27 Ağustos 2016

İbiza'daki Gizli Cenneti

YAZI: ÁLVARO FERNÁNDEZ-ESPINA

FOTOĞRAF: LUIS RIDAO

Inguna Butane

Suda, havada, toprakta bir şey var. Açıklaması güç bir duygu, fakat adaya ayak basar basmaz, insanın hisleri harekete geçiyor. Kutsal ve sihirli bir tezahür gibi, deyim yerindeyse insanı kendine mıknatıs gibi çekiyor, ziyaretçiyi çok candan ve derin bir yönüyle buluşturuyor. İbiza Akdeniz tacının mücevherlerinden biri, efsanevi bir masal, belki de bu nedenle çift karakterli, Serrat’ın dediği gibi “karanlık ve derin bir ruh”. Carpe diem’in hayattaki yegane ve hakiki yaşam felsefesi olarak kabul edildiği bu yeryüzü cenneti seneler boyunca uluslararası jet setin oyun bahçesi oldu. Öte yandan içinde (hem düz anlamıyla hem de mecazen) vahşi doğasından gelen mistik bir yön, pagan bir maneviyat da barındırıyor.

Inguna Butane

1986’da Letonya’da doğan model Inguna Butane de on yıl önceki ilk İbiza çıkarmasında bu güçlü enerji akımını hissetti. “Beni sarıp sarmalayan nemi, kokuyu, meltemi hissetmemle birlikte, ilk görüşte âşık olduğuma emindim.” Bu ilk görüşte aşk o kadar kuvvetliydi ki top model eşi Eric ve iki çocuğuyla birlikte temelli adaya yerleşmeye karar verdi. Sa Talaia’daki Sant Josep yakınlarında “dağ içinde kaybolmuş, ormanın gizlediği” bir çiftlikteki evinin kapılarını, bu son derece İbiza’ya has Payesa kültürüyle mükemmel uyum içindeki sade hayatından nasıl keyif aldığını anlatmak üzere Vogue’a açtı. “Benim için doğanın bağrında yaşamaktan ötesi yok” diye itiraf ediyor. “Toprakla aramda çok güçlü bir bağ var, tıpkı köklerime dönmüş gibiyim. Küçükken ailemle köyde yaşıyordum, şimdi de çocuklarımı büyütmenin başka bir yolu olmadığını düşünüyorum.”

Inguna Butane

Onun yüzü, binyılın başında uluslararası podyumlarda boy gösteren en karizmatik yüzlerden biriydi, Dolce&Gabbana, Bottega Veneta gibi markaların reklam kampanyalarının yüzüydü. Bugün kabul edeceği işleri, özellikle de yayınları büyük bir titizlikle seçiyor, önceliği her zaman ailesi. “Bugün onlar benim için her şeyden önce geliyor, Velver ve Eden’in büyüdüklerini görmek, onlara annemle babamın bana aşıladığı değerleri, doğaya saygı duymayı öğretmek istiyorum.” Çocuklarla birlikte kumsalda uzun ve zevkli yürüyüşlere çıkıyor, dal, taş, midye kabukları toplayıp kulübeler yapıyorlar.

Inguna Butane

“Hayvanlara bayılıyorlar. Eve sürekli kuşları, kertenkeleleri getirip beslemek istiyorlar.” Düz çizgiler ve beyaz badanalı duvarlarla zıtlık içindeki ham kayrak taşı ve ahşabın hâkim olduğu bu evde vücut bulan ve yaşam tarzını eve bütünüyle nüfuz ettiren, ekolojiye sevdalı bir ruh. “Adanın çevresine ve doğal yapısına saygı göstermek kişisel bir seçimdi. Biz sade ve mütevazı şeyleri seviyoruz. Bir de suya neredeyse hiç ihtiyaç duymadan, yabani sayılabilecek tarzda büyüyecek bitkilerle dolu bir bahçeye sahip olmak hoşumuza gidiyor. En sevdiğim köşelerden biri de devasa bir çam ağacının etrafına kurduğumuz ahşap platform. Orası bana çok iyi titreşimler veriyor, bu nedenle geçen Şubat ayında otuzuncu yaşımı orada kutlamaya karar verdim.”

Inguna Butane

Inguna iç mimarlık mezunu, bu da evine köşe bucak demeden kişiliğini yansıtmasını sağlamış. “Evde bulunan her mobilya, her bir nesne tarihimizin mahsulü. Birçoğunu Troc İbiza’dan, Santa Gertrudis’deki çok enteresan bir eskici dükkanından buldum; diğerlerinden pek çoğu da çıktığımız seyahatlerden topladıklarımız” diye anlatıyor. Fakat dünyanın hangi köşesinde olursa olsun, bu eve her dönüşünde kendini huzura ermiş hissediyor, Cala Mastella’nın turkuvaz sularında yüzmenin, Ses Salines Tabiat Parkının kumsallarında çıplak ayakla yürümenin ya da Es Vedrà adasının karşısında günbatımını izlemenin verdiği iç huzurla doluyor: “Burası muazzam bir yer, sadece izlemek bile bana o kadar huzur ve poziti ik veriyor ki, kendimi güçlenmiş hissediyorum.”

ETİKETLER: INGUNA BUTANE , VOGUELİVİNG , DEKORASYON , SEYAHAT , VOGUE LİVİNG