Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
Louis Vuitton’un yeni kapsül koleksiyonu High Summer, yaz günlerinin eğlenceli, kaygısız ve rahat ruhundan ilham alıyor. Koleksiyon parçaları hafif kumaşları ve zarif yapılarıyla hem günlük görünümlere hem akşam davetlerine uyum sağlayabiliyor. Rafyanın doğal karakteri tropme-l’œil efektleriyle yorumlanırken ince dikişler ve örgü yapılar, konforlu siluetler yaratıyor. Bu konfor, feminen dokunuşlarla yükseliyor ve parçalarda modaevinin imzası Monogram detayları dikkat çekiyor.
Yazın vazgeçilmez giyim parçaları, koleksiyonda yeni bir yüz kazanıyor. Promenade Parisienne eşarplar, şehrin sokaklarını çift taraflı ipek üzerine çizilmiş eskizler gibi tasvir ederken; canlı pembe, mandalina turuncusu ve denim mavisi gibi yaz renkleriyle canlanıyor. Eşarpların yanı sıra sezonun öne çıkan çantaları hafiflerken seçkin zanaatkarlık kendini göstermeye devam ediyor. Şehirlerden ilham alan ve elle işlenen çantalar, yazın yeni yerler keşfetmenin heyecanını taşıyor.

Fotoğraf: @christellekocher
Paris merkezli modaevi Koché’nin kurucusu ve kreatif direktörü Christelle Kocher, özel bir koleksiyon için Levi’s ile bir araya geliyor. 10 görünümlük koleksiyon, Amerikan denim kültürünü güncelleyerek haute couture işçiliğini Fransız zarafetiyle buluşturuyor. Tasarımcı bu kapsül koleksiyonu hazırlarken Amerikan denimini, Fransız haute couture’ünün zanaatkarlığı, hassasiyeti ve duygusuyla yeniden yorumlamak istediğini ve Levi’s’ın ikonik tasarımlarını tüy işçiliği, elde nakış, pliseli drapeler ve heykelsi kumaş uygulamalarıyla dönüştürdüğünü aktarıyor.
Koleksiyonda klasik denim parçalar, yoğun süslemeler ve hacimli formlarla iddialı bir görünüm kazanırken denim kumaş, daha zarif siluetlere uyarlanıyor ve gece giyimine taşınıyor. İşbirliğinin ilk tasarımı Cannes Film Festivali’nde Toni Garrn’ın üzerinde görüldü. Resmi sunumuysa Paris Haute Couture Haftası sırasında Kocher’in atölyesinde yapıldı.

Fotoğraf: Chloé
Chloé’nin 2027 İlkbahar koleksiyonu, 1990’ların nostaljik ruhunu bugüne taşıyor. Stella McCartney’nin modaevinde kreatif direktörlük yaptığı dönemde terzilik danışmanı olarak çalışan Edward Sexton’ın mirası yeniden yorumlanıyor. Chemena Kamali, Sexton’ın özenli terziliği ve feminen tasarım dilini güncel bir yaklaşımla ele alıyor. Çekimlerin odağında yer alan Alexa Chung, koleksiyonun güçlü enerjisini temsil ediyor. Romantik ama spontane, zahmetsiz ama disiplinli parçaların ruhu, Chung’a eşlik eden Jessica Miller, Bruna Souza, Ella Valensi, Tong Tong Chen, Greta Hellborg, Gertrud Rose ve Clementine Murphy aracılığıyla aktarılıyor.
Koleksiyonun terzilik odağı uzun ceketlerde, üç parçalı takımlarda, kruvaze ve tek düğmeli ceketlerde ve yüksek belli pantolonlarda gözlemleniyor. Bağcıklı yelekler, romantik bluzlar, katmanlı balerin etekler, saten slip elbiseler ve pileli etekler de romantik ruhu güçlendiriyor. Parçalarda kullanılan dantel şeritler ve süslemeler modaevi için özel olarak üretiliyor ve her sezon farklılaştırılarak bir marka dili haline geliyor.

Tiffany & Co.’nun ikonik tektaş pırlanta tasarımı Sixteen Stone by Tiffany, yeni nesil için yeniden yorumlanıyor. Jean Schlumberger tarafından ilk defa 1959 yılında bir alyans olarak tanıtılan tasarım, markanın imzalarından biri haline geldi. 16 yuvarlak kesim pırlanta arasına yerleştirilmiş sekiz çapraz dikiş detayıyla etkileyici ve zarif bir görünüme sahip yüzük, yeni kampanyayla birlikte romantik bir aşkın ötesine geçerek kişinin kendisiyle kurduğu bağa, ailesine ve hayatına anlam katan özel anlara odaklanıyor.
Kampanyanın merkezinde Akademi Ödüllü oyuncu Mikey Madison’ın yer aldığı sinematik bir film yer alıyor. Filmde klasikleşmiş “seviyor, sevmiyor” söylemi oyuncunun yüzüğü takıp çıkarmasıyla günümüze uyarlanıyor. Ancak filmin sonunda Madison, “Kendimi seviyorum” diyerek yüzüğün yeni yaklaşımını aktarıyor. Bu samimi anlatımın yanı sıra filmlerde Tiffany & Co.’nun köklü mirası, hassas işçiliği, ustalığı ve yaratıcılık anlayışı da öne çıkarılıyor.

Fotoğraf: @ok__mccausland
Hermès, 25-28 Ocak 2027 tarihleri arasında düzenlenecek Paris Haute Couture Week kapsamında sergileyeceği ilk haute couture defilesine hazırlanıyor. Modaevinde on iki yıldır kadın hazır giyim kreatif direktörlüğü görevini yürüten Nadège Vanhée-Cybulski’nin de ilki olan koleksiyonunun sergileneceği defile için özel bir çalışma yürütülüyor.
Markanın CEO’su Axel Dumas, haute couture evrenine giriş kararlarını “Bizi cezbeden şey zanaatkarlık. Çok yüksek bir kalite standardımız ve olağanüstü deri işçiliğimiz var; bu yüzden neden olmasın diye düşündük.” sözleriyle aktarırken defile için özel bir atölye kurduklarını, yeni terziler ve zanaatkarlar işe aldıklarını açıklamıştı. Koleksiyonu güçlendirmek adına modaevine katılan yeni isimler arasındaysa daha önce Céline’de çalışan tasarımcı Léa Peckre da yer alıyor.
1985 yılında düzenlenen ve dönemin İtalya’sında büyük tartışmalara yol açan Fendi / Karl Lagerfeld 1985. After Steps Through Work sergisi, 41 yıl sonra bugün yeniden kurgulanıyor. Modaevinin kreatif direktörü Maria Grazia Chiuri’nin fikriyle Maria Luisa Frisa küratörlüğünde düzenlenen sergi, Roma Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Galerisi’nde gerçekleşiyor. 25 Ekim’e kadar ziyarete açık olan sergi, Karl Lagerfeld’in modaevindeki dönemine bir saygı duruşunda bulunuyor.
Tasarımcının 2000’e yakın çizimden oluşan arşivinden seçilen yaklaşık 200 eskizin yer aldığı sergide, Karl Lagerfeld’in Fendi evrenine içerden bir bakış sunuluyor. Renkli ve keçeli kalemlerle hazırlanmış bu eskizlerin detaylarında Lagerfeld’in tasarım anlayışı yakından incelenebilirken yanlarında yer alan tamamlanmış kıyafetlerle üretim süreci aktarılıyor. Eskizlerin yanı sıra sergilenen numune panoları, tasarımcının kürk ve deri üzerinde çalıştığı farklı teknikleri, renkleri ve dikiş yöntemlerini yansıtıyor.

