17 Haziran 2018

Cebimdeki Danışman: Threads Styling

YAZI: ZEYNEP AKDOĞAN

Zaman ve mekan kavramlarını hiçe sayan bir alışveriş deneyimi düşünün. Sözlüğünde “tükendi” kelimesine yer olmayan, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışının zirvesinde ve 7/24 parmaklarınızın ucunda. Teknolojiden beslenen yeni nesil alışveriş konsepti Threads Styling’i, kurucusu Sophie Hill’den dinledik.

18-06/11/sophie_hill_4.jpg

Podyumlarda veya dergi sayfalarında görüp çok beğendiğiniz o parça için mağazaları arşınlamanıza, interneti sayfa sayfa taramanıza gerek olmadığı bir alışveriş deneyimi sunuyor Threads Styling. Lüks modaya her an, her yerde yakın durmak isteyenlere yepyeni bir stil danışmanlığı veriyorlar. “Cebinizde bir influencer taşımak gibi” diyor Sophie Hill. “İlham vermekle kalmayıp, kişisel alışverişinizi de yapan ve dünyanın neresinde olursanız olun, zahmetsizce kapınıza kadar ulaştıran bir servis. Tek yapmanız gereken Instagram, Snapchat, Whatsapp veya Wechat üzerinden bize mesaj göndermek.”

Hill, teknolojiyi iş modelinin odak noktasına yerleştirmiş olsa da, insan faktörünü asla yabana atmıyor. Müşterileriyle kurduğu sinerji, onun için son derece önemli. Chat platformları sayesinde dünyanın her yerinden müşterileriyle durmaksızın iletişimde. Onlara hem özgün stillerine hitap eden hem de trendlerden esinlenen yaratıcı görünümler sunuyor. Müşteri memnuniyeti konusunda da hayli iddialı: “Tek bir parça için gerekirse dünya çapında araştırma yapıyoruz. Stok sıkıntımız olmadığından yerine getiremeyeceğimiz istek, aşamayacağımız engel yok.”

18-06/11/1_threads.jpg

Threads Styling’in podyumlardan ilham alan stil anlayışının farkı, Instagram’da paylaştıkları karelerden yansıyor. Couture ve günlük parçalar, beklenmedik aksesuarlarla yan yana kullanılarak görünümlere deneysel bir tavır veriliyor.

Kurulduğu 2009 yılından bu yana, yaklaşık 30 milyon pound’luk satış yapmayı başarmış; servisini Kuzey Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Ortadoğu’ya genişletmiş; Instagram takipçi sayısı ise 215 binin üzerinde. Threads Styling’in neden bu denli popüler olduğunu anlamak pek de zor değil. Zira, ardındaki ekibin her üyesi, hizmet ettiği milenyum jenerasyonuyla aynı dili konuşan, dünyayı yakından takip eden birer moda tutkunu. 

Konseptin çıkış noktasını anlatırken, uluslararası tecrübesini de sık sık dile getiriyor. “2000’li yılların başlarında eşimle Beijing’de yaşarken, lüks bir konsept yaratma hayaliyle yola çıktım” diye giriyor söze. “Ancak zamanla bu dev hayalin yerini daha belirleyici sorular aldı: Lüks sektördeki boşlukları nasıl doldurabiliriz? Dinamik bir yaşam tarzı olan insanların hayatını nasıl kolaylaştırırız? Zamanımızın çoğunu harcadığımız iletişim platformlarını nasıl faydalı birer araca çeviririz? İşin püf noktası, bunları lüks alışveriş deneyiminden ödün vermeden başarabilmekti. Nihayet uzun ve zorlu bir araştırma sürecinin sonunda kendimi Threads Styling’in başında buldum.”

Kendi işinin sahibi olmak sıkı bir disiplin gerektiriyor elbette. Peki, teknolojiye dayalı, 7/24 servis veren bir iş modelinden hem ziksel hem de ruhsal anlamda uzaklaşmak mümkün mü? Hill’e göre, iş ve özel hayatı arasında denge kurmanın en etkili formülü spor yapmak. “76 yaşında olmasına rağmen hâlâ gün aşırı koşan babamdan öğrendiğim bir tüyodur bu. Koşmak, yorgunluk, karamsarlık ve kararsızlığa ilaç gibi geliyor.” İş hayatında karşılaştığı zor ve karmaşık soruların cevabını koşarken bulduğunu söyleyen girişimcinin durmaya niyeti de yok anlaşılan. Zira, sırada ne var, diye sorduğumda bir çırpıda cevap veriyor: “Yepyeni bir dönemin eşiğindeyiz! Öncelikle marka arşivini genişletip kişiye özel içerikler yaratacağız. Hemen ardındansa kusursuz bir alışveriş deneyimi sunmak için ödeme de dahil her şeyi chat üzerinden gerçekleştirebileceğimiz bir altyapı geliştireceğiz.”

ETİKETLER: SOPHİE HİLL , THREADS STYLİNG , TEKNOLOJİ , ALIŞVERİŞ , UYGULAMA