Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Haftanın öne çıkan moda haberlerini derledik.
Saint Laurent’in yeni 2026 İlkbahar kampanyası Tangerine Temptation, Hailey Bieber’ı kadraja alıyor. Kreatif direktör Anthony Vaccarello, modaevinde geçirdiği onuncu yılında markanın imza terziliğini günümüzün modern siluetleriyle birleştiriyor. Çekimler Kaliforniya’daki minimal bir evde gerçekleştiriliyor ve Nadia Lee Cohen’in fotoğraflarıyla bir film seti havası yaratılıyor. Retro 80’ler havasının hâkim olduğu çekimde Hailey Bieber, güçlü, iddialı, kontrol sahibi bir kadın figürü olarak merkezde yer alıyor.
Hailey Bieber, dört farklı görünüm taşısa da renk bloklu body, kombinasyonların ana odağı. Turkuaz ve lacivert renk blokları, yüksek kesimle 80’ler havasını yoğunlaştırıyor. Sıcak tonlardaki diğer parçalar da nostaljik atmosfere dikkat çekerken iddialı formları ve aksesuarlarıyla kampanyayı sinematik bir anlatıya dönüştürüyor. Anlatının en güçlü yönlerinden biri de Hailey Bieber’ın yalnızca bir model olarak değil, Saint Laurent kadınının gücünü temsil eden bir figür olarak konumlanması.

Oyunculuğuyla olduğu kadar stiliyle de kendinden sıkça bahsettiren Pedro Pascal, Chanel’in yeni marka elçisi olarak duyurulmdu. Şilili oyuncu, kreatif direktör Matthieu Blazy’nin vizyonunu güçlü, zarif, şık ve çok sıcak buluyor. Pascal, tasarımcının markanın geleceğine dair planlarını görmek için heyecanlı olduğunu belirtirken bu ekibin bir parçası olmaktan onur duyduğunu aktarıyor. Modaevinin mirasını korurken modern kalabilme gücünü vurgulayarak bu hikayenin parçası olmaya duyduğu heyecanı belirtiyor.
Pedro Pascal, Matthieu Blazy’nin Chanel için ilk koleksiyonunu tanıttığı 2026 İlkbahar/Yaz defilesine katıldıktan sonra, 98. Akademi Ödülleri kırmızı halısında Chanel giyerken görüntülenmişti. Tasarımcı da en az Pascal kadar heyecanlı olduğunu “Pedro harika bir insan ve olağanüstü bir oyuncu. Nezaketi, yeteneği ve dünyaya bakış açısı hem davetkâr hem de ilham verici. Onu Chanel ailesine katmaktan büyük mutluluk duyuyoruz ve bu yolculuğa birlikte çıkacak olmaktan ben de memnunum.” sözleriyle belirtiyor.

Moncler’in 2026 Yaz koleksiyonu eğlenceli bir çekimle dikkat çekiyor. Jamie Dornan’ın başrolünde olduğu Have a Puffy Summer kampanyasında oyuncu rahat, karizmatik ve oyunbaz bir imaj sergiliyor. Moncler’in puffer imzalı tasarım anlayışı, markanın yaz koleksiyonundan parçalarla uyarlanıyor. Katmanlı giyim anlayışı yaz için hafiflerken pastel tonlar, tropik desenler ve eğlenceli desenler kullanılıyor. Have a Puffy Summer’ın görsellerinde şişme hayvan enstalasyonları yer alıyor. Markanın şişme naylon dilini sürdüren bu hayvan figürleri farklı renklerle neşeli bir hava yaratıyor.
Jamie Dornan kampanya çekimlerinin başrolü olarak dondurma yiyor ve sakız balonu üflüyor. Markanın sınırlarını zorlayan tasarım yaklaşım, yaz aylarının eğlenceli ruhunu yansıtırken hayal gücü yüksek koleksiyona uyum sağlıyor. Dornan, Moncler’in bilindik bir şeyi alıp yaza taşımasını ilginç bulurken sıcaklık ve kabarıklık hissinin hafif ve rahat bir forma dönüştüğünü söylüyor. Bu yaklaşım, Moncler’in imza dokusunu bir oyun alanına dönüştürüyor.

Burberry’nin High Summer kampanyası, İngiliz lido (açık havuz) kültürünü modern zamanın sosyal hayatına uyarlıyor. İngilizler için nostaljik bir anlamı olan lido kültürüne değinen tasarımcı Daniel Lee, güneş çıkar çıkmaz havanın tadını çıkaran insanları ve su kenarında geçirilen bir günü canlandırmak istediğini belirtiyor. Simone Ashley’nin dikkat çektiği kampanyada havuza atlayan, şezlonglarında uzanan ve yazın tadını çıkaran arkadaş grupları odağa alınıyor.
Simone Ashley, çekimlerde Burberry’nin imza ekose deseninden bir bikini veya renkli bikinilerle birleştirilmiş alt parçalar giyerken görünüyor. Ashley, rahat, eğlenceli ve sosyal bir profil yansıtarak enerjiyi belirleyen bir ana karakter rolü üstleniyor. Koleksiyon,2026 High Summer kategorisiyle yazın en sıcak anları için yaratılmış parçaları tanıtıyor. Ashley yalnızca bu parçaları taşımıyor, aynı zamanda yazın hafifliğini, birlikte geçirilen zamanın değerini ve nostaljinin modern yorumunu temsil ediyor.

Ami , mevsim geçişlerine uyumlu, katmanlı kullanıma imkân sağlayan 2026 İlkbahar koleksiyonunu João Neves ile sunuyor. Kreatif direktör Alexandre Mattiussi, şık terzilik ve günlük rahatlığı bir araya getiriyor. Trençkotlar, hafif ceketler, gömlekler rahat ama zarif bir formda buluşuyor. Le Casting, Neves’in sade ve ulaşılabilir enerjisini koleksiyonun diliyle uyumlu bir şekilde yansıtıyor. Neves’in kampanya yüzü olması, Paris Saint-Germain futbolcusu olarak markayla kurduğu doğal bağdan geliyor.
Ami Paris, marka değerleriyle örtüşen oyuncuyla birlikte takım ruhu, alçakgönüllülük, aidiyet ve paylaşım konularını öne çıkarıyor. Klasik bir spor anlatımı yerine Neves’in sanat, müzik, satranç gibi kişisel ilgi alanlarına değiniyor. Kampanyanın oyuncuyu yalnızca bir yüz değil, çok yönlü bir karakter olarak ele alması ulaşılabilir bir anlatım sağlıyor.

Massimo Dutti, yeni Limited Edition koleksiyonunun lansmanını kutlamak üzere Paris’te özel bir pop-up alanı yaratıyor. Bu alan, markanın evrenini rafine, çağdaş ve güçlü bir bakış açısıyla ifade eden bir deneyim sunuyor. 17 Nisan’dan itibaren on gün boyunca açık olacak bu alan, moda, tasarım ve kültürün zahmetsiz bir uyumla bir arada bulunduğu bir şehirde, markanın sakin ve sofistike estetiğinin fiziksel bir yansımasına dönüşüyor.
Keşif odaklı geçici bir destinasyon olarak tasarlanan bu alan, koleksiyonu ürün, atmosfer ve işbirlikleri arasında kurulan ince bir diyalog üzerinden genişletilmiş bir şekilde yorumluyor. Sadece ürünleri sergilemek yerine Massimo Dutti, her bir unsurun Limited Edition konseptini desteklediği ve güçlendirdiği bir ortam yaratıyor: saf çizgiler, değerli materyaller ve yalın bir estetik. Yeni koleksiyonda marka; deri, süet, ipek ve keten gibi en tanınan kodlarını, sade ama kusursuz bir hassasiyetle şekillendirilmiş siluetlerle bir araya getiriyor.

Louis Vuitton’un çok değer verdiği “Seyahat Sanatı” kavramından ilham alan Flight Mode koleksiyonu, zamansız ve sofistike tasarımları öne çıkarıyor. Hazır giyim ürünleri, deri eşyalar, ayakkabılar ve aksesuarlar, günümüzün dünyayı dolaşan gezginlerinin gardırobunu zenginleştirmeye devam ediyor. Hem pratik hem de şık olan çantalar, dinamik bir görünüm sunacak şekilde tasarlanarak ve konfor sunan malzemelerden üretilerek mükemmel bir siluet yaratıyor. Kaliforniya’nın vadilerinde bir geziden yemyeşil bir parkta yürüyüşe ya da masmavi bir lagünün kıyısında bir gezintiye, bu parçalar her destinasyon için ideal.
Flight Mode koleksiyonundaki her parça, belirgin bir macera ruhunu yansıtıyor. Özellikle koleksiyondaki kapüşonlu bomber ceketler, hırkalar, pilot ceketleri ve olağanüstü kalitede deriden üretilmiş yeleklerde bu ruh, çok daha fazla öne çıkıyor. Esnek, damarlı ve parlak yüzeylerden delikli veya kadifemsi yumuşak yüzeylere kadar, çeşitli zarif deri ve kumaş seçenekleriyle sunulan bu parçalar, nötr tonları sayesinde sofistike bir havayı yansıtıyor. Bu el işçiliğiyle üretilmiş giysiler, kaşmir veya saf yünden parçalarla tamamlanıyor ve olağanüstü bir konfor sunuyor.

Mücevher dünyasında son yıllarda yaşanan dönüşüm, klasik tek taş estetiğini geride bırakarak karakteri ve rengi merkeze alan tasarımları öne çıkarıyor. Farklı taşların enerjisini bir araya getiren bu yeni yaklaşım, mücevheri yalnızca tamamlayıcı bir aksesuar olmaktan çıkarıp kişisel stilin güçlü bir ifadesine dönüştürüyor. Markiz Jewelery ise zümrüt, safir ve yakutun pırlantalarla buluştuğu tasarımlarında, bu dönüşümü modern ama zamansız bir çizgide yeniden yorumluyor. Rose gold’un sıcak tonlarıyla dengelenen parçalar; güçlü renk kontrastları ve rafine işçilik detaylarıyla hem gündelik şıklığa hem de özel anlara sofistike bir eşlik sunuyor.
Koleksiyonun dikkat çeken bir diğer yönü ise sembolik formlar üzerinden kurduğu anlatı dili. Göz, nal, çiçek ve yılan gibi figürler, tasarımlara yalnızca estetik bir katman değil aynı zamanda anlam da kazandırıyor; böylece her parça kişisel bir hikâyeye dönüşüyor. Markiz Jewelery kadını ise trendlerin ötesinde, karakteri güçlü ve zamansız parçalara yatırım yapan, seçici ve özgüveni yüksek bir stil anlayışını temsil ediyor. İstanbul Yeniköy’de konumlanan showroom ise bu dünyayı birebir deneyimleme imkânı sunarak, mücevher alışverişini mahremiyet ve kişiselleştirilmiş bir keşif hissiyle buluşturuyor.