08 Ekim 2018

Moda Haftalarında Hayatta Kalma Sanatı

YAZI: ZEYNEP GÜR

18-10/06/par_9539-1538824895.jpg 

Fotoğraf: Indigital.tv 

Yılın “Moda Haftaları” zamanını yine arkamıza aldık. "Moda Haftaları", adı üstünde tek bir haftadan ibaret değil; hal böyle olunca moda endüstrisindeki herkes, savaşa hazırlanıyormuş gibi hayatta kalma içgüdülerini devreye sokuyor. Editörlerin, modellerin, tasarımcıların ve stilistlerin bir aylık yoğun maratonu sürdürebilmeleri için yanlarından ayırmamamaları gereken acil durum kiti listesi yaşananlar hakkında küçük bir ipucu vermeye yeter: Ardı arkası kesilmeyen kahve molaları, ani bir şarj krizine karşı dimdik ayakta duran "powerbank", uykusuz geçen gecelerin ardından gözaltı morluklarını gizlemesi için dev güneş gözlükleri, topuklu ayakkabıların yedek kulübesinde bekleyen babetler, yarabantları, şemsiyeler, dudak nemlendiricileri ve su, çok fazla su!

Onca editör, model, tasarımcı, organizatör buz dağının görünmeyen kısmında ne yapıyor hiç düşündünüz mü? Moda haftalarının ne kadar sert geçtiğini anlamak için Uber kullanımı istatistiklerine bakmanız yeterli. Sıradan bir freelance’in Moda Haftaları boyunca sadece ulaşım için ayırdığı bütçe 500 dolar... Eğer moda ve sokak stili fotoğrafçısıysanız, bu bütçeye otelleri ve uçak biletlerini de ekleyin. Moda haftaları boyunca editörler 24 saat içinde en az 10 defileye katılıyor; haftasonları da buna dahil. Editörlerin moda haftaları sırasında "Asla yapmayın" listesinde; çok can yaktıkları için yeni alınmış topuklu ayakkabılar giymememek (Eskiler her zaman daha esnektir), vitaminsiz evden dışarı adım atmamak (Hastalık kapıda bekliyor olabilir), toplantıları bir kenara not etmeden geçmemek (O yoğunlukta unutma ihtimali çok yüksek!) gibi maddeler var. Öbür türlü nasıl sağ çıksınlar?

Modellerin sıradan bir "Moda Haftası" günü, sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar çekimlerle, kıyafet provalarıyla ve defile hazırlıklarıyla geçiyor. Etkinlik fotoğrafçılarına gelirsek, aralıksız 12 saat boyunca fotoğraf çektikleri zamanlar oluyor. Geriye kalan 12 saatleriyse o fotoğrafları rötuşlamakla geçiyor.

"Moda Haftaları" kavramını ortaya atan markalardan bahsedelim biraz da. Buradaki en zor iş onların. Defilenin gerçekleşeceği yerin kirasının 100 bin doları bulduğu oluyor. Modellerin saçı makyajı da en az bir kira kadar tuzlu. Stilistlere harcanan bütçe 5 ile 20 bin dolar arası değişiyor. Modellerin uçak biletleri, otelleri 200 bin doları bulabiliyor. Kısacası buradaki en büyük yük markaların sırtında olmalı.   

Uzun lafın kısası, herkesin kendince bir Moda Haftaları kullanım kılavuzu var. Kimisine göre Moda Haftaları'ndan tek parça halinde çıkabilmeniz için kıyafetinize göre ayakkabı değil ayakkabınıza göre kıyafet seçmeniz şart. Kimisi toplantıya geç kalmamak için metroya binmeyi, kimisi de defileden defileye özel şoförüyle gitmeyi tercih ediyor. Herkesin Moda Haftası kendine anlayacağınız! 

Şimdi ufukta 2 Aralık'ta başlayacak olan New York Moda Haftası var; umarız bu bilgileri hayata geçirebilirsiniz!

ETİKETLER: MODA HAFTALARI , NEW YORK MODA HAFTASI