01 Ocak 2020

Sabahında Hüsran

YAZI: ZEYNEP AKDOĞAN

hangover

Fotoğraf: Getty Images Turkey, Fuse

Panikle uyanıyorsunuz. Kalbiniz yerinden fırlayacakmış gibi atıyor, telaşla telefona sarılıyorsunuz. İlk etapta Instagram story baştan sona kontrol ediliyor. Gecenin sonlarına doğru paylaşılan fotoğraf ve videolar gerekirse siliniyor. Sıra arama listesi ve Whatsapp kontrolünde. Kayıtlarda bir arama ya da düşünmeden atılmış bir mesaj görünmüyor; ‘delil yoksa, suç da yok’ diyor, bir oh çekiyorsunuz. Geceye dair gözünüzde canlananları var gücünüzle kronolojik sıraya oturtmaya çabalarken, zihninizde bir tilki misali dönüp dolaşan tek soru şu oluyor: “Dün gece bir budalalık yaptım mı acaba?”

Koskoca bir Pazar gününü yorganın altından ‘bir daha içmeyeceğim’ diye suçluluk duygusuyla yakınarak heba ettiren bu olaylar zinciri size de tanıdık geliyorsa, hangxiety sendromunu yaşamış olmanız olası. Şimdi adını koyma vakti.     

Hangxiety, hangover ve anksiyetenin birleşimi. Uzmanlar bu sendromu hangover’la şiddetlenen aşırı stres, pişmanlık, suçluluk ve kaygı bozukluğu olarak tanımlıyor. Henüz tıbbi literatüre geçmemiş olsa da, hangxiety’nin bir tür anksiyete hastalığı olarak resmi statü kazanması an meselesi. Zira, “alcohol anxiety” yazıp Google’da arama yaptığınızda konuya dair 125 milyonu aşkın başlık sıralanıyor; son bilimsel araştırmalar da sendromun oldukça yaygın olduğunu kanıtlıyor.

Alcohol & Alcoholism adlı tıp dergisinin yaptığı anketin sonuçlarına göre, alkol kullananların yarısı mide bulantısı ve baş ağrısı gibi fiziksel rahatsızlıklardan, yarısından fazlası ise endişe, duygu karmaşası, aşırı suçluluk ve pişmanlıktan mustarip. Ulster Üniversitesi’nin İrlanda’da yaptığı araştırma sonuçları da aynı yönde: Hem ruhsal hem fiziksel açıdan sağlıklı olduğu kontroller sonrası tasdiklenen üniversite öğrencileri bile alkol tüketimi sonrası yüksek anksiyete yaşıyor.

Uzman psikolog Emir Erünsal, kaygının “özellikle kontrolsüzlük inancı ve kriz yönetememe yani yetersizlik hissiyle yükselen bir duygu” olduğunu söylüyor ve alkol tüketiminden bir gün sonrasını ele geçiren pişmanlık duygusunun, kaygıyı artırarak suçluluk ve değersizlik hislerini körüklediğini, yüksek anksiyeteyi tetiklediğini belirtiyor. Amerikan Ulusal Alkol Bağımlılığı Enstitüsü (NIAAA) direktörü Dr. George Koob, “Anksiyeteyi vücudun alkolden arınmaya çalışırken geçtiği evrelerden biri olarak değerlendirmek gerek” diyor. “Bu durum hafife alınmamalı. Hangxiety, özellikle anksiyeteye meyilli bünyelerde şiddetli panik ataklara ve hatta depresyona bile sebep olabilir.”

İş bu raddeye varmadan önce, yani siz kokteylinizi keyifle yudumlarken vücudunuzun nasıl bir süreçten geçtiğini hatırlatmakta fayda var. Psikiyatri ve nöroloji uzmanı Dr. Aparna Iyer, “Her şey alkolün özeleştiri yapmamızı sağlayan sinir hücrelerini bloke etmesiyle başlıyor” diyor ve ekliyor: “Alkolle baskılanan stres hormonu kortizol, kandaki alkol seviyesi azaldıkça tekrar devreye giriyor. Öte yandan, böbrek üstü bezleri vücudu toksinden arındırmak için adrenalin salgılıyor. Kan basıncı ve kalp atışlarının yükselmesi anksiyeteyi tetikliyor.”

Alkol kana karıştığında, yani bizdeki tabiriyle çakırkeyif olduğunuzda salgılanan ve ruh halinizin değişmesine sebep olan hormonlardan biri de dopamin. Dr. Iyer, bu reaksiyonun ufak bir ikramiye kazanmakla aynı heyecanı uyandırdığını söylüyor: “Kendinizi bulutların üzerinde hissediyorsunuz ve bu hissi sürdürmek için içmeye devam ediyorsunuz. Sorun şu ki, alkol alımıyla ani olarak salgılanan dopamin yine alkol yüzünden vücut tarafından kısa sürede tüketiliyor. Ve hormonun oranı hızla düşmeye başladığında olumlu ruh haliniz de yerle bir oluyor.”

Bir başka uzman, Indiana Üniversitesi’nden nöropsikolog Dr. David Kareken de alkolle bastırılan hormonların ertesi gün var gücüyle atağa geçeceğini vurguluyor: “Alkol vücudumuzda kaygı ve stres yatıştırıcı GABA inhibitörlerine yapışarak etkilerini ikiye katlıyor. Bir kadeh şarabın sizi rahatlattığını düşünmenizin ardındaki biyolojik sebep bu. Ancak bastırılan hormonlar vücudun dengesini tekrar sağlamak için saldırıya geçtiğinde aşırı strese yol açabiliyor.”

Klinik psikolog ve psikoterapist Deniz Sevinç ise alkolün fizyolojik etkileri kadar, mahcubiyetle sonuçlanan davranışların da hangxiety sendromunda büyük rol oynadığını savunuyor. Alkolün kontrol mekanizmasını zaman zaman devre dışı bıraktığını belirten Sevinç,“Alkolün, sonradan hüzün ve kaygıyla başbaşa kalacağınız eylemleri tetiklemesi olası. Fiziksel sakatlanmalar, ağlama krizleri, düşüncelerinizi hiçbir süzgeçten geçirmeden sosyal medyada anons etmek de bunlara dahil.”

Peki hangxiety sendromunun etkileri nasıl hafifletilebilir? En etkili çözüm elbette daha az alkol tüketmek. Ancak davetlerin sıklaştığı, sosyal ortamlarda alkol alımının arttığı bir dönemde bu yaklaşım size pek de gerçekçi görünmüyorsa, işe kendinize çeşitli limitler koyarak başlayın. Her kadehten sonra bir bardak su içmek veya her kadeh içkiyi bir saate yaymak gibi. İpin ucunu kaçırmadan eve döndüğünüz halde, ertesi gün bir özür dileme dürtüsü ya da kuşkuyla telefona sarılıyorsanız, uzman psikolog Emir Erünsal’a kulak verin: “Bedenin her hareketinin felaket habercisi olmadığını hatırlayın, bekleyin ve dinlenin. Vücudun sıvı kaybının etkileri bir yana, bedeni fazlasıyla dinlemek hem hangover sırasında hem de normal hayat akışında korku ve panik mekanizmasını harekete geçirebilir.”

Muhtemelen anksiyeteniz yüz kızartıcı bir davranışın sonucu değil, alkolün yan etkisi. Açık havada derin nefes egzersizleri ve yürüyüş yapmak kaygınızı hafifletebilir. Erünsal’ın önemli bir hatırlatması daha var: “Zararlı etkilerine ve ertesi gün yaşanan pişmanlıklara rağmen alkol tüketimine neden ihtiyaç duyulduğuna dair saptamalarla da yüzleşmek gerekli. Sorun varsaydığınızdan büyükse yardım almaktan çekinmeyin.”

Bu sendromun fiziksel ve psikolojik sonuçlarını bilmek belki de alkolle olan ilişkinizi gözden geçirmek için iyi bir başlangıç olabilir. Ne de olsa yeni yıl, yeni kararlar, yeni adımlar demek. Hem 2018’in ilk gününü yorgan altından tavana bakarak, bir önceki geceden yarım yamalak hatırlananların kaygısıyla geçirmeyi kim ister ki?..

ETİKETLER: BAKIM , HANGXİETY , SAĞLIK