Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Bir zamanlar yalnızca işlevsel olan banyolar, 2026’da evin en kişisel ve en rafine alanına dönüşüyor. Spa hissi veren dokular, yavaşlatan tasarım kararları ve sessiz lüks anlayışı, banyonun gündelik hayattaki rolünü baştan yazıyor.
Sıradan, ruhsuz banyolar dönemi çoktan kapandı. Bugün banyo, evin arka planında kalan işlevsel bir alan değil, en az salon ya da yatak odası kadar kimlik taşıyan bir mekan. Hatta çoğu evde, tasarım açısından en cesur kararların alındığı yer artık banyolar ve misafir tuvaletleri.
2026’da bu alanlar daha da kişisel, daha atmosferik ve daha inzivadaymış hissi veren bir hâl alıyor. Otel konforunu eve taşıyan geniş ıslak hacimler, heykelsi küvetler ve mobilya hissi veren lavabolar öne çıkarken; bir yandan da toprak tonları, nostaljik dokular ve zengin yüzeyler banyolara sıcaklık katıyor. Sessiz lüks ile maksimalizm, ilk kez bu kadar yan yana duruyor. Banyo; dinlenmek, yavaşlamak ve kendine ait bir zaman yaratmak için tasarlanmış, özel bir oda gibi düşünülüyor.

Fotoğraf: Pinterest
Göz alıcı bir karoyla kaplı banyonun yarattığı etkiyi başka çok az şey yakalayabiliyor. 2026’da karolar, yalnızca yüzey kaplaması olmaktan çıkıp mekanın ana karakterini belirleyen unsurlara dönüşüyor. Renkler daha cesur, dokular daha belirgin. Beyaz duvarların yerini, farklı dönemleri bir araya getiren yüzeyler alıyor.
El yapımı karolar, vitray detaylarla eşleşen modern taşlar ya da eski Avrupa zeminlerinden ilham alan desenler… Geçmişle bugünün iç içe geçtiği bu yaklaşım, banyolara hem derinlik hem de kişilik kazandırıyor. Öte yandan herkes yüksek kontrast peşinde değil; kil, sıva ve kireç taşı gibi doğal malzemelerle daha yumuşak, patinalı ve sakin alanlar yaratan banyolar da aynı ölçüde ilgi görüyor.

Fotoğraf: Pinterest
Mutfaklarda gördüğümüz bütüncül malzeme kullanımı banyolara da taşınıyor. Zemin, duvar, duş ve lavabo aynı taş ya da aynı renk tonuyla devam ettiğinde mekanda sakin, kesintisiz bir akış hissi oluşuyor. Mermer hala güçlü bir oyuncu ancak terrazzo ve rafine seramikler de aynı etkiyi yaratıyor. İşlev geri planda kalıyor, malzemenin kendisi konuşuyor. Ortaya zamansız, Avrupa ruhu taşıyan ve zahmetsiz görünen banyolar çıkıyor.

Fotoğraf: Pinterest
2025’te yükselişe geçen organik formlar, 2026’da banyolarda daha belirginleşiyor. Keskin köşeler yerini yuvarlatılmış tezgahlara, oval lavabolara ve heykelsi küvetlere bırakıyor. Bu formlar mekanı daha güvenli ve davetkar hissettiriyor. Lavabolar ve küvetler, mekanın merkezinde duran heykeller gibi algılanıyor. Banyo, böylece teknik bir alan olmaktan çıkıp daha kişisel, daha duyusal bir atmosfere bürünüyor.

Fotoğraf: Pinterest
2026’da aynalar yalnızca yansıtan değil, mekanı inşa eden unsurlar. Katmanlı yerleştirilen aynalar, mimari formlar kazanan yüzeyler ve aynalı dolaplar banyolara derinlik katıyor. Alan küçük olsa bile, tek bir güçlü ayna ya da ışıkla vurgulanmış bir niş, mekanın tüm havasını değiştirebiliyor. Aynalar artık fonksiyonel olmaktan çok atmosfer kurucu bir rol üstleniyor.

Fotoğraf: Pinterest
Klasik jakuziler geride kalıyor. Yerini, gerçek bir spa deneyimini hatırlatan banyolar alıyor. Geniş duş alanları, mobilya gibi tasarlanmış lavabolar, kemerli duş girişleri ve mekana heykelsi bir ağırlık katan küvetler bu yaklaşımın parçası.
Yerden ısıtma, buhar duşları ve iyi düşünülmüş depolama çözümleri ise bu lüksü gündelik hayatla uyumlu hâle getiriyor. Otel banyosunun hissi korunuyor ama bakım ve kullanım kolaylığı göz ardı edilmiyor. Yatak odasıyla görsel olarak bağlantı kuran banyolar da giderek yaygınlaşıyor.

Fotoğraf: Pinterest
Özellikle misafir tuvaletlerinde maksimalizm hız kesmiyor. Duvar kağıtları, doygun renkler ve güçlü detaylar bu küçük alanları adeta birer tasarım laboratuvarına çeviriyor. Büyük mermer plakalar, koyu yeşiller, morlar ve hatta kırmızılar banyolarda daha sık görülüyor. 80’lerden bu yana ortalarda görünmeyen yeşil serpantin mermerin geri dönüşü dikkat çekiyor. Metal detaylarda ise pirinçten nikel ve gümüş tonlarına doğru bir kayış var. Bauhaus etkili, işlevi gizleyen ama lüks hissi koruyan çizgiler öne çıkıyor.

Fotoğraf: Pinterest
Cilt bakım ritüellerinin uzadığı, banyoda geçirilen sürenin arttığı bir dönemde, bu alanlar artık evin devamı gibi düşünülüyor. Oturma alanları, katmanlı aydınlatmalar, hatta şömine hissi veren detaylar banyolara sıcaklık katıyor. Depolama çözümleri gözden kayboluyor; yüzeyler daha temiz, daha mimari bir hâl alıyor. Amaç karmaşadan uzak, sakin ve gerçekten dinlendirici bir alan yaratmak.
