Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


HBO'nun Emmy ödüllü antoloji dizisi dördüncü sezonda Helena Bonham Carter, Steve Coogan ve Chris Messina'yı Fransız Rivierası'na taşıyor.
Mike White'ın yarattığı, lüks otellerdeki sınıf çatışmalarını kara komediyle harmanlayan The White Lotus, dördüncü sezon için rezervasyonlarını yaptırdı. Hawaii'nin tropikal cenneti, Sicilya'nın tarihî sahilleri ve Tayland'ın Koh Samui adasından sonra dizinin yeni durağı Fransız Rivierası olacak. Saint-Tropez'deki Château de la Messardière'de geçecek olan yeni sezonun, 2027 yılında HBO'da izleyiciyle buluşması bekleniyor.
The White Lotus'unTemmuz 2021'de başlayan ilk sezonu Hawaii'deki Four Seasons Resort Maui'de geçti. Pandemi sırasında kendi sorunlarıyla boğuşan zengin misafirler ve otelin çalışanları arasındaki gerilim, dizinin temel DNA'sını oluşturdu. Jennifer Coolidge'in canlandırdığı Tanya McQuoid ve Natasha Rothwell'in 'spa müdürü Belinda' karakteri ilk sezonun unutulmaz isimleri arasındaydı.
İkinci sezon Ekim 2022'de Sicilya'nın San Domenico Palace'ında açıldı. Tanya'nın trajik sonu, Aubrey Plaza'nın performansı ve İtalyan manzaraları eşliğinde şekillenen hikaye, sekiz Emmy ödülü kazandı. Şubat 2025'te yayınına başlanan üçüncü sezondaki olaylar ise Tayland'ın Koh Samui adasındaki bir tatil köyünde gerçekleşti. Walton Goggins, Michelle Monaghan, Carrie Coon, Sam Rockwell, Jason Isaacs, Parker Posey ve Blackpink üyesi Lisa'nın (Lalisa Manobal) yer aldığı kadro, sekiz Emmy adaylığı aldı.
Üçüncü sezonun final bölümü, 6 Nisan 2025'te yayına girmiş ve 6.2 milyon toplam izleyiciye ulaşmıştı. Bu rakam ikinci sezonun finali ile karşılaştırıldığında yüzde 51'lik bir artışı ve dizinin şimdiye kadarki en güçlü reytingini gösteriyor. Finalde oteldeki son hırsızlıkların failleri ve ilk bölümde gösterilen cesetlerin kimliği ortaya çıktı. Belinda bir kez daha verilen sözlerle ihanete uğradı ve Greg'den 5 milyon dolar talep ederek Tayland'daki sevgilisi Pornchai'yi ve spa hayallerini finansal güvence için terk etti. Rick'in trajik hikayesi Bangkok'a döndüğünde ortaya çıktı. Yabancılaşmış babası Jim'i öfke nöbetinde öldürdü. Çarpışmanın ortasında kalan Chelsea hayatını kaybetti. Ailesinden kurtulmak isteyen Tim, karanlık fikirlerinin eseri olan zehirli piña colada'lar yüzünden oğlu Lochlan'ı neredeyse öldürüyordu.
Dördüncü sezon, 19. yüzyılda inşa edilmiş bir sarayın lüks otele dönüştürülmesiyle ortaya çıkan Château de la Messardière'de çekilecek. Saint-Tropez'deki bu beş yıldızlı Airelles Collection tesisinin 32 dönümlük alanı, şemsiye çamları, selvi ağaçları ve yasemin çiçekleriyle dolu. Aslen zengin bir konyak tüccarının kızına düğün hediyesi olarak inşa edilmiş olan saray, bugün Saint-Tropez Körfezi, Ramatuelle bağları ve Pampelonne plajlarına tepe manzarası sunuyor.
Otelde misafirler için Rolls-Royce koleksiyonu bile bulunuyor. Geniş bir tenis kortu, merkezî büyük bir yüzme havuzu ve kapsamlı bahçeler de tesiste yer alıyor. Suitlerde gecelik fiyatlar 3.000 dolardan 8.000 dolara kadar çıkıyor. Tüm bunlar The White Lotus hayranlarının diziden beklediği kaos, entrika ve skandalların yaşanması için ideal bir sahne sunuyor.
Çekimler nisan sonunda başlayacak ve kasım ayına kadar sürecek. Kaynaklara göre hikaye Cannes Film Festivali ile bağlantılı olabilir. Festival her yıl Mayıs ayında gerçekleşiyor. Çekimler Château de la Messardière ile birlikte Saint-Tropez bölgesindeki diğer mülklerde ve Paris'te de yapılacak.
HBO, resmî sosyal medya hesaplarından dördüncü sezonun kadrosunu paylaştı ve iki kez Oscar adayı olan Helena Bonham Carter'ın başrolde oynayacağını açıkladı. The King's Speech ve The Wings of the Dove filmleriyle Oscar'a aday olmuş olan Carter, Fight Club, Harry Potter serisi, Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street, Alice in Wonderland, Les Misérables ve Enola Holmes gibi filmlerdeki performanslarıyla tanınıyor. Carter'ın The White Lotus evrenine katılması, Jennifer Coolidge ve Parker Posey'nin bıraktığı boşluğu dolduracak nitelikte görünüyor.
Yaratıcılarından olduğu ve aynı zamanda canlandırdığı 'Alan Partridge' karakteriyle yıllardır komedi-hiciv alanında büyük beğeni toplayan Steve Coogan da kadroda yer alıyor. Coogan senarist, yapımcı ve oyuncu kadrolarında yer aldığı iki Oscar adaylığı bulunan kitap uyarlaması Philomena ile de tanınıyor. Chris Messina ise Away We Go, Argo ve Based on a True Story gibi yapımlardaki rolleriyle biliniyor.
Vikings dizisinin yıldızı Alexander Ludwig ve The Goldbergs dizisinden tanınan AJ Michalka da dördüncü sezonda yer alacak. Kadrodaki yeni isimler arasında Avustralyalı aktör Caleb Jonte Edwards ve Marissa Long da bulunuyor. The White Lotus'un dördüncü sezonu, Edwards'ın kariyerindeki üçüncü proje olacak. Daha önce Black Snow dizisinde ve bir kısa filmde rol almıştı.
Üçüncü sezon finalinde hayatta kalan iki önemli karakter var: Jon Gries'in Greg'i ve Natasha Rothwell'in artık zengin olan Belinda'sı. Her ikisi de dördüncü sezonda geri dönebilir. Belinda'nın kendi spa merkezini açıp açmadığı ve yakışıklı oğlu Zion'ın (Nicholas Duvernay) hikayede olup olmayacağı merak konusu.
Dizinin yaratıcısı Mike White yeni sezonu hâlâ yazma aşamasında. Ancak perde arkasında önemli bir değişiklik yaşandı. Dizinin ikonik "ooh-loo-loo-loo" melodisini yaratan ve üç Emmy kazanan besteci Cristóbal Tapia de Veer dördüncü sezonda yer almayacak. Bu ayrılık, dizinin o tüyler ürpertici tema müziğiyle hatırlandığı göz önüne alındığında büyük bir kayıp olacak. Yeni The White Lotus açılış müziğinin nasıl olacağı merak konusu.
Mike White hâlâ yeni sezonu yazıyor ve çekimlerin nisan ile ekim ayları arasında gerçekleşmesi bekleniyor. İkinci ve üçüncü sezonlar arasında iki yıldan fazla bir boşluk olduğu göz önüne alındığında, yeni bölümün en erken 2027 yılında geleceği tahmin ediliyor. HBO'nun programlama yöneticisi Casey Bloys, sonraki sezonun muhtemelen 2027 Emmy döngüsünde yarışacak şekilde yayınlanacağını belirtti.
The White Lotus'un dördüncü sezonu, lüks otellerdeki sınıf çatışmalarını ve gizemli cinayetleri Fransız Rivierası'nın göz kamaştırıcı manzaralarıyla harmanlayarak geri dönüyor. Saint-Tropez'in en prestijli otelinde geçecek bir hafta boyunca misafirler ve çalışanlar arasında gelişecek olaylar, Mike White'ın keskin gözlem yeteneği ve kara mizahıyla izleyicinin karşısına çıkacak.