METROPOL
METROPOL

09 Temmuz 2022

İkonik Chelsea Hotel'e Başka Bir Bakış

YAZI: ILGAZ GÖKIRMAKLI

dreaming walls

Bazen bazı mekanların özel bir yönü olduğunu biliriz. Bulunduğu bölgenin kalbidir, ilham vericidir, pek çok özel ana ev sahipliği yapmıştır. Ve tüm bu özellikleriyle yaşayan bir ilham kaynağıdır. Chelsea Hotel de bu özel yerlerden biriydi. 

Mark Twain, Patti Smith ve Madonna bir dönem burada kaldılar. Leonard Cohen, Janis Joplin ile bu adresin asansöründe tanıştı. Bob Dylan, 211 numaralı odada Sara'yı yazdı. 1960'ların karşı kültürünün simgesi olan Chelsea Hotel, Patti Smith, Janis Joplin ve Warhol's Factory'nin süper yıldızları gibi ünlü sanatçılar ve entelektüeller için bir tür buluşma adresiydi aslında. Ancak binanın 10 yılı aşkın bir süredir lüks bir otele dönüştürülmesi, kiracıları için işleri bir hatli zorlaştırıyor. Zira birçoğu hala iskele ve sürekli inşaatın ortasında yaşıyor. Bir inşaat bölgesinde yaşarken evlerini korumak için savaşıyorlar bile diyebiliriz.

Yapımcılığını Martin Scorsese'nin, yönetmenliğini Amélie van Elmbt ve Maya Duverdier'in üstlendiği Dreaming Walls isimli belgesel de bu yaz sonunda halka açılması planlanan Chelsea Hotel'de neler olup bittiğine yakından bir bakış atıyor. Belgesel, eski New York bohem kültürüne ve büyük (ve pek hoş karşılanmayan) bir dönüşümün eşiğinde olan ünlü Chelsea Oteli'ne odaklanıyor.

ETİKETLER: CHEALSEA HOTEL , DREAMİNG WALLS