LIVING
LIVING

24 Mart 2021

Yeni Nesil Bahçıvanlık: Plantfluencer

YAZI: DENİZ MİRAY PETRİNİ

bitki

Fotoğraf: @jamies_jungle 

Doğanın bir parçası olduğumuz gerçeğini zaman zaman unutsak da yüksek binalar arasında gördüğümüz ufacık bir yeşil alanın bile bize nasıl iyi hissettirdiğini görünce özümüzle yeniden bağlantıya geçebiliyoruz ya da en azından deniyoruz.

Plantfluencerlık da aslında bu öze ulaşma çabasından ortaya çıkan geç kalsa da yerini daimi olarak korumasını istediğimiz yeni bir akım. Yaşadığımız süreçte açık alanların, nefes alabilmenin, temiz oksijenin özetle doğanın kıymetini, onun bize değil bizim ona ihtiyacımız olduğunu bir kere daha anladık.

Şehirle kırsal arasındaki mesafeler biraz daha azaldı, daha yeşil alanlara “kaçamak” yapmak yerini kalıcı yerleşimlere bıraktı. Artık daha fazla insan “sahil kenarında ufak bir cafe açma” hayalini ekip biçmeyle, kendi besinini yetiştirmeyle bir nevi toprağa dokunmayla değiştirdi.  Elbette bunu istediğimiz an yapamayabiliriz ama bu yaşam alanımızı ufak bir doğa ortamına çeviremeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

 

bitki

Fotoğraf: @thesill

 

Moda, iyi yaşam, sağlıklı beslenme derken aslında TikTok üzerinden başlayan Cottagecore ve Goblincore gibi akımlar yeşili ön plana alan tavrıyla yeni hikayeler yaratarak geri plana attığımız bu dünyaya başka bir açıdan bakmamızı sağlamıştı.

Plantfluencerlar da aslında hem instagramda hem de akım yaratma ustası olan TikTok’ta da kendini göstermeye başladı. Elbette bunu salt bir akım olarak düşünmek ya da popülerliğine kapılmak biraz yanlış olabilir.

Çünkü her ne olursa olsun bir canlıya bakmanın sorumluluğunu da üstenmeniz gerekiyor. Sırf çok güzel durduğu için fotoğraflarını çektikten sonra onları bakımsız bırakmak yaratılan saygının tamamen tersinde bir hareket olacaktır. Bu yüzden eğer gerçek anlamda bitkilere düşkünseniz ve bir canlıya bakıp hayat vermek istiyorsanız bu tercihi yapın.

Geçen günlerde kendi bitkilerimle ilgili ufak bir sorun yaşadığım için yakınımda bulunan bir çiçekçiye uğradım. Babadan kalma bir meslek yaptığı için de konu bitkiler olduğunda epey hassas yaklaşıp gereken bilgilere dahil olarak ufak bir anısını da anlattı.

“Dükkana çok farklı insanlar geliyor, biri evime bir arkadaş arıyorum diyerek bakabileceği en uygun bitkiyi sorarken bir diğeri yerde duran saksıları ayakkabısının ucuyla gösterip “bu kaç lira?” diye sorabiliyor. Elbette ikinci gruba dahil olanlara dükkanımda bulunan hiçbir bitkiyi satmıyorum. Çünkü doğadaki hiçbir canlı böyle davranılmayı hak etmiyor.”

Bitki bakmak zahmet ve özen gerektiren bir iş. Bakımlarını, ortamlarını, sulama aralıklarını bilmeniz gerekiyor ama elbette bunu deneye yanıla öğreniyorsunuz. Üstelik zamanla bu işi kavradıkça ve hem ilginizi hem sevginizi verdiğiniz bitkilerin de size aynı karşılığı verip filizlendiğini görünce bir nevi modern zaman bahçıvanlığının da kapılarını aralamış oluyorsunuz.

Eğer bu konuya gerçek anlamda ilginiz varsa sizin için seçtiğimiz 5 plantfluencerın yarattığı ortamlar size ilham kaynağı olabilir.

 

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram'da gör

Hilton Carter (@hiltoncarter)'in paylaştığı bir gönderi

 
 
 
Bu gönderiyi Instagram'da gör

The Sill (@thesill)'in paylaştığı bir gönderi

ETİKETLER: PLANTFLUENCER , LİVİNG , DOĞA , DEKORASYON