30 Eylül 2020

İlk Bakış: Wales Bonner'ın 2021 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu

YAZI: LİAM FREEMAN

DERLEYEN: HAZAL BAYAT

Grace Wales Bonner, Şubat 2020'ye kadar 2021 İlkbahar/Yaz koleksiyonu Essence için Jamaika dans salonu kültürünü derinlemesine araştırdı, ancak araştırmaları bir noktada tıkandı. Karayip adasına planladığı gezide ailesi ve arkadaşlarıyla geçirdiği zaman arasında şans eseri uğradığı Jamaika Ulusal Galerisi, ülkenin müziğini ve müziğin 1970'ler kültürü üzerindeki etkisini keşfetmesini sağladı ve Bonner böylece LVMH Ödülü'nü kazanmak için aradığı orijinal kaynaklara ulaşmış oldu.

Wales Bonner’ın araştırması yalnızca podyuma gönderdiği son kreasyonların gölgesinde kalmıyor, genç tasarımcı bunu kendi başına bağımsız bir çalışma olarak görüyor. Bonner, Fédération de la Haute Couture et de la Mode web sitesinde 28 Eylül'de prömiyerini yaptığı katalog ve filmle birlikte, bu sezonun fikir ve ilhamlarını dijital bir yayında derledi. Jason Evans ve Simon Foxton’ın İngiliz Vogue genel yayın yönetmeni Edward Enninful’un başrolde olduğu fotoğraf serisinden, Michael Smith'in şiirlerine ve orijinal dans salonu sokak tabelalarının resimlerine kadar, çok çeşitli bir içeriği barındıran Reflections on Essence, WalesBonner.net’ten ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Wales Bonner

Wales Bonner, başlangıçta bir erkek giyim tasarımcısı olarak yola çıkmasına rağmen tasarımları tüm cinsiyetler arasında o kadar popüler oldu ki, kadın giyimi bugün koleksiyonlarının yaklaşık yarısını oluşturuyor. Essence, yün giysiyi atletik giyimle birleştiriyor: Yere kadar uzanan elbiseler Jamaika bayrağının siyah, yeşil ve altın sarısı ile işlenmiş; derin pilili pantolon ve eteklerden oluşan iki parçalı spor kıyafetleri ise indigo ve mürdüm rengi denimden kesilmiş.

2021 İlkbahar/Yaz koleksiyonu Essence, İngiltere ve Karayipler arasındaki bağlantıları keşfetme konusunda Lovers Rock'ın (Sonbahar/Kış 2020) kaldığı yerden devam ediyor. Wales Bonner bir üçlemenin ikinci bölümünü oluşturan koleksiyon için bir yerden aniden başka bir yere atlamak yerine sorgulama hattındaki tarzına sadık kalıyor. Sırada ne mi var? 29 yaşındaki tasarımcı ile söz konusu çalışmasından ve sıradaki çalışmalarından bahsettik.

Film, sinema sanatının güzel bir örneği. Salgının ortasında Jamaika'da bir çekim organize etmeyi nasıl başardınız?

Yönetmen Jeano Edwards ile Saint International’ın Kingston'daki modelleri arasında inanılmaz bir sinerji oluştu, ben o sırada uzaktan çalışıyordum. Bu filmin yapımına birçok arkadaşımız dahil oldu; bu bağlantıları kurmak, ilişkilerimiz ve mesajımızı nasıl pekiştirdiğimiz konusunda tutarlı olmak güzel.

İnsanlar film ve kataog ile birlikte yayımladığınız dijital yayında neler bulacak?

Koleksiyonu hikaye anlatımı yoluyla iletmek bana kendimi gerçekten iyi hissettirdi. Yayın, ilham aldığım edebi eserleri; Marlon James, Ishion Hutchinson, Stuart Hall'un yazılarını içeriyor. Ayrıca, Liz Johnson Artur ve birlikte çalıştığım diğer sanatçıların çalışmaları da var.

Koleksiyon üç bölümden oluşuyor: Wardrobe, Jamaica Day ve Evening Procession. Bölümler nasıl farklılaşıyorlar ve ardındaki fikir neydi?

Koleksiyon için genellikle bir Wales Bonner gardırobunda neyin gerekli olduğuna ve her zaman neyin mevcut olması gerektiğine bakıyordum. Gömlek yapımı, retro spor giyim gibi temel unsurları ve bunların hibrit giysiler yaratmak için terzilikle nasıl bütünleştiğini araştırdım.

Jamaica Day'in daha sportif bir havası var. Araştırma yaparken Jamaika ile Britanya arasında hâlâ bir ilişki olduğunu gördüm, çünkü Karayipler'de pek çok insan İngiliz yapımı gömlek ve elbiseler giyiyor. Yani koleksiyonun bu bölümü, İngiliz terziliğiyle ilişki içinde.

Koleksiyonun ipek ve mücevherli düğmeler kullandığımız geceye hitap eden son bölümü, daha zarif bir hisse sahip. Bunun için Etiyopya'nın eski imparatoru Haile Selassie referansımız oldu. Aklımda bir devinim fikri vardı, ama rahat ve kullanışlı; kesinlikle insanların şu an aradıklarına cevap verecek şekilde. Evde çok zaman geçiriyoruz, bu nedenle kişisel lüks ve samimiyet tasarımın önemli bir parçası. Kesimler ve silüetler açısından, her şey vücuttan uzak ve zamansızlığa daha çok vurgu var.

Wales Bonner

Jamaikalı plak yapımcısı Augustus Pablo (1954 - 1999) da önemli bir referanstı. Tasarımları nasıl etkiledi?

Tarz anlayışı kadar müziği de inanılmazdı. İngiliz tarzıyla bir diyalog içindeydi ve benim de ilginç bulduğum bu oldu. Kendisi kesinlikle klasik gömleklerin zahmetsiz görünmesini sağladı.

Bu sezon ilk kez Paris Moda Haftası programında gösteri yapıyorsunuz - Fransa'nın başkentine taşınmanız sizin için önemli bir hamle oldu mu?

Çalışmayı daha geniş bir izleyici kitlesine açmak ilgimi çekti. Koleksiyonu bir film ve yayın aracılığıyla sunmam insanların Wales Bonner dünyasına derinlemesine dalmalarını sağladı. Hep bu çokluk ve işbirliği fikrini düşünüyorum: Belirli bir yerde sabitlenmiş tekil bir bakış açısı değil, ilginç olan akışkanlığa sahip olmak ve farklı alanlarda bulunmak.

Londra Serpentine Galerisi'ndeki A Time For New Dreams serginizden, Manhattan'daki Saint Peter Kilisesi'nde düzenlediğiniz adanmışlık gecesine kadar, her zaman geleneksel moda şov formatının ötesine geçtiniz ve sanat formları arasındaki hiyerarşilere meydan okudunuz. Moda endüstrisinin daha disiplinlerarası olmasını umuyor musunuz?

Koleksiyonlar ve nasıl tanıtıldıklarına daha çok anlam, düşünce ve ilgi yüklendiğini göreceğimizi düşünüyorum. İnsanların koleksiyonları farklı şekillerde keşfetmeleri için birçok alan var ve bu heyecan verici.

Bu koleksiyonun haricinde şu anda üzerinde çalıştığınız başka projeler var mı?

Adidas Originals ile yaptığımız işbirliğini Kasım ayında başlatıyoruz. Ayrıca, web sitemin bir parçası olacak olan Between Critique and Hope adlı ruhani ve eğitici bir dijital platform geliştiriyorum. Siyahi kültür arşivlerini açmak ve siyahi kültürü üzerine yapılan sanatı genişletmek için farklı disiplinlerden insanlarla ve mevcut ortak çalışanlarla diyaloglar oluşturacağım.

 

ETİKETLER: GRACE WALES BONNER , LVMH , PARİS FASHİON WEEK