06 Haziran 2019

Ayşe Ertung ile Bir Başka İstanbul

EDİTÖR: ZEYNEP SEREN İLKAN

FOTOĞRAF: OSMAN ÖZEL

MODA EDİTÖRÜ: AYDAN SIVACI

DERLEYEN: İREM TANMAN

Şehirde sürekli aynı yerlere gitmekten, aynı restoranlarda yemekten, aynı mekanlarda eğlenmekten sıkıldınız mı? Bu ay sizi bambaşka bir İstanbul'a davet ediyoruz. Ayşe Ertung'la şehrin bohem duraklarını keşfedebilirsiniz.

ayşe ertung

"İstanbul’un birçok semtinde yaşadım. Her birinde bir diğerinden tamamen farklı ama aynı derecede sıcak ve samimi bir mahalle duygusu vardı. Nerede oturursam hep oralı hissettirdi bu beni. Bence İstanbul’a dair en özel şeylerden biri bu, mahalle duygusu."

 

 

İstanbul’un yazı mı, kışı mı?

Sonbaharı.


Gündüzü mü, gecesi mi?
İkisinin de tadı ayrı ama birini seçmem gerekiyorsa gecesi.


Avrupa yakası mı, Anadolu yakası mı?
Avrupa yakası.

İstanbul’da en çok vakit geçirdiğin semt neresi?
Topağacı’ndan çıkmadan on gün geçirmişliğim var!


Uzun bir aradan sonra şehre döndüğünde ilk nereye gidersin?
Uzun bir aradan sonra İstanbul’a döndüysem yapacağım ilk şey kız arkadaşlarımla buluşup güzel bir kahvaltı etmek olur. Genellikle Pera’daki Aheste’yi tercih ederiz.


“Kaçış noktam” dediğin gizli bir mabedin var mı?
Yürümeyi çok severim. Özellikle de bir şeylerden kaçmak istediğimde saatlerce yürürüm. Bunun için çizdiğim rotaysa önceden bellidir. Nişantaşı’ndan Taksim’e, oradan Sıraselviler üzerinden Cihangir’e, ardından Çukurcuma’ya yürür, sonunda Galatasaray’dan İstiklal Caddesi’ne bağlanır ve kendimi çoğu zaman kafamı toplamış bir şekilde Taksim Teşvikiye dolmuşlarında bulurum.

Defalarca gitsen bile her defasında etkilendiğin yer neresi?
Büyükada ve Burgazada sanırım. Şehre bu kadar yakın olup da zamana yenik düşmeyen yerler buralar.


İstanbul’da en iyi yemeği nerede yersin?
Çocukluğumdan beri annem ve babamla gittiğim Asmalı Cavit, Yakup ve Cankurtaran’daki Balıkçı Sabahattin; arkadaşlarımla hem öğle hem akşam yemeğine gittiğim Karaköy Lokantası, Yeni Lokanta ve Cihangir’deki Demeti; yeni yeni gitmeye başladığım Kurtuluş’taki Madam Despina.

"İstanbul deyince aklıma ilk gelen şey çeşitlilik. Her alanda, her gün karşımıza çıkan kültürel bir çeşitlilikten bahsediyorum. Caz konserine giderken arabesk çalan bir taksiye binmek veya at arabasıyla kiraz satan amcanın yanından son model bir arabanın geçmesi gibi. Bence İstanbul’un büyüsü, bütün bu kontrastların bir araya gelerek bir cazibe yaratıyor oluşu."


En güzel kokteylleri nerede içersin?

Arnavutköy’deki Kavanoz ve Topağacı’ndaki Efendi’de.


İstanbul’daki mükemmel hafta sonun nasıl geçer? Nerede başlar, nerede biter?
Gece hayatını seven biriyim. O yüzden hafta sonu benim için biraz da gece hayatı demek. Beyoğlu’nda güzel bir yemeğin ardından Alex’in Yeri’nde birkaç kokteyl veya Kadıköy’deki Basta’da hızlıca bir şeyler yedikten sonra Bina’da birkaç bira içmek benim için harika programlar.

Vogue Türkiye okuyucularına bir mekan tavsiye eder misin?

Kurtuluş’taki Marika’yı kafa dinlemek, güzel bir kahvaltı yapmak ve kitap okumak için tavsiye edebilirim.

ETİKETLER: AYŞE ERTUNG , İSTANBUL , ŞEHRE DÖNÜŞ , FAVORİ DURAKLAR , PETRA TOPAĞACI , YENİ LOKANTA , FERİYE ANTİKA PAZARI