05 Ağustos 2018

Harrison Ford ile Aynı Filmde Oynamak!

YAZI: DENİZ BULUTSUZ

18-08/03/luke-dyson-img_0396-1533298273.jpg

Fotoğraf : Luke Dyson

Geçtiğimiz ay Londra’ya bilet alırken en büyük motivasyonum, 1982 yılında Ridley Scott tarafından çekilmiş Blade Runner (Bıçak Sırtı) filminin içine girecek olmamdı, üstelik sadece internet üzerinden bir bilet alarak…

New York Film Akademisi mezunu Fabien Riggall’in “İçinde bulunduğumuz dijital kültür, dinleme, hissetme ve dokunma yetilerimizin kaybolmasına yol açıyor” serzenişiyle başlayan bir maceranın ürünü Secret Cinema. 2007 yılından beri düzenlenen, benim gibi binlerce insanı kendisine hayran bırakan, vizyoner bir etkinlik bu. Riggall, sisteme başkaldırısını, film aşkını ve prodüksiyon deneyimini birleştirerek ortaya koymuş. En sevdiği filmleri, terk edilmiş mekanlarda yaşanan kültürel deneyimlerin bir parçasına dönüştürmüş ve buna “gizli dünyalar” adını vermiş.

18-08/03/image.jpg

Fotoğraf : Camilla Greenwell & Laura Little  

Secret Cinema – Blade Runner biletimi alırken, önce etkinlik günü bürüneceğim kimliğimi oluşturmak üzere filmin 1982 versiyonundan esinlenerek hazırlanmış bir dizi soruya cevap veriyorum. Ardından bana özel olarak hazırlanan ve içerisinde mesleğim, doğum tarihim ve kimlik numaram dahil tüm detayların yazılı olduğu bir belge ediniyorum. Bu belgeyle birlikte yanımda getirmem gerekenler; bir yağmurluk, bir şemsiye, deniz gözlükleri, bir küçük parmak yüzüğü ve zarlar…

Etkinlik akşamı, katılımcılar olarak doğru yerde olduğumuzu anlamak hiç zor olmuyor çünkü etrafımızda tül şapkaları, şeffaf yağmurlukları, kocaman deniz gözlükleri ve metalik makyajlarıyla yüzlerce insan var. Eşyalarımızı kilitli dolaplara bırakıyor, yanımıza sadece kredi kartı ve “sözde” kimliklerimizi alıp alana giriyoruz. İçeride bizi şaşırtıcı derecede gerçekçi Blade Runner seti karşılıyor. İki katlı mekanın ortasında filmde de olduğu gibi devamlı yağan bir yağmur (yağmurluk ve şemsiye talimatları şimdi anlamlı geliyor), etrafında Çin Mahallesi’nin bire bir aynısı dükkanlar, üst katında ise polis departmanı var. 

18-08/03/luke-dyson-img_0450.jpg

Fotoğraf : Luke Dyson

“360 derece deneyim” tanımını yeniden yapan Secret Cinema’nın başarısının ardında, kendilerini hikaye anlatıcısı, hayalperest ve kültürel girişimci olarak tanımlayan kalabalık bir ekip, aylarca süren prodüksiyon çalışması ve vizyon var. 2007’den bu yana Geleceğe Dönüş, Yıldız Savaşları, Ölü Ozanlar Derneği gibi kült filmlerin içine binlerce insanı dahil eden Secret Cinema, Ağustos ayında uslanmaz romantikler ve edebiyat aşıklarını çok mutlu ederek Romeo & Juliet filminin kapılarını açacak. Bu deneyimin size 16. yüzyıl İtalya’sında bir aşk hikayesi yaşatırken bir köşeden Leonardo DiCaprio çıkabilir gibi hissettireceğine eminim.

 

ETİKETLER: SİNEMA