Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Punk hâlâ isyankar ama artık gösterişini sezon podyumlarındaki gücünden alıyor. Neredeyse couture çizgisinde kabul edilebilecek tasarımlar, yepyeni bir perspektifin izinde ilerliyor.
Grace Jones, Madonna ve Vivienne Westwood gibi ikonlar 80’li yıllarda metalik bir ceketle kuralları yıkıyor, deri korseyi sokaktan salona taşıyor, çengelli iğne ve zincir gibi materyalleri gizlemek yerine ayan beyan stile dahil ediyordu. Hepsi, punk estetiğinin yalnızca bir müzik ya da sokak alt kültürü olmadığını; bedenle, kumaşla, tavırla ifade edilen deyim yerindeyse süslü bir tavır olabileceğini göstermek içindi. Bugün, o dönemin enerjisi forma değiştirmiş halde geri dönüyor. 2025-26 Sonbahar/Kış sezonu, başkaldıran bu stili couture terziliğiyle birleştiriyor; gold zımbalı ve çivili etek uçları, vatkaları milimetrik hesaplanmış blazer’ler, parlak deriden takımlar gardıroplara bir bir sızıyor. Yüksek moda dünyası, sıradanlığa meydan okuyan rafine uptown punk trendine kesinlikle kucak açmış durumda.

Fotoğraf: Rokh
Bir süredir feminen duruşu farklı disiplinlerle tasarımlarında birleştiren Altuzarra, deri çan etek ve triko üstlere zımba ekleyerek çarpıcı bir tezatlık yakaladı. Simone Rocha ise palto ve ceketlerin üzerine metalik tokalı kemerler ekleyerek sert öğeleri ustalıkla bir arada kullandı. Bu denkleme suni kürk detaylı üstler ekleyerek punk stilinde desibelini yükseltti. Junya Watanabe, müzisyen Jimi Hendrix ilhamıyla perukvari ceketler ve şekil değiştiren elbiselerle punk enerjisini podyuma taşıdı. Tom Ford’un kreatif direktörü Haider Ackermann, işçiliği merkezine alarak gardırop temellerini punk stiline yaklaştırdı. Nitekim kaliteli bir deri tişört, düşük bel siyah kumaş pantolonla bir araya geldiğinde özgüvenli bir kontrast yakaladı. Paris Moda Haftası'nı etkisi altına alan Vaquera’da neredeyse omuzdan düşecek oversize biker ceket, hacimli bir kruvaze ceketi andıran gri midi boy elbiseyle eşleştirildi. Görünümün asıl kırılma noktası, gotik hissiyatlı dantel başlık ve burjuvazinin simgelerinden biri olan ironik şekilde büyütülmüş inci kolyeydi. Punk’ın alışılmış anti-lüks tavrına karşı lüksü tanımlayan metaforlar kullanılarak ilginç bir moda parodisi yaratıldı.

Fotoğraf: Juna Watanabe
Rotamızı Londra’ya çevirdiğimizde punk etkisi iyice belirginleşti. Tasarımcı Dilara Fındıkoğlu, Venus from Chaos isimli koleksiyonuyla kaostan güzellik yaratabileceğini en güzel şekilde kanıtladı. Defilesini yılan derisi efektli bir korse ceket ve kalem etek takımla açtı; devamında gelen deniz kabukları ve çengelli iğneyle yaratılmış üst, koleksiyonunuzun unutulmaz parçalarından biri oldu. Koleksiyonun dramatik yapısını tamamlayan bu detaylar, uptown punk trendine ideolojik bir katman da ekledi. Referanslar güçlü bir feminenliğin ipleri eline aldığı, güzelliğin kaostan doğduğu alternatif bir evrene aitti.

