26 Temmuz 2015

#VogueGurme: Mevsim Güzeli Şeftali

YAZI: CEMRE NARİN

Havaların bir türlü ısınamadığı bu günlerde yazın geldiğini hatırlamak için manav tezgahlarına dizili rengarenk meyvelere bakmak en iyisi. Artık yavaştan yumuşayan yeşil erikler, turuncu pembe şekerpare kayısılar, kesilmiş kıpkırmızı karpuzlar; hepsinin içinde en yazlık meyve ise bana göre şeftali. Belki daha çok yaz aylarında gittiğim Ege’deki sıra sıra şeftali ağaçlarını, havayı saran o tatlı aromayı anımsattığından. Veya anneannem güneşte fazla kaldığımda “yanakların şeftali olmuş” derdi, ondan. Şeftalinin tadı da yemesi de tatlı. Belki şimdi büyüdük diye soyarak, dilimleyerek yeriz ama çocukken oyun arası eve girip doğrudan kabuklarıyla, suları üzerimize akarak yediğimiz o yüzümüzün yarısını kaplayan, kocaman şeftalilerin tadını da kolay kolay unutamayız. Kendimizden geçip içindeki çekirdeğin kıvrımlarının arasını bile kemirirdik; tişörtten aylarca çıkmayan şeftali lekesi de yazın tembelliği, haylazlığı, kuralsızlığının kanıtıydı.

15-07/23/gettyimages-147189895-1437657344.jpg

Fotoğraf: Getty Images Türkiye

Şeftalinin en önemli özelliklerinden biri maksimum lezzet için dalında olgunlaşması gerekmesi. Kolay taşınabilsin diye erken toplanan ve bekletilen şeftalinin kokusundan da tadından da mucize beklemek imkansız. Maalesef gün geçtikçe daha sık rastladığımız bu beklemiş şeftalilerden uzak durmak gerek. Tatsız bir karpuz ya da kışın bulunan domates gibi gerçeğinden çok uzak bir hayal kırıklığı onlar. Ve ne yazık ki doku ve lezzet bakımından bana yazdan ziyade yün hırkamı hatırlatıyorlar. Hani yüzde yüz yün olanlar vardır ya, dışarıdan yumuşacık gibi görünür ama aslında hatır hutur, pek sevimsizlerdir... Yeterince caydırıcı bir benzetme oldu mu? Bu gereksiz tecrübeyi önlemek için izlenebilecek bir kaç ipucu var. Öncelikle sapının olduğu tarafını koklayın; kuvvetli bir şeftali aroması almanız gerek. Sonra elinizle yoklayın; yumuşak mı, tam olmuş mu diye. Olmamışsa boşuna “mutfakta bekletince olur” diye düşünmeyin çünkü elma değil bu. Olgun, yumuşak ama ezilmemiş olmasına dikkat edin. Bu yöntemlere rağmen yine de kazara eve bu şeftalilerden almışsanız değerlendirmenin en iyi yolu çiğ yemektense ızgarada pişirip salatalara katmak olabilir. Şeftaliyi sulu değil de erik kıvamında sert seviyorsanız, o başka.

 

Şeftali, Ahududu, Beze, Fesleğen 

Bu kup tarifindeki sır şeftaliyi kuvvetli tatların olduğu lezzetli bir şurupta bekletmek. Herhangi bir likör ya da tatlı şarap kullanabilirsiniz. Yumuşamış ama komposto dokusunda olmayan, ısırıldığında dişe gelen şeftalinin tatlısını pastane tipi kıtır krokanlı beze ve ekşimtırak ahududu tamamlıyor. Taze fesleğen de ayrı bir sürpriz.

15-07/23/seftali-yulaf-ahududu-1437657745.jpgFotoğraf: Ali Ağaoğlu

İçindekiler:

½ ölçü kabı bal

10 karabiber tanesi

½ limon- kabuğunu şerit soy

1 çimdik tuz

½ vanilya çubuğu- uzunlamasına ikiye kes, çekirdeklerini sıyır

1 ölçü kabı su

4 şeftali- soy ve ince dilimle

1 ölçü kabı taze ahududu

1 çorba kaşığı ahududu likörü

1 büyük boy beze- irice parçala

½ ölçü kabı krema- hafifçe çırp

¼ ölçü kabı file badem- kavur

¼ ölçü kabı fesleğen yaprağı- son dakika irice kıy

Bal, karabiber, limon kabuğu, tuz, vanilya çubuğu ve çekirdekleri su ile 5 dakika kaynat. Şeftali dilimlerini ve ahududuyu bir kasede al, sıcak şurubu ve likörü üzerlerine ekle. Dört saat oda sıcaklığında beklet. Daha fazla saklamak istersen buzdolabına kaldır. Marine olmuş meyveleri servis yapacağın kabın en altına yerleştir. Üzerine beze kırıntılarını ekle, kremayı gezdir. Kavrulmuş badem ve fesleğen ile süsle.

 

ETİKETLER: GURME , GURMEBLOG , ŞEFTALİ