Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Loafer’ın zamansız maskülenliği ile çizmelerin güçlü silueti tek formda buluşuyor. Moda haftalarında sokak stilinden podyuma uzanan loafer-çizme trendi, gardıroplarda yeni ve kalıcı bir kategori yaratmaya hazırlanıyor.
Modada en heyecan verici anlar genellikle “ya o ya bu” demeyi reddeden tasarımlarla başlıyor. Spor ayakkabının konforu ile babetin zarafetini bir araya getiren sneakerina nasıl kendi kategorisini yarattıysa, şimdi de sahnede başka bir hibrit var: Loafer-çizme. İsmi hâlâ tam olarak oturmadı belki ama tavrı çok net. Bu ayakkabı, iki ruhu tek siluette ustalıkla buluşturuyor.
Bir loafer düşünün; klasik maskülen çizgisi, parlak yüzeyi ve vamp kısmındaki o tanıdık kesimiyle ayağı kavrıyor. Ama bu kez yarı yolda bırakmıyor. Bilekte bitmek yerine yukarı doğru uzuyor, baldırı sarıyor, hatta kimi yorumlarda diz altına kadar çıkıyor. Sonuç? Hem akıllı hem iddialı bir siluet.
Moda haftalarından yansıyan sokak stilinde loafer-çizmeleri görmek sürpriz değil. Üç parçalı takımların altına, keskin omuzlu blazer elbiselerle ya da erkeksi bir pantolonun altına… Kombin ne kadar derli topluysa, loafer-çizme o kadar yerini buluyor. Bu hibrit, stil sahibi bir kadının gardırobundaki boşluğu dolduruyor. Çizme kadar dramatik değil, klasik loafer kadar gündelik de değil. İkisinin ortasında, kararından emin bir yerde duruyor.

Gucci 2025 İlkbahar/Yaz, Fotoğraf: Vogue Runway
Loafer-çizmenin çıkış noktası Gucci. Markanın ikonik horsebit detaylı loafer’ı, yıllardır zamansızlığın sembolü. Şimdi o DNA, bilekten dize uzanan versiyonlarla yeniden yazılıyor. Kalın, dişli tabanlı modeller güçlü bir duruş sunarken; daha sade, diz altına uzanan formlar sofistike bir minimalizm öneriyor.
Prada ise birkaç sezon önce buruşuk deri efektli loafer-çizmeleri podyuma taşıdı. Diz altının birkaç santim altında biten bu modeller, markanın klasik ofis elbisesi fikrini ters yüz eden siluetleriyle birlikte sunuldu. Mükemmel kesimli bir kılıf elbise yerine, kayık yaka tuniklerle eşleşen loafer-çizmeler, yapılandırılmış formu ve cilalı yüzeyiyle görünümü bir anda yukarı taşıdı.
Minimalist estetiğin güçlü temsilcilerinden Jil Sander ise daha ince tabanlı ve çorap formuna yakın bir şaft yapısıyla yorumu yumuşatıyor. Bacağı adeta ikinci bir deri gibi saran bu versiyon, loafer’ın sertliğini daha akışkan bir çizgiyle dengeliyor.

Prada 2025-26 Sonbahar/Kış, Fotoğraf: Vogue Runway
Moda, uzun süredir ara formlara yatırım yapıyor. Mevsim geçişleri belirsiz, ofis kodları esnek, stil kimlikleri daha akışkan. Loafer-çizmeler bu gri alanda parlıyor. Çizme kadar kışlık ama loafer kadar şehirli. Maskülen ama feminen dokunuşlara açık. Klasik ama deneysel kombinlere alan tanıyor. Üstelik bu trend yeni bir kategori olma potansiyeli taşıyor. Çünkü işlevsel. Sabah toplantısından akşam davetine uzanan günlerde, tek ayakkabıyla stilinizi dönüştürebiliyorsunuz.
Takımlarla: Maskülen bir pantolon-ceket takımın altına diz altı bir loafer-çizme, görünümü keskinleştirir.
Mini eteklerle: Bacağı saran bir model, mini boyla güçlü bir kontrast yaratır.
Midi elbiselerle: Elbisenin etek ucuyla çizmenin başlangıç noktası arasında bilinçli bir boşluk bırakmak, silueti daha modern gösterir.
Tek ayakkabıda iki ruh… Ve her ikisi de fazlasıyla kararlı.


