Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
2021 yılından beri kreatif direktörlük görevini yürüttüğü Alaïa’dan ayrılan ve 1 Temmuz’da Versace’de yeni pozisyonuna başlayacak Pieter Mulier’nin Alaïa’daki son koleksiyonu yeni bir kampanyayla tanıtıldı. Hailey Bieber’ın başrolünde olduğu Archetypes2026 koleksiyonu, modaevinin tasarım anlayışını temsil eden bir seçki olarak sunuluyor. Seçkide markanın ikonik tasarımları, imza siluetleri ve yenilikçi vizyonla oluşturulmuş parçalar yer alıyor. Zengin süet dokular, heykelsi örgülerden oluşan trikolar, yeni bir ten dokusu yaratan deri tasarımlar tasarımcının marka için yarattığı son koleksiyonda öne çıkıyor.
Hailey Bieber’ın sade ama otoriter duruşu, bağımsız ve kendine güvenen Alaïa kadınının imajını yansıtırken enerjisi koleksiyona yeniden yön veriyor. Kampanyada süet bir setle öne çıkan Bieber’ı Tyrone Lebon fotoğraflıyor. Lebon’un Londra’daki Grace Mews Galerisinde yapılan çekimlerde mekânın ilk defa bir kampanya çekiminde kullanılması fotoğrafçıyla modaevi arasındaki yaratıcı bağları besliyor. Monokrom estetiğe sahip galeri ve cam mobilyalar, Alaïa’nın tanımıyla “duygusallık ve güçlü bir güzellik anlayışını” yansıtacak şekilde merkezi Hailey Bieber’a ve görünümlere çekiyor.

Fotoğraf: @marksandspencerturkiye
Marks & Spencer, “Her Haliyle Anne. Her Haliyle İkon” söylemiyle Anneler Günü hediye seçkisini özel bir kampanya ile tanıttı. Koleksiyon, Anneler Günü’nde tercih edilecek hediyeleri yalnızca bir katalog olmaktan uzaklaştırarak anlamlı, kişisel ve stil sahibi bir inceliğe dönüştürüyor. Seçkideki tasarımlar zamansızlığı, doğal dokuları ve modern formlarıyla farklı zevklere hitap ediyor. Günün ritminde kendine yer bulan, stili bir ifade biçimi olarak kullanmaya olanak sağlayan parçalar, giyimden dekorasyona geniş bir çeşitliliğe sahip. Tek bir ana hitap eden hediyelerdense özgür bir ifade alanı yaratıyor.
Parçalar arasındaki keten gömlekler, akışkan elbiseler, hafif dokulu bluzlar yaza giriş yaparken dikkat çekiyor. Bu zamansız parçalara eşlik eden şık çantalar, zarif ayakkabılar ve tamamlayıcı aksesuarlar ise stil sahibi annelerin görünümlerini yükseltiyor. Koleksiyon evde geçirilen anlara da özel bir alan açıyor. Yumuşak dokulu pijamalar, zarif sabahlıklar ve özenli iç giyim alternatifleri bu zamanı daha anlamlı kılarken bakım ürünleri ve rafine kokular ritüelleri keyifli hâle getiriyor. Seçkinin çok katmanlı hâli, annelerin kendilerini her an ifade edebilecekleri bir stil sahnesi kuruyor.

Dior’un çok konuşulan kreatif direktörü Jonathan Anderson’un ilk sahil koleksiyonu Dioriviera, renkli tasarımları ve neşeli enerjisiyle yazı karşılıyor. Koleksiyon Cipriani’den Mykonos’a, Bodrum’dan Saint-Tropez’ye kadar birçok resort ve pop-up mağazasıyla tanıtılıyor. Bir deneyim alanına dönen pop-up mağazalar modaevi mirasından ilham alınarak dekore ediliyor. Oyunbaz hazır giyim koleksiyonu, bitki dünyasının güzelliğini kutlayan etkileyici desenler ve Akdeniz ruhunu yansıtan hafiflik hissiyle aydınlık bir yazlık gardırop sunuyor.
Çizgili üstler, maolar ve Dior Médaillon kemerler, bucket şapkalar ve ipek fularlarla birlikte taze bir koleksiyonun öne çıkan parçalarını oluşturuyor. Dior’un imza Oblique motifiyse parçalar arasında seçilebilen ince bir detay. Tasarımcı Jonathan Anderson, ikonik Dior Book Tote çantayı çağdaş siluetini vurgulayan havlu kumaş versiyonuyla yeniden sunuyor. Dior Médaillon ve Dior Woven terlik modelleri organik bir dokunuşla yorumlanırken Dior Chester ayakkabılar, loafer ve tekne versiyonlarıyla öne çıkıyor. Dior Maison parçalarıysa modaevinin doğa ve sanat tutkusundan gelen mirasından ilham alan sofra takımları, aksesuarlar, bahçe mobilyaları ve özel parçalarla “yaşam sanatı” anlayışını yansıtıyor.

Louis Vuitton, Mythica ile yüksek mücevher evreninde yeni bir sayfa açıyor. Modaevinin tarihinde yüksek mücevherler hiçbir zaman sadece değerli taşlar ya da ince işçilik üzerine olmadı. Her zaman önemli olan değerli taşlar aracılığıyla bir sembolik sistem anlatabilmekti. Mythica koleksiyonunun temelindeki fikirse kendini yaratma destanı olarak karşımıza çıkıyor. Bu mit, Louis Vuitton kadınının pasif bir ilham perisi değil, kendi kimliğini yaratan ve hikayesinin başrolünde bir kahraman olduğunu gösteriyor. Zorluklar, aydınlanma ve dönüşümlerle şekillenen ve zaferle sonuçlanan sembolik bir maceraya, bir kimlik edinme öyküsüne odaklanıyor.
Tanıtımı Fas’ta yapılan 110 parçalık koleksiyon, dönüşüm yolculuğunun farklı aşamalarını temsil ediyor. Mücevherlerin dönüşen formunda gözlemlenebilen bu aşamalar, bir hikâyenin parçası oluyor. Louis Vuitton’un LVMonogram kesim elmasları koleksiyonun merkezinde yer alıyor. Bu imza detay, anlatıyı güçlendiren bir unsur olarak kullanılıyor. Her parça kader, amaç, güç, feminen enerji, cesaret, gizem, bilgelik, bolluk ve kimlik oluşturma gibi temaları temsil ediyor.

Kreatif direktör Matthieu Blazy’nin ilk Métiers d’Art defilesi bu yıl New York’taki bir metro istasyonunda gerçekleşti. Modaevinin geçiş dönemi parçalarını sunan Pre-Fall defilesi, bu yıl Roma’da yapılacak. 2 Aralık’ta tanıtılması beklenen koleksiyonuna dair defilenin tam lokasyonu ilerleyen tarihlerde açıklanacak. Matthieu Blazy’nin İtalya’yı tercih etmesiyse modaevinin köklü mirasına bir göndermede bulunuyor.
Blazy’nin açıklamalarına göre, modaevinin İtalya’yla süregelen bağları daha da güçlenecek. Gabrielle Chanel, İtalya’yı ilk defa 1920 yazında keşfetmiş ve sonrasında sık sık ziyaret etmiş. Rönesans resimlerine, antik sanata ve İtalyan sinemasına duyduğu hayranlık burada derinleşirken dostlukları hayal gücünü beslemiş. Bu nedenle markanın mirasında büyük etkileri olan İtalya, birçok defilede destinasyon olarak tercih edildi. Blazy’nin de kişisel olarak güçlü bağlar hissettiği İtalya, bu sefer Roma’da yapılacak defileyle büyük bir ilham kaynağı oluyor.

Fotoğraf: adidas
adidas, 2026 FIFA Dünya Kupası’nın resmi maç topu sağlayıcısı olarak Dünya Kupası heyecanını stadyumlardan sokaklara taşıyan kampanya filmi Backyard Legends’ı resmi YouTube kanalında yayınladı. Timothée Chalamet’nin başrolünde olduğu reklam filminde oyuncuya Lionel Messi, Bad Bunny, Lamine Yamal, Jude Bellingham ve Trinity Rodman eşlik ediyor. Chalamet, yıllardır yenilmeyen bir mahalle takımına karşı mücadele edebilecek bir takım kurmaya çalışıyor.“Kazan ya da eve dön” mantığıyla oynayan takımı henüz kimsenin yenemediği anlatılıyor.
90’lar nostaljisini ve sokak futbolu kültürünü yansıtan reklam filmi, futbolun özgürce oynayan insanlarla tanımlandığını vurguluyor. Mark Molloy tarafından yönetilen proje, CGI efektleriyle birleşerek mahallelerin asıl yıldızların doğduğu yer olduğuna odaklanıyor. Dünya Kupası heyecanı 90’lar ruhuyla birleşerek futbol efsanelerini aynı projede buluşturuyor.

İstanbul’un çok katmanlı kültürü, sanat tarihi ve zanaat geleneği Lot34 İstanbul’un modern tasarım anlayışını besliyor. Geçmişin izleriyle birleşen bu anlayış, markanın çanta tasarımlarının temelinde yatıyor. 2023 yılında kurulan markanın ismi de İstanbul’la ilişkili. “Değerli parçaları” ifade eden “lot” kavramı, şehrin plaka kodu 34’le birleşerek bir kimlik yaratıyor. Markanın kurucusu Burcu Kavakcı, İstanbul sokakları ve Kapalıçarşı’nın zanaatkârlık geleneğiyle bağ kuruyor.
Lot34 İstanbul’un imza parçaları arasında yer alan el yapımı kutu çantalar, İstanbul’un han ve saraylarından ilham alarak isimlendiriliyor. Modern bir zanaatkârlık örneği olan bu çantalar, hızlı tüketime bir tepki olarak zamansızlığı merkeze alıyor. Türkiye’de ve uluslararası platformlarda bulunan parçalar, markanın Alaçatı’da açılan No.34 Concept Store mağazasıyla deneyim alanını genişletiyor.