil. Dünyalar birbirine yaklaştıkça ve iç içe geçtikçe başkasını ötekileştiren içerikler bizi eskisi kadar kolay güldürmüyor. Sınırlar daha flu, herkesin hayatından daha fazla haberdarız. Diğeri artık eskisi kadar yabancı değil.
Teknolojiyle birlikte televizyondaki programlı içeriklerin yerini büyük ölçüde internet kültürü aldı. Karikatür dergileri hayatımızdan yavaş yavaş çıkarken yerlerine “meme”ler geçti. Aslında “meme” kelimesinin kökeni internetten çok daha eskiye uzanıyor. Terimi ilk kez 1976’da biyolog Richard Dawkins kullanmıştı. Dawkins,fikirlerin de genler gibi çoğalıp yayıldığını anlatmak için Yunanca “mimeme” yani taklit edilen şey, kelimesinden esinlenerek “meme” sözcüğünü türetti. İnternet çağında ise kelime yeni bir anlam kazandı: Hızla yayılan görseller, kısa videolar ya da birkaç kelimelik şakalar. Ama mantık aynı: Bir fikrin ya da esprinin taklit edilerek çoğalması. “Meme”lerin en belirgin özelliği ise hızları. Kaydırarak içerik tüketmeye alıştığımız bu çağda mizahın ritmi de değişiyor. Hızla tüketilen içeriklerle birlikte gülüşler de küçülüyor; kahkahaların yerini bazen küçük bir gülümseme ya da ekrana bakıp verdiğimiz kısa bir “hıh” tepkisi alıyor. Yine de bu kısa anlar bugünün popüler kültür referanslarını oluşturuyor. Amerikalı siyasetçi Bernie Sanders’ın “meme”sini hatırlamayan yoktur. 2021’de ABD’deki başkanlık yemin töreninde, örgü eldivenleriyle sandalyede oturduğu fotoğrafı saatler içinde dünyanın dört bir yanına yayıldı. Sanders’ın yalnız oturan silueti neredeyse her sahneye yerleştirildi: Mona Lisa’nın önünde, Times Meydanı’nda ya da Titanic’ingüvertesinde… Ama fotoğrafın bu kadar çok kişiye dokunmasının bir nedeni de taşıdığı ruh haliydi. Resmi bir törenin ortasında, kalın eldivenleriyle biraz üşümüş gibi oturan bir adam. Birçok insan kendi sabırsızlığını, yorgunluğunu ya da “Bitse de gitsek” duygusunu o görüntüde buldu. Aslında yine kendimizden tanıdığımız bir duyguyu görmek bizi güldürdü.
Tanıdık olan daha güvenli, daha sıcak geliyor. Kendine gülebilen, kendini eleştirebilen insanlar da bize daha yakın geliyor; çünkü onların hatalarında kendimizden bir parça buluyoruz. Belki de bugün artık uzaklaşarak değil yakınlaşarak gülmek istiyoruz. Davranış bilimci Peter McGraw’un “Benign Violation”, yani “Zararsız İhlal” teorisi mizahın bu ince dengesine işaret ediyor: Bir şey birazyanlış ya da beklenmedik olabilir ama ancak zararsız görünüyorsa komik hale gelir. Çok zarar verici olduğunda gülmek imkansızlaşır. Ama dikkat: Fazla güvenli olduğunda da komedi çalışmıyor.