Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Büyük değişikliklere gerek kalmadan, birkaç dekorasyon dokunuşuyla evinizi sonbaharın sıcak ve davetkar atmosferine hazırlayabilirsiniz.
Yazın hafifliği yavaş yavaş yerini sonbaharın daha sakin ritmine bırakırken ev de bu değişime eşlik ediyor. Açık renkli tekstiller, ince kumaşlar ve ferah bir atmosferin ardından daha sıcak tonlara, katmanlı dokulara ve loş akşam ışıklarına yönelmek yaşam alanını mevsime uyarlamanın en kolay yollarından biri. Üstelik bunun için büyük bir dekorasyon değişikliğine veya yeni mobilyalara ihtiyacınız yok. Doğru tekstilleri seçmek, aydınlatmayı yeniden düzenlemek, birkaç mevsimsel renk eklemek ve evin duyusal atmosferini değiştirmek bile yeterli. Evinizi sonbahara hazırlamak için dört basit adım:

Fotoğraf: Pinterest
Mevsim değişikliğini evde hissettirmenin en kolay yollarından biri, tekstilleri değiştirmek. Yaz boyunca kullanılan ince keten örtüler ve hafif kumaşlar tamamen ortadan kaldırılmak zorunda değil; onları daha kalın ve dokulu parçalarla katmanlamak, yaşam alanına sonbahara uygun bir sıcaklık kazandırabilir.
Yün, kadife, pamuklu örgüler ve kalın dokulu kumaşlar özellikle koltuk ve yatak odasında kullanılabilir. Koltuğun üzerine bırakılmış bir battaniye, birkaç dokulu kırlent veya yatağın üzerine eklenen kalın bir örtü bile mekanın hissini değiştirebilir. Farklı dokuları bir arada kullanmak, dekorasyona derinlik kazandırmanın da pratik bir yolu.
Yatak odasında da benzer bir yaklaşım izlenebilir. Daha kalın bir yatak örtüsü, yatağın ucuna yerleştirilen bir battaniye veya dokulu kırlentler, mevsim değişimini küçük dokunuşlarla hissettirebilir.
Sonbahar için renk seçiminde ise kahverengi, kiremit, tarçın, bordo, hardal ve zeytin yeşili gibi tonlar öne çıkıyor. Evin genelinde nötr bir renk paleti varsa bu tonları küçük dozlarda kullanmak yeterli. Böylece mevsim değiştiğinde dekorasyonu tamamen yenilemek yerine yalnızca birkaç parçayı değiştirebilirsiniz.

Fotoğraf: Pinterest
Günlerin kısalmaya başlamasıyla birlikte aydınlatma, evin atmosferinde daha önemli bir rol üstleniyor. Sonbahar akşamlarında yalnızca tavandaki güçlü bir ışık kaynağına bağlı kalmak yerine farklı noktalara dağıtılmış ışık kaynakları daha sıcak ve davetkar bir atmosfer yaratabilir.
Salonun bir köşesine yerleştirilecek bir lambader, komodin üzerindeki küçük bir abajur veya yemek masasının üzerine asılacak daha yumuşak ışıklı bir aydınlatma, mekanın farklı bölgelerini öne çıkarabilir. Işığı tek bir merkezden vermek yerine farklı yüksekliklerde ve noktalarda kullanmak, daha katmanlı bir atmosfer yaratır.
Mumlar da özellikle akşam saatlerinde dekorasyona sıcaklık katan küçük ama etkili detaylardan. Sehpa, yemek masası veya şömine rafı gibi alanlarda birkaç mumu bir arada kullanarak loş ve sakin bir atmosfer yaratabilirsiniz.
Aydınlatmada mümkün olduğunca sıcak tonlu ampulleri tercih etmek de mekanın daha yumuşak görünmesine yardımcı olur. Özellikle akşamları daha düşük seviyede, dağınık bir aydınlatma kullanmak evin sonbahar hissini güçlendirebilir.

Fotoğraf: Pinterest
Sonbaharı eve taşımanın bir başka yolu da doğadan ilham almak. Mevsimle birlikte değişen renkleri ve dokuları dekorasyona dahil etmek, büyük bir değişiklik yapmadan evin atmosferini dönüştürebilir.
Kuru dallar, mevsim çiçekleri, kozalaklar, ahşap objeler ve doğal taş detaylar bunun için kullanılabilecek seçeneklerden. Özellikle ahşabın sıcak dokusu, sonbahar dekorasyonunda kendiliğinden daha sıcak bir his yaratıyor.
Bitkilerden vazgeçmek de gerekmiyor. Yeşil bitkileri korurken aralarına kurutulmuş çiçekler veya dallar ekleyerek daha mevsimsel bir görünüm elde edebilirsiniz. Seramik vazolar, hasır sepetler ve ahşap servis objeleri de doğal dokuları artırmak için kullanılabilir.
Sonbahar renklerini yalnızca salonda kullanmakla da sınırlı kalmayın. Mutfakta koyu tonlarda seramik kupalar, ahşap servis ürünleri veya keten peçeteler, yemek masasında ise mevsim renklerinde bir masa örtüsü ya da çiçek aranjmanı kullanılabilir. Böylece sonbahar atmosferi evin farklı bölümlerine daha dengeli şekilde yayılır.
Burada önemli olan, sonbahar dekorasyonunu fazla tematik hale getirmemek. Evin her köşesini balkabakları ve yapraklarla doldurmak yerine birkaç doğal materyal ve renk dokunuşu, daha zamansız bir sonuç verebilir.

Fotoğraf: Pinterest
Bir mekanın atmosferini değiştiren yalnızca görsel detaylar değil. Koku, ses ve dokunma duyusu da mevsim hissini güçlendirebilir. Yaz aylarında tercih edilen ferah ve narenciye ağırlıklı kokuların yerine sonbaharda daha sıcak, odunsu veya baharatlı notalara yönelebilirsiniz.
Sandal ağacı, sedir, amber, vanilya, tarçın, incir ve kakule gibi notalar sonbahar atmosferiyle iyi bir uyum yakalayabilir. Kokulu mumlar, difüzörler ve oda kokuları bunun için kullanılabilecek seçenekler arasında. Ancak kokunun mekanda baskın hale gelmemesi önemli. Özellikle salon ve yatak odası gibi uzun süre geçirilen alanlarda daha hafif kokular tercih edilebilir.
Sonbahar atmosferini yalnızca kokuyla değil, akşam rutinleriyle de desteklemek mümkün. Günün sonunda daha sakin bir müzik açmak, bir köşeye kitap ve battaniye yerleştirmek veya mutfakta çay ve kahve için küçük bir alan oluşturmak, evin mevsimle birlikte değişen ritmini hissettirebilir.
Kısacası sonbahara hazırlanmak, evi baştan aşağı değiştirmek anlamına gelmiyor. Tekstilleri katmanlamak, ışığı yumuşatmak, doğadan ilham alan birkaç detay eklemek ve duyusal atmosferi mevsime göre değiştirmek, yaşam alanını yazın ferah atmosferinden sonbaharın daha sıcak ve sakin ritmine taşımak için yeterli. Üstelik bu küçük değişikliklerin çoğu mevsim sona erdiğinde kolayca geri alınabilir.



