18 Nisan 2018

Tasarım Üstü Bir İsyankar: Alexander McQueen

YAZI: İNAN KIRDEMİR

Alexander McQueen

Fotoğraf: İllüstrasyon/R.Song

 

Çocukluğunuzun kahramanlarını masal kitaplarından ziyade moda kitaplarında bulduysanız, modaya en az 2010 yılında aramızdan ayrılan Lee Alexander McQueen kadar tutkuyla bakıyorsunuz demektir. Hoş, McQueen’in hikayesindeki bu ihtiras zaman içerisinde hüzünlü bir vedaya yenik düşse de, gerçekleştirdiği moda devrimleri her devir galip gelecek. McQueen: The Illustrated History of the Fashion Icon kitabındaki illüstrasyonlarla ve Haziran'da yayınlanacak belgeselde anlatıldığı üzere, karanlığın aydınlıkla buluştuğu, imkansızın olasılıklarla kavuştuğu ve niteliğini isyandan alan bir hayattı onunki.

“Sıradan insanların estetiksiz bulduğu şeylerde bile güzellik görebiliyorum. Kusur içeren her şey güzeldir.” McQueen’in sıra dışı bediiyatını anlamak için 70’ler ve 80’lerin Doğu Londra’sına ışınlanmak gerekir. O dönem sokaklarda yaratıcılıktan çok öfke ve şiddet barınırdı. Şehrin hoyratlığı, gri ve solgun bir atmosfer resmeder; hayal gücü geniş olmayanlar bu kareden ilham alamazlardı. McQueen’in “Her şeye rağmen dürüst bir yerdi. Sahiciydik” dediği Stratford, ona hem dramatik bir göz, hem de emsalsiz bir tasarım gücü bahşetti. Birçok insan paslanmış tren rayları ve telefon direkleri arasında mekik dokuyan heybetli kuşları dahi fark etmezken, o uçma yeteneklerine hayranlık duyduğu kuşlarda kendi hürlüğünü görürdü.

Alexander McQueen

Fotoğraf: İllüstrasyon/R.Song

“Parti tadında defileler sunmayı reddediyorum. Defilemi izleyenlerden ekstrem reaksiyonlar bekliyorum. Kalp krizi geçirsinler, hatta ambulanslar gelsin...”

Henüz Central Saint Martins’de, kariyerini değiştiren yüksek lisans eğitimine başlamamıştı. Seyahat acentasında çalışan ablasına aldırttığı tek yön Milano biletiyle, modanın seyrini değiştiren İtalyan tasarımcı Romeo Gigli’nin yanına gittiğinde 20 yaşındaydı. “Tasarımı yalnızca ondan öğrenmek istiyordum. Kendisine hayatınızda görebileceğiniz en kötü portfolyoyu sundum. Tam görüşmenin olumsuz sonuçlandığını düşünürken, Romeo beni işe aldı.”

McQueen’in tılsımı sadece üstün tasarım yeteneğinden ibaret değildi. Başına buyruk asi ruhu da, herkesi kendi tarafına çeken mıknatısın bir parçasıydı. Tıpkı Gigli gibi, Central Saint Martins Moda Tasarım Yüksek Lisans programının eski direktörü Bobby Hillson ve Vogue editörü Isabella Blow da, ruh ikizim dediği McQueen’in enerjisine kayıtsız kalamamıştı. Hatta isyankar tasarımcıya mentorluk yapıp, en iyi dostu olacak ve McQueen’i bir daha hiç kimse onun kadar iyi anlatamayacaktı. “Kuşların hiç kimseye karşı sorumlulukları yoktur, kanatlarından başka. Hürriyetleri kanat çırpmalarıyla başlar. Lee de tıpkı kuşlar gibi hayallerini özgürlüğe çırpıyor.” 

Alexander McQueen

Fotoğraf: İllüstrasyon/R.Song

21 yaşında Milano’dan Londra’ya geri dönen McQueen, İtalya’da geliştirdiği kesim tekniğiyle Londra’daki tasarımcılardan daha avantajlı olduğunu biliyordu. Amacı, bu bilgisini Central Saint Martins’deki öğrencilerle paylaşmak üzere eğitmenlik yapmaktı. Bobby Hillson, McQueen: The Illustrated History of the Fashion Icon kitabında, Hong Konglu illüstratör R.Song’un çizimleriyle tanıklık ettiğimiz o günlerden şöyle bahseder: “Öğrencilerin kendileriyle yaşıt bir hocayı ciddiye alacağını düşünmüyordum. Yine de imkanlarımı zorlayarak ona yüksek lisans programında kontenjan açtım.”

“Öldüğümde, herkesin 21. yüzyıl modasının benimle başladığını bilmesini isterim.”

Alexander McQueen

Fotoğraf: İllüstrasyon/R.Song

Evdeki tüllerden, yastık kılıflarından ve yorganlardan ablasına kıyafet tasarlayan McQueen, artık kendi tasarım kimliğini oluşturabilecek ve markalaşacaktı. Doğu Londralı bir işçi çocuğunun romantik hayalleri kadar, yaşadığı sert hayatı yansıtan hiddetli gerçekleri de vardı. 1995-96 Sonbahar/Kış Highland Rape isimli koleksiyon bu çarpıcı realitenin en etkili örneği. Moda tarihinin sansasyonel defileleri arasında ilk sıralarda yer alan çalışma, şiddet içerdiği gerekçesiyle eleştirilse de hâlâ güncelliğini korumakta. Günümüzde Hollywood’u bile ayaklandıran cinsel istismara, bundan 23 yıl önce hissi bir ayna tutan McQueen’in asla unutulmamasının bir sebebi de bu: Söylediği sözlerin ve verdiği mesajların, tasarımüstü olması.

McQueen Belgeselinin İlk Fragmanı

Meraklısına not: Smith Street Books ve Rizzoli ortaklığında çıkan McQueen: The Illustrated History of the Fashion Icon, 17 Nisan’da raflarda.

 

ETİKETLER: ALEXANDER MCQUEEN , MCQUEEN: THE ILLUSTRATED HİSTORY OF THE FASHİON ICON , BELGESEL , R.SONG , VOGUE TÜRKİYE NİSAN 2018