Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın moda haberlerini derledik.
Saint Laurent, Sevgililer Günü’nü kutlamak üzere 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu ile kurgulanan True Romance by Anthony Vaccarello kampanyasını tanıtıyor. Anthony Vaccarello’nun kreatif direktörlüğünde hazırlanan kampanya, modern aşkı vintage lüks ve markanın imza niteliğindeki cesur estetiği üzerinden yeniden yorumluyor. Yüksek yoğunluklu flaşla, sinematik bir dilde çekilen görseller; öngörülemez bir gecenin canlı anılarını çağrıştırıyor.
Doygun renk paleti ve zengin dokularla öne çıkan tasarımlar arasında Mon chéri süet sandaletler ve yastık formunda oversized güneş gözlükleri yer alıyor; hepsi filizlenen bir aşkın yoğunluğunu ve canlılığını yansıtıyor. Sezonun tartışmasız yıldızı ise Amalia çanta. Saint Laurent’ın ikonik tasarım kodlarıyla hobo siluetini yeniden yorumlayan bu parça, hem geniş hobo boyu hem de çok yönlü mini hobo versiyonuyla sunuluyor.

Eternity Baguette Aquamarine
Tiffany & Co., Ocak 2026’da LVMH Watch Week’e ikinci kez katılarak saatçilik alanındaki köklü mirasını ve yeni saat koleksiyonlarını tanıttı. Grup bünyesindeki dokuz seçkin marka ile birlikte yer alan Tiffany & Co., bu özel buluşmada mücevher estetiğinden ilham alan ve yüksek saatçilik anlayışını yansıtan yeni kronograf koleksiyonunu ve üç yeni modelini sundu.
Bunlardan ilki Tiffany Timer’ın çağdaş bir yorumu niteliğini taşıyor. Yalnızca 60 adetle sınırlı olarak üretilen ve platin kasayla sunulan bu yeni koleksiyon, baget kesim pırlantalardan oluşan indeksleri ve özel olarak uyarlanan El Primero kronograf mekanizmasının rotoruna yerleştirilen 18 ayar altın Bird on a Rock detayıyla öne çıkıyor. Eternity Baguette koleksiyonu ise yeni modellerle tamamlanıyor. Koleksiyon, ilk kez baget kesim taşlarla çevrelenen bezel tasarımını ve sınırlı olmayan bir modelde sunulan otomatik mekanizmayı bir araya getiriyor. Saatlerin her birinde, farklı kesimlerde 12 değerli taş saat indekslerini oluşturuyor. Marka, 20. yüzyılın ortalarına damga vuran tasarımcı Jean Schlumberger’in yaratıcı mirasına da saygı duruşunda bulunuyor. Onun ikonik mücevher tasarımlarından ilham alan Sixteen Stone koleksiyonu, 1959 tarihli özgün tasarımın çağdaş bir yorumu olarak öne çıkıyor. Koleksiyonun yeni 36 mm modeli, sedef kadranı ve elmaslarla bezeli, altın haç motifli döner halkasıyla dikkat çekiyor.

Santoni, gün doğumundan hemen önceki o kısa ama büyülü anın ışığından ilham alan Aurora 2026-27 Sonbahar/Kış Erkek koleksiyonu ile zanaat ve estetiği şiirsel bir dengede buluşturuyor. Le Marche’nin kış manzarasından beslenen koleksiyon, yalınlık ile rafine ihtişam arasında modern bir uyum kurarken, ışığın yüzeylerde yarattığı derinliği koleksiyonun ana anlatısına dönüştürüyor.
Koleksiyonun kalbinde, Santoni’nin imzası haline gelen Velatura el boyaması tekniği yer alıyor. Deri üzerine katman katman uygulanan pigmentler, fırça darbeleriyle tonlara derinlik ve canlılık kazandırırken, Edera’nın koyu yeşilinden Aurora’nın yakıcı turuncusuna uzanan renk paleti kış doğasının ışıkla kurduğu ilişkiyi yansıtıyor. Çift tokalı Gentile modelinin zarafet sahibi duruşundan Carlo’nun loafer–bot hibrit siluetine, Didi 24 saat çantasından Easy serisinin hafif ve konfor odaklı tasarımlarına kadar her parça, zanaatin en saf haliyle yorumlanıyor.
Aurora koleksiyonu, Santoni’nin köklü el işçiliğini teknik ustalıkla buluştururken, el dikişi detayları ve ikonik Arancio Santoni tabanıyla markanın zamansız kodlarını geleceğe taşıyor. Milano Erkek Moda Haftası kapsamında hayata geçirilen Bar Aurora deneyimi ise koleksiyonun çok duyulu dünyasını sahneye taşıyor; renk, tat ve hareketin iç içe geçtiği bu performans, Santoni’nin ışık, zanaat ve kalıcı güzelliğe olan bağlılığını güçlü bir anlatıya dönüştürüyor.

Messika, Paris’in efsanevi restoranı Lapérouse için özel olarak tasarladığı yeni My Twin Toi & Moi yüzüğünü tanıttı. 1766 yılından bu yana hizmet veren ve tarih ile romantizmin elmaslarla iç içe geçtiği Lapérouse, Parizyen yaşama sanatının simge adreslerinden biri olarak; kapalı kapılar ardında yaşanan aşk hikayeleriyle anılıyor. Lapérouse’un özel salonlarında dolaşan bir efsaneye göre 19. yüzyılda kadınlar, sevgililerinin hediye ettiği elmasların gerçekliğini test etmek için aynaları elmaslarla çizerdi. Bugün hâlâ görülebilen bu izler, Lapérouse’un kadim geçmişinin ayrılmaz bir parçası olarak öne çıkıyor.
Messika ise Sevgililer Günü için ikonik My Twin tasarımının Lapérouse’a özel yeni bir versiyonunu sunuyor. Pembe altından üretilen yüzükte, biri armut kesim, diğeri zümrüt kesim olmak üzere, karşılıklı konumlandırılmış iki adet 0,60 karat elmas yer alıyor. Modern bir Toi & Moi yorumu sunan tasarım, zıt formların birbirini tamamladığı romantik bir birlikteliği simgeliyor. Elmasların etrafını saran yakut haleler ise aşkın tutkusunu yansıtan çarpıcı bir renk kontrastı yaratıyor. Parça, Messika’nın “zıtlıklar aracılığıyla birlik” vizyonunu güçlü biçimde yansıtıyor. Yüzüğün içine işlenen “Messika x Lapérouse” gravürü ise bu özel işbirliğini altın ve elmasla mühürlüyor.