17 Nisan 2016

Sınırlı Sayıda Allen Hulsey

RÖPORTAJ: CAN REMZİ ERGEN

Müziğin her geçen gün daha da dijitalleştiği bir zamanda sınırlı sayıdaki ilk solo albümünü yeşil LP formatında yayınlayan Allen Hulsey ile Avrupa turnesi öncesinde ayaküstü konuştuk.

allen hulsey

 

- Kimdir Allen?

Farklı müzikler yapan Türkiye’de yaşayan bir Amerikalı.

- Hayatta en sevdiğin söz nedir?

Af, izinden daha kolay istenir.

- Şu an dünyadaki bütün insanlara bir konuşma yapacak olsan ne derdin?

Dert derdi çeker. Hayat ve çevremizdeki her şey aslında çok güzel. Bunu herkese söylerken kendime de söylüyorum. Konuştuklarımıza dikkat etmemiz lazım. ‘Bunu sevmedim, bu kötü’ derken aslında kötüyü yansıtıyoruz. Kötüyü yaymayalım.

- Yeni albümünden bahseder misin?

Bu albüm aslında bir birikimin sonucu. Bazı parçalar senelerdir vardı, bazıları yeni. Mesela Marigold; birdenbire geldi aklıma. Texas’da bir kiliseye girip oradaki piyanoda yazdım. Marigold bir çiçek aslında, hayatın açılmasını bekliyor, dert dediğimiz büyümemize sebep olan yağmur aslında. ‘Artık bu anda yaşa’ diyor bize. ‘Sarsıntılardan depremlerden korkma, artık özgürsün’.

- Albümü hangi genre’a koymak doğru olur?

Folk ve blues daha çok.

Sence albümün mesajı ne?

Özlem duygusu var bu albümde. Karamsar bir özlem duygusu değil ama. Daha tatlı, güzel bir yüzü hatırlar gibi. Bir şeyi hatırlamak istermiş gibi. Özleyip 'onu' düşünmek istiyorsun.

- Neden plak bir albüm?

Çünkü daha fiziksel, basılı bir kitabı okumak elektroniğini okumaktan daha farklı. Aslında şu an buradayız, bir evde, bir odada. Bu fiziksellik diğer yandan bize rahatlık da sağlıyor.

 allen hulsey

 Fotoğraf: Muhsin Akgün

 

ETİKETLER: ALLEN HULSEY , MÜZİK , ALBÜM , BLUES